Belvedere Sarayı – (Giriş Ücreti, Ulaşım, Hakkında Bilgiler)

Kuşkusuz Viyana‘nın en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Belvedere Sarayı, Aşağı Belvedere ve Yukarı Belvedere olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Avusturya’nın en önemli sanat koleksiyonlarının büyük bir bölümüne ev sahipliği yapan bu tarihi yapı, hem tarih hem de sanatseverlere hitap eden şehirdeki en popüler cazibe merkezlerinden.

Daha çok Egon Schiele ve Gustav Klimt’in ünlü tabloları ile ilgi gören saray, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Her yıl 1 milyondan fazla turistin ziyaret ettiği Belvedere, Viyana’da mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılardan.

Başlangıçta İmparatorluk Şehri dışındaki üzüm bağlarında yer alan ve barok bir bahçeyle birbirine bağlanan iki farklı saray binası, Prens Eugene için bir yazlık olarak inşa edilmiş. 1717-1723 yılları arasında inşa edilmiş olan ‘Yukarı Belvedere’, bir tepenin üzerinde yükselir ve Viyana’nın muhteşem manzarasını sunar. Geniş, hafif eğimli parkın alt ucunda da 1714-1716 yılları arasında inşa edilmiş olan ‘Aşağı Belvedere’ yer alıyor.

Belvedere Sarayı Bölümleri

Saray kompleksi, Yukarı Belvedere, Aşağı Belvedere, Kışlık Saray, Limonluk, Saray Ahırları, Belvedere Bahçesi ve Sanat Galerileri gibi bölümlere ayrılıyor. Her bir bölümü dilerseniz tek bir giriş biletiyle görebiliyorsunuz.

Turlarla da ziyaret edebileceğiniz bu saray kompleksi için en azından 2-3 saatinizi ayırmanızda da yarar var.

Yukarı Belvedere Sarayı

Yukarı Belvedere – kaynak ; flickr.com/kurt-bauschardt

Saray kompleksinin en dikkat çeken sanat eserlerine ev sahipliği yapan Yukarı Belvedere, başlı başına bir sanat eseri olarak kabul ediliyor. Muhteşem mimarisi ve süslemeleriyle dikkat çeken bu binada, dünya lideri koleksiyonları arasında sayılan ”Klimt Resimleri”, Orta Çağ başyapıtları, Barok, Neoklasizm ve Romantizm / Biedermeier eserleri, Gerçekçilik / Empresyonizm ve iki savaş arası dönem eserleri görülebiliyor.

1717-1723 yılları arasında inşa edilmiş olan Yukarı Belvedere, Avusturya sanat tarihindeki en büyük eserlerden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Mermer Salon, Barok Saray Şapeli, Büyük Merdiven ve giriş bölümü Sala Terrana bu binanın öne çıkan bölümleri arasında. 

Yukarı Belvedere, aynı zamanda Viyana Biedermeier koleksiyonuna da sahip. Ferdinand Georg Waldmüller’in çok sayıda resmi, geniş bir Barok sanat koleksiyonu, olağanüstü Orta Çağ sanat eserleri ve 19. ve 20. yüzyıllardan önemli eserler bu binada görülebiliyor. 

Sala Terrana, Yukarı Belvedere’nin en dikkat çeken salonu. Bahçe ile giriş holünü birleştiriyor.

Kaynak ; flickr.com/chuca-cimas

-Büyük Merdiven’den sarayın ana katına çıkılıyor. Burada Büyük İskender’in Darius karşısındaki zaferini gösteren alçı kabartmaları görebilirsiniz. 

Carlone Salonu, tavan freskleriyle dikkat çekiyor. Bu salon adını ünlü gezgin ressam ”Carlo Innocenzo Carlone”den almış. 

-Klimt koleksiyonun en ilgi gören eserlerinden biri olan ”The Kiss (Öpücük)” adlı resim de bu binada sergileniyor.

Mermer Salon, Yukarı Belvedere’nin merdivenlerden çıktıktan sonra ilk göreceğiniz odadır. Bu salon, sarayın en görkemli odası olarak bilinir ve turistlerin en fazla zaman geçirdiği yerlerden. Salonda, Şöminelerin üzerinde, Ignaz Heinitz von Heinzenthal’ın hayvan resimleri görülebilir. 

Yukarı Belvedere – kaynak ; flickr.com/vernaccia

Mermer Salonun tavanı ise 1721 yılında Carlo Innocenzo Carlone tarafından boyanmış eşsiz bir freske sahip. Ayrıca bu salon 1955’te ”Avusturya Devlet Antlaşması”nın imzalandığı yer olması bakımından tarihsel bir öneme sahip. 

Yukarı Belvedere, ayrıca saray kompleksinin müze bölümüne ev sahipliği yapıyor. Bu müzede çok çeşitli sanat ve heykel koleksiyonunu görebileceğiniz gibi, Van Gogh, Monet, Max Beckmann, Gustav Klimt gibi dünyaca ünlü sanatçılara ait birbirinden değerli eserleri de görebiliyorsunuz. 

Aşağı Belvedere Sarayı

Aşağı Belvedere – kaynak ; flickr.com/dennis-jarvis

Prens Eugene’in ikametgah yeri olarak tasarlanmış olan Aşağı Belvedere, en az Yukarı Belvedere kadar güzel ve etkileyici bir mimariye sahip. İki katlı bir mermer salonunun yanı sıra, asırlık heykellerin sergilendiği bir mermer galeriye de sahip. 

1712 ile 1716 yılları arasında inşa edilmiş olan Aşağı Belvedere, Johann Bernhard Fischer von Erlach ve Johann Lucas von Hildebrandt tarafından tasarlanmış. Yukarı Belvedere sergileme yeri olarak kullanılırken, Aşağı Belvedere bir yerleşim sarayı olarak kullanılıyor. 

2007 yılında yapılan restorasyon çalışmalarının ardından orijinaline en yakın şekilde onarılmış ve burada geçici sergiler için bir salon oluşturulmuş. 

-Aşağı Belvedere’nin Mermer Salonu, duvarlardaki zafer takıları ve savaş kupalarıyla dikkat çekiyor. Apollo’nun hayatından sahneleri gösteren oval şekilli alçı madalyonlar da bu salonda görülebiliyor.

Groteskler Salonu‘nun tavanı Jonas Drentwett tarafından Four Seasons ve Four Elements adı verilen resimlerle süslenmiş. 

Mermer Galerisi, antik çağlardan kalma barok heykelleri sergilemek amacıyla kurulmuş.

Aşağı Belvedere – kaynak ; flickr.com/dennis-jarvis

-Bir zamanlar prensin atlarına ev sahipliği yapan Saray Ahırları‘nda yer alan koleksiyon, Romanesk bir haçtan Geç Gotik panel resimlerine ve heykellerine kadar uzanan ve hatta Rönesans’ın biçimlerini ortaya çıkaran bir sunak parçası içeren yaklaşık 150 eserden oluşuyor. Friedrich Pacher gibi önde gelen ustaların ve çoğu isimsiz ressam ve heykeltıraşların eserleri de var. Saray Ahırlarında, düzenli olarak tek bir nesneye veya topluluğa odaklanan ve müzenin temel koruma ve araştırma rolleri etrafında dönen çalışma sergileri de düzenleniyor.

-Aşağı Belvedere’nin en dikkat çeken bölümlerinden biri de, bir zamanlar nalbant demirhanesine ev sahipliği yapan, Saray Ahırlarına bitişik olan ”Spitzhof” adı verilen bölümdür. 

Limonluk ; Bir zamanlar ısıtılabilen bir kış bahçesi olan limonluk, 2007’de mimar Susanne Zottl tarafından bir sergi alanına dönüştürülmüş. 

Belvedere 21 ; Bir heykel bahçesi dahil olmak üzere, daha modern eserler ve koleksiyonları, arazinin güney ucunda yer alan Belvedere 21 bölümünde görebiliyorsunuz. Uluslararası bağlamda 20. ve 21. yüzyıllardan Avusturya sanatına odaklanan bu bölüm, hem sanat tarihi hem de sanatsal araştırmaların yeri olarak hizmet veriyor. 

Belvedere 21 adı verilen bu bina aslen 1958 Brüksel Dünya Fuarı için Avusturya Pavyonu olarak Karl Schwanzer tarafından tasarlanmış. 1962 yılında ”20. yüzyıl sanat müzesi” olarak açılmış ve 2001 yılına kadar Viyana Modern Sanat Müzesi tarafından bir sergi mekanı olarak kullanılmış. Belvedere Sarayı’na transfer edildikten sonra Schwanzer’in öğrencisi Viyanalı mimar Adolf Krischanitz tarafından yeniden modellenmiş ve Kasım 2011’de bir çağdaş sanat müzesi olan ”21 Haus” (Belvedere 21) olarak ziyarete açılmış.

Bu ikonik bina, geçici sergiler ve koleksiyonun sunumlarının yanı sıra, Blickle Kino sineması, 21er Raum, Heykel Bahçesi ve Salon für Kunstbuch adı verilen bölümlere ev sahipliği yapıyor.

Belvedere Sarayı Bahçesi

Saray bahçesi – kaynak ; flickr.com/emily-allen

Belvedere’nin bahçesi Avrupa’nın Fransız tarzındaki en önemli tarihi bahçelerinden biri olarak kabul ediliyor. Geç barok bahçe tasarımının en güzel örneklerinden biri olan bahçe bölümü de, en az Yukarı ve Aşağı Belvedere kadar ilgi görüyor. 

Bahçelerde bulunan havuzlar heykellerle süslü. Ayrıca bu bahçe bölümü iki sarayı birbirine bağlıyor. Yukarı Belvedere’nin hemen önündeki terastan, sarayı bahçesinin ve Viyana ormanının eşsiz manzarasını da görebiliyorsunuz.

Belvedere Sarayı Tarihi

Kaynak ; flickr.com/emily-allen

Belvedere Sarayları, Orta Avrupa’nın en büyük Barok mimarlarından Johann Lucas von Hildebrandt tarafından tasarlanmış. 

İki saray, Yukarı ve Aşağı Belvedere ve geniş bahçeleriyle eşsiz bir görünüme sahip olan genel kompleks, dünyanın en çarpıcı Barok mimari topluluklarından biri olarak kabul ediliyor. 18. yüzyılda Avusturyalı general Savoy Prensi Eugene, ünlü Barok mimar Johann Lukas von Hildebrandt’ı bir yazlık konut inşa etmesi için görevlendirdi. Prens Eugene’nin ölümünden sonra, İmparatoriçe Maria Theresa tüm kompleksi satın aldı ve Yukarı Belvedere’yi imparatorluk koleksiyonları için bir sergi alanına dönüştürdü – bu da onu dünyadaki ilk kamu müzelerinden biri haline getirdi.

  • 1712 ; Aşağı Belvedere inşasına başlanmış.
  • 1717 ; Yukarı Belvedere inşası başlıyor.
  • 1718 ; Barok parktaki kapsamlı çalışmalar tamamlandı.
  • 1719 ; Prens Eugene, Mermer Salon’daki illüzyonist mimari tablo için İtalyan freskçi Gaetano Fanti’yi görevlendirdi. Ayrıca Türk büyükelçisi İbrahim Paşa Yukarı Belvedere’de kabul edilmiş.
  • 1720 ; Rokoko tarzının öncülerinden Carlo Carlone, Yukarı Belvedere’nin Mermer Salonu’ndaki tavan freskini boyamakla görevlendirildi.
  • 1723 ; Yukarı Belvedere inşası tamamlandı.
  • 1732 ; Sala Terrena adı verilen giriş bölümü, yapısal stabilitesini iyileştirmek için Hildebrandt tarafından günümüzdeki haline yeniden modellendi.
  • 1752 ; Maria Theresa, Belvedere mülklerini satın aldı.
  • 1781 ; Yukarı Belvedere’deki Resim Galerisi açılır. Dolayısıyla dünyanın ilk halk müzelerinden biri haline gelir.
  • 1903 ; Modern Galeri, Aşağı Belvedere’de bir devlet müzesi ve imparatorluk koleksiyonlarının karşılığı olarak açılır. Kuruluşunun amacı, Avusturya sanatını uluslararası bir bağlamda sunmaktır.
  • 1908 ; Gustav Klimt’in Art Nouveau ikonu Öpücük (The Kiss), İmparatorluk Kültür ve Modern Galeri Eğitim Bakanlığı tarafından satın alınır.
  • 1912 ; Modern Galeri, Orta Çağ’dan günümüze Avusturya sanatının bir kesitini sergileyen Avusturya Devlet Galerisi’ne dönüştürüldü. 
  • 1918 ; Avusturya Galerisi hem Yukarı hem de Aşağı Belvedere’yi içerecek şekilde genişletildi.
  • 1945 ; II.Dünya Savaşı sırasında saraylar ağır hasar gördü. Bomba saldırıları Yukarı Belvedere’deki Mermer Salon ve Aşağı Belvedere’deki Groteskler Salonu’nun bazı kısımlarını yok etti. 1945’ten itibaren Belvedere sarayları yeniden yapılanma ve yenileme çalışmalarına tabi tutulur.
  • 1953 ; Onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından Yukarı Belvedere’deki müze faaliyetleri Avusturya Galerisi olarak devam etmeye başlar.
  • 1955 ; 15 Mayıs’ta Yukarı Belvedere’de Avusturya Devlet Anlaşması imzalanır: “Avusturya özgürdür!”
  • 1992 ; İki saray kapsamlı bir tadilattan geçiyor ve koleksiyonlar yeniden yapılandırılıyor.
  • 2002 ; Karl Schwanzer tarafından 1958 Dünya Sergisi için Brüksel’de yapılmış olan ”Belvedere 21”, Avusturya Galerisi’ne entegre edildi.
  • 2007 ; Kış Sarayı ek bir sergi alanı olarak eklendi. Limonlukta Beyaz Küp Kurulumu yapıldı. 

Klimt koleksiyonun The Kiss (Öpücük) adlı ünlü resmi – kaynak ; flickr.com/chuca-cimas

Belvedere Sarayı Giriş Ücreti

Sarayın her bölümü için farklı giriş ücreti ödemeniz veya kombineli olan biletlerden almanız gerekiyor. 

Yukarı Belvedere giriş ücreti 2020 yılı itibariyle, tam 16£, 65 yaş üstü ve 26 yaş altındaki öğrenciler için 13.50£, 19 yaşından küçük çocuklar ve gençler için de ücretsiz.

Aşağı Belvedere restorasyon nedeniyle 2021 yılının haziran ayına kadar kapalı.

Belvedere 21 giriş ücreti ; Tam bilet 9£, 65 yaşta üstü ve öğrenciler için 7£, 19 yaşından küçükler için de giriş ücretsiz. 

Ayrıca Yukarı ve Aşağı Belvedere Saraylarını kapsayan kombineli bilet de var. Bu biletler ise 24£’dur.

Belvedere Sarayı
Kaynak ; flickr.com/topol

Belvedere Sarayı Ziyaret Saatleri 

Yukarı Belvedere ; haftanın her günü 10:00-18:00 saatleri arasında, 

Aşağı Belvedere; haftanın her günü 10:00-18:00 saatleri arasında, bazı günler (genellikle cuma günleri) kapanış saati 21:00’dır.

Belvedere 21 ; Pazartesi günleri kapalı olan sarayın bu bölümünü de haftanın her günü 11:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edebiliyorsunuz. Perşembe ve pazar günleri kapanış saati 21:00’dır. 

Belvedere Sarayı Nerede ve Nasıl Gidilir ? 

Saray kompleksi Viyana’nın üçüncü bölgesinde, şehir merkezine çok da uzak olmayan bir yerde bulunuyor.

Şehirdeki turistik noktaların büyük bir bölümünden farklı bir yerde bulunuyor olsa da, birçok cazibe merkezinden saray kompleksine yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. 

Saray kompleksine en kolay tramvaylarla gidebilirsiniz. Yukarı Belvedere girişinin hemen yanındaki Schloss Belvedere İstasyonu’na ulaşmak için ”D” nolu tramvaya binebilirsiniz.

Saraya metro ile (U-bahn treni olarak bilinir) ulaşmak isterseniz de, U1 hattına binerek Süditroler Platz-Hauptbahnhof istasyonunda inmeniz gerekiyor. Ancak bu istasyon, sarayın girişine 15 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu yüzden, Viyana’nın eski şehir bölgesi yakınlarındaysanız, tramvaya binmenizde yarar var.

Belvedere Saray Kompleksi Yakınında Nerede Kalınır ? 

Sarayın bulunduğu bölge, ”District III” (Üçüncü Bölge) olarak bilinir ve şehirdeki en popüler konaklama bölgelerinden biri. Burada, şehir merkezine nazaran çok daha ekonomik fiyatlı oteller bulabilirsiniz. Ayrıca bu bölgeden eski şehir merkezine, yani şehrin kalbinin attığı yere 20-25 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz. Bölgedeki en popüler ve en ideal otellerden bazıları ise ; 

JOYN Vienna 

Belvedere Sarayı
JOYN Vienna

Apart otel konseptinde hizmet veren bu tesis, uygun fiyatlı ve geniş odalarıyla ilgi görüyor. Yüksek konuk değerlendirme puanına sahip otelin muhteşem konumu sayesinde de Viyana gezilecek yerler listesindeki önemli noktalara da yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. 

Hotel Daniel Vienna – 4 yıldız

Belvedere Sarayı
Hotel Daniel Vienna

Belvedere Sarayı’na 6 dakika yürüme mesafesinde olan bu tesis, Viyana’daki diğer turistik cazibe merkezlerine de yakın bir konumda bulunuyor. Ayrıca şehrin tam merkezine bu otelden yürüyerek 25-30 dakika içinde ulaşabiliyorsunuz. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

error: Content is protected !!