Brüksel’de Gezilecek Yerler & 2 Günlük Haritalı Gezi Rotası

Avrupa’nın popüler gezi duraklarından biri olan, bakmaya doyamayacağınız güzellikteki mimari yapılarıyla sevilen güzel şehir Brüksel, çoğu zaman günübirlik geziler ile keşfedilmeye çalışan bir şehir olsa da, en azından 2 günlük bir süreyi hakediyor. AB’nin başkenti olmasıyla tanıdığımız, çoğu turistin ‘ruhsuz’ bir şehir olarak yaftaladığı şehir Brüksel, aynı zamanda biranın, çikolatanın ve waffle’ın da başkenti. Eğlenceli ve dinamik gece hayatıyla da sevilen Brüksel’de yapılacak birçok şey bulabileceğiniz gibi, gezilecek birbirinden güzel tarihi yapıları da bulabiliyorsunuz…

Şehir genellikle iş odaklı görünmekle birlikte, aynı zamanda gelişen bir gece hayatına ve her yaştan misafirleri ağırlayan kültürel ve tarihi cazibe merkezlerinin zengin bir manzarasına ev sahipliği yapıyor.

Canlı ve çok yönlü yanıyla tanınan Brüksel, Avrupa’nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri. Art Nouveau ve Art Deco tarzında yapılar, işeyen heykeller, parklar ve tepeleriyle öne çıkan bu renkli ve dinamik şehirde her zevke ve yaşa hitap eden cazibe merkezleri bulunuyor.

Her yaştan turistin severek gezeceği bu şehir için 2 günlük bir gezi planı yeterli olsa da, Brüksel gezilecek yerler arasında öne çıkan popüler çekim merkezlerini dolu dolu 1 günde de keşfedebilirsiniz…

 

Brüksel’de Gezilecek Yerler

Brüksel de gezilecek yerler haritası
Haritayı google maps‘te görmek için tıklayın

BRÜKSEL’DE GEZİP GÖRÜLECEK YERLERE GEÇMEDEN ÖNCE POPÜLER KONAKLAMA BÖLGELERİNE DE KISACA GÖZ ATALIM ;

  • Brüksel’de Konaklama ; Brüksel’de turistik yerlere kısa bir yürüyüş mesafesinde olmak için de Grand Place adı verilen şehrin ana meydanına yakın olduğunuzdan emin olun. Bu meydandan şehir gezinize başlayabilir, önemli cazibe merkezlerine kısa bir yürüyüşten sonra ulaşabilirsininiz. Tam meydanın çevresindeki oteller biraz pahalı olsa da, meydana 5-10 dakika yürüme mesafesindeki oteller, şehrin kalbine yakın olmak için yeterli oluyor. Grand Place adlı meydana 10 dakikadan daha kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan otellere göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Otel önerisi olarak da ; 3 yıldızlı easyHotel Brussels City Centre veya biraz daha lüks bir konaklama deneyimi için de 4 yıldızlı NH Collection Brussels adlı tesise göz atabilirsiniz.
  • Brüksel Şehir Turları ; Brüksel’de en popüler tur, ”Ücretsiz yürüyüş turları”dır. Fakat 10-15 TL gibi bir rezervasyon ücreti alıyorlar. Yani tam olarak ücretsiz değil. Fakat 10-15 TL gibi ucuz bir fiyata güzel rehberli bir tur ile Brüksel’i keşfedebilirsiniz. Turistik yapılara ve müzelere giriş bilet fiyatlarına ve şehirdeki diğer turlara göz atmak için de GetYourGuide.com.tr adlı siteyi ziyaret edebilirsiniz.

1.Grand Place

Grand Place
Grand Place

Grote Markt olarak da bilinen Grand Place, Brüksel’in en ünlü meydanı ve şehrin kalbinin attığı yer olarak biliniyor.

Brüksel gezinize başlayabileceğiniz en güzel yerlerden biri olan bu meydan, şehirdeki önemli cazibe merkezlerinin büyük bir bölümüne kısa bir yürüme mesafesinde bulunuyor.

Lonca evleriyle dolu olan bu meydandaki en önemli yapı ise, Brüksel Belediye Binası. Ayrıca bu lonca evlerinin hemen altında, şehrin önde gelen popüler restoranlarından, kafelerinden ve barlarından bazılarını bulabiliyorsunuz. Burası, hem yeme içme için hem de şehir gezinize mola vermek için en güzel yerlerden biri (Buradaki mekanların, şehrin en pahalıları olduğunu da unutmayın).

Güzel bir kahve veya Belçika birası için uğrayabileceğiniz bu meydan, ayrıca şehrin en fotojenik yerlerinden biri.. Birbirinden eski tarihi yapılar ile çevrili olan meydanın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olduğunu hatırlatmakta da yarar var.

NOT : Her iki yılda bir bu meydanda, çiçek halısı için tuval oluşturulur. Bir nevi festival gibi. Ancak bu zamanda Brüksel’i ziyaret ediyorsanız, her şeyin fiyatının 2 katı olabileceğini de unutmayın.

2.Belçika Çizgi Roman Merkezi

Belçika Çizgi Roman Merkezi – kaynak ; flickr / michael sauers

Belgian Comic Strip Center olarak da bilinen Belçika’nın bu ünlü Çizgi Roman Merkezi’ne girdiğinizde ilk göreceğiniz şey ”Tintin’in Hedef Ay” macerasındaki roketin büyük bir modeli oluyor. Bu maket roketi gördükten sonra, merkezde sizi bekleyen şeyi de tahmin edebiliyorsunuz.

Burası, çoğu zaman çocuklu aileler için tavsiye edilen bir yer olsa da, kesinlikle her yaştan turistin severek gezebileceği, kısa bir süreliğine de olsa çocukluğunuza dönebileceğiniz yerlerden biri.

Tintin kesinlikle merkezin kahramanı. Fakat merkezde, Snowy ve Kaptan Haddock, Lucky Luke, Şirinler dahil olmak üzere ünlü Belçikalı çizgi romanın diğer karakterlerini de görebileceksiniz.

Müzenin koleksiyonu ise, şu anda Peyo Sergisinde sergilenmekte olan 100 adet şirin çizim de dahil olmak üzere 7 bin orijinal plaka ve çizimden oluşuyor.

Biraz nostalji yapmak veya çocukluğunuza kısa bir süreliğine dönmek istiyorsanız veya çocuklarınız ile Brüksel’i ziyaret ediyorsanız, mutlaka Belçika Çizgi Roman Merkezi’ni görün derim.

3.Marolles Flea Market (Bit Pazarı)

Marolles Flea Market (Bit Pazarı)
Marolles Flea Market (Bit Pazarı)

Brüksel’in ünlü bit pazarı, Marolles Flea Market olarak bilinir ve turistler arasında Brüksel’de görülecek en güzel yerlerden biri.

Özellikle hafta sonları aşırı yoğun turist trafiğine sahip olan bu bit pazarında, mobilya, süslü abajurlar, takılar, her boyutta, renkte ve şekilde gözlük gibi aklınıza gelebilecek birçok ikinci el ürünü bulabiliyorsunuz. Tabii fiyatlar turistlere göre biraz daha farklı olduğundan dolayı, pazarlık yapmak da şart.

Marolles, Brüksel’in geleneksel işçi sınıfı bölgesi olarak biliniyor ve şehirdeki en uygun fiyatlı yerlerden biri. Bu pazarı ziyaret ettikten sonra, Antik ve önemsiz dükkanlar, barlar ve restoranların eklektik bir karışımına sahip olan caddelere de göz atmayı unutmayın.

Burası 365 gün açık. Yani şehri ne zaman ziyaret ederseniz edin, buraya küçük birkaç hediyelik eşya almak için uğrayabilirsiniz. Özellikle eski sanat eserlerine veya koleksiyonculuğa merakınız varsa, burada bulabileceğiniz ürünleri başka şehirlerde bulamayabileceğinizi de unutmayın.

Bu bit pazarını ziyaret etmek için en iyi zamanın sabahın erken saatleri (7-8) olduğu söylenir. Çünkü sabahlar biraz daha sakin olur ve eşyaların çoğunu ilk gören siz olursunuz. Fakat sabah saatlerinde pazarlığın da sınırlı olabileceğini unutmayın.

Bunun yanında, Brüksel’deki en uygun fiyatlı restoranların bazılarını da bu bölgede bulabilirsiniz.

4.Bois de la Cambre

Bois de la Cambre
Bois de la Cambre

Sadece Brüksel’in değil, Belçika’nın da en iyi parklarından biri olan Bois de la Cambre, hem yerel halkın hem de turistlerin favori gezi duraklarından.

Brüksel’in genişleyen manzarası ilk olarak sizi sanayi tarafındaymış gibi hissettirse de, aslında şehir Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden biri.

Şehir merkezinden biraz uzakta huzurlu bir yerde bulunan bu ünlü parka gitmek için de 71 veya 81 nolu otobüse binip, Flagey‘e gitmeniz yeterli. Buradan kısa bir yürüyüş ile parka ulaşabiliyorsunuz. Yol boyunca birbirinden güzel Art Nouveau kaplı sokaklardan geçeceksiniz. Bu binaların mimarisi de ilgini çekecektir.

Bu parkta yapılacak birbirinden güzel turistik şeyleri de bulabilirsiniz. İster manzaranın ve temiz havanın keyfini çıkarabilir, ister gölette kürekli bir tekne ile romantik bir geziye çıkabilir, isterseniz de eşsiz fotoğraf kareleri yakalamak için parkın sık ağaçlarla çevrili bölümlerini dolaşabilirsiniz.

5.Atomium

Atomium
Atomium

Brüksel’in en sıra dışı yapılarından biri olan Atomium, 1958 Dünya Fuarı için inşa edilmiş. Heysel Yaylası’nda bulunan, bir müze olarak faaliyet gösteren bu yapının üstündeki heykel aslında 165 milyar katına büyütülmüş bir demir kristalinin moleküler bileşimi.

Bir demet çubuk üzerinde dengelenen dokuz çelik topu garip bir anıt gibi görünse de, bir anıttan çok daha fazlası. Brüksel’de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında olan Atomium’un bulunduğu park alanı da görülmeye değer. Burada oturabileceğiniz gölgelik alanları ve bankları da bulabiliyorsunuz.

Atomium’da yapabileceğiniz en güzel şeylerden biri de 360 derecelik şehir manzarasını seyretmek. Bunun yanında, kalıcı sergiye göz atmayı ve hediyelik eşya dükkanından bir şeyler almayı da unutmayın.

6.Kraliyet Saint-Hubert Galerileri

Kraliyet Saint-Hubert Galerileri
Kraliyet Saint-Hubert Galerileri

Brüksel’in ilk kapalı alışveriş merkezi olarak bilinen Kraliyet Saint-Hubert Galerileri, üst düzey mağazalar, tiyatrolar, kafeler ve çeşitli benzersiz butiklerle kaplı süslü ve güzel dekorasyona sahip bir bina.

Brüksel’de alışveriş için ilk tavsiye edilen yerlerden biri olsa da, burası daha çok üst düzey markalara ev sahipliği yaptığından dolayı, aradığınız bütçede ürünleri bulmak pek de kolay olmuyor. Alışveriş için olmasa bile, bu merkezin muhteşem mimarisini ve dekorasyonunu görmek için ziyaret edebilirsiniz.

1846-1847 yılları arasında Jean-Pierre Cluysenaer tarafından tasarlanan ve inşa edilen bu bina, Kralın Galerisi, Kraliçe’nin Galerisi ve Prensler Galerisi olmak üzere 3 bölüme ayrılıyor. Bu yüzden de ”Saint-Hubert Galerileri” deniliyor.

Bu galeri, şimdi UNESCO Dünya Mirası ”Geçici Listesi”ne dahil edilmiş.

7.Mini Avrupa

Mini Avrupa
Mini Avrupa

Atomium’a oldukça yakın bir konumda bulunan Mini Avrupa, Brüksel’de gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz en farklı noktalardan. Burası, Avrupa şehirlerinin ve anıtlarının minyatürlerini bulabileceğiniz büyük bir park.

Tüm parkı gezmek biraz zaman alıyor olsa da, önemli birkaç yapıyı görerek gezinizi tamamlayabilirsiniz.

NOT : Mini Avrupa her yıl yenilemeler ve diğer çalışmalar için ocak-mart ayları arasında kapalı. Yılın diğer zamanlarında burayı her gün ziyaret edebilirsiniz.

Yılın belirli dönemlerinde etkinliklere ve festivallere de ev sahipliği yapan Mini Avrupa’yı ziyaret etmeden önce, gideceğiniz tarihteki etkinlik takvimine de mutlaka göz atın derim.

8.Müzik Enstrümanları Müzesi

Brüksel Gezi Rehberi Blog
Müzik Enstrümanları Müzesi – kaynak ; flickr / kotomi_

Brüksel’in en farklı müzelerinden biri olan Müzik Enstrümanları Müzesi, dünyanın müzik tarihini keşfedebileceğiniz en güzel yerlerden. 6 binden fazla müzik üreticisine ev sahipliği yapan müzenin bulunduğu bina da gösterişli mimarisiyle dikkat çekiyor.

Müzenin bulunduğu bina, mimari bakımdan da görülmeye değer ve şehrin en çok fotoğraflanan yerlerinden biri.

Kendi konser salonu, özel kütüphanesi, müze dükkanı ve tarihi müzik aletlerini restore etmek ve korumak için atölyesi bulunan bu müze, Brüksel Kraliyet Mahallesi’nde oldukça merkezi bir konumda bulunuyor.

Hoş bir çatı terasına ev sahipliği yapan müze, içerisindeki değerli koleksiyonların yanı sıra, binanın mimarisi ve çatı terası ile de turistlerin ilgisini çekiyor. Bu çatı terasından şehrin güzel bir manzarasını da seyredebilirsiniz.

9.İşeyen Heykelleri Görün – Manneken Pis

Manneken Pis
Manneken Pis

Brüksel’de işeyen heykel çok.

Şehirdeki birçok garip sanat enstalasyonundan en ünlüsü ise, bu işeyen heykellerdir. Şehrin birçok yerinde görebileceğiniz bu heykeller, Manneken Pis, Jeanneke Pis ve Zinneke Pis olarak bilinir.

Bu işeyen heykeller arasında şüphesiz en ünlüsü küçük bir çocuğun işemesinin betimlendiği ”Manneken Pis”tir. Sırf bu heykeli görmek için Brüksel’i ziyaret eden turistlerin olduğunu biliyor muydunuz ? biz bilmiyorduk ve öğrenince biraz garipsedik. Aslında çok normalmiş. Ancak işeyen bir heykeli görmek için o kadar yol gelinir mi diye kendi kendimize soramadan da edemedik.

Manneken Pis’in arkasındaki efsane, kime sorduğunuza göre değişiyor. Popüler bir hikaye, küçük bir çocuğun bir cadının kapısında rahatlamasıdır. Bir diğer popüler hikaye ise Brüksel’in ölümüyle karşılaşmasını engelleyen küçük bir çocuğun hikayesi. Anlayacağınızın bu heykel hakkında çok fazla hikaye ve söylenti bulunuyor. Hangisinin doğru olabileceğini kimse bilmediği için siz de takılmayın derim 🙂

Manneken Pis hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz de, Brüksel Şehir Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

10.Notre Dame Du Sablon

Notre Dame Du Sablon
Notre Dame Du Sablon

Sablon’un Kutsal Hanımefendisi Kilisesi olarak da bilinen Notre Dame Du Sablon, şehirdeki en önemli dini yapılardan biri. Geç gotik bir tarza sahip olan kilise, günümüzde hala ibadet yeri olarak hizmet vermekte ve Brüksel’in en çok ziyaret edilen turistik yapılarından biri.

Karakteristik, zengin ve zarif bir dekorasyona sahip olan kilise, yuvarlak sütunlarla ayrılmış 5 nefden oluşuyor. Tarihi 14. yüzyıla kadar uzanan kilisenin bugünkü haline gelmesindeki en büyük değişiklik ise, 15. yüzyılda yapılan restorasyon olmuş.

Barok tarzında tipik olan beyaz mermerden dekore edilmiş 1690’dan kalma Saint-Maclou Şapeli kilisenin en dikkat çeken bölümlerinden biri. Dış cephe dekorasyonun zenginliği gibi, iç mekanda oldukça süslü ve gösterişli. İç dekorasyon, 17. yüzyılın ortalarındaki Karşı Reformasyondan kalma.

Kiliseye girişler ücretsiz. Bu yüzden 5 dakikalığına da olsa bu görkemli kilisenin içerisine göz atın deriz.

11.Aziz Michael ve Aziz Gudula Katedrali

Aziz Michael ve Aziz Gudula Katedrali
Aziz Michael ve Aziz Gudula Katedrali

Brüksel’in diğer gotik kiliselerinden daha az süslüsü olan Aziz Michael ve Aziz Gudula Katedrali, Fransız yazar Victor Hugo tarafından ”Gotik tarzın en saf çiçeklenmesi” olarak adlandırılmış.

13. yüzyılda inşa edilmiş olan bu katedral, daha çok vitray pencereleri ve gösterişli iç mekan süslemeleriyle ziyaretçileri büyülüyor.

Brüksel Tren İstasyonu‘nun kuzeydoğusunda bulunan Aziz Michael ve Aziz Gudula Katedrali, haftanın her günü ziyaretçiye açık ve yapının ana bölümlerini ücretsiz olarak görebilirsiniz. Ancak arkeolojik alana göz atmak isterseniz ekstra bir ücret ödemeniz gerekiyor.

12.Brüksel Adalet Sarayı & Hukuk Mahkemeleri

Brüksel Adalet Sarayı
Brüksel Adalet Sarayı

Brüksel’de ücretsiz olarak görülecek yerlerden biri olan Brüksel Adalet Sarayı, çok turistik bir yer olmasa da, şehirde yeteri kadar zamanınız varsa göz atabileceğiniz güzel mimariye sahip tarihi yapılardan.

Şehrin hukuk mahkemelerine ev sahipliği yapan Adalet Sarayı, Belçika’nın yüksek mahkemesi olarak kabul ediliyor.

Saray, şehrin panoramik bir manzarasını sunan Gallows Hill‘de bulunuyor ve diğer turistik noktalardan yapıya çok rahat bir şekilde ulaşabiliyorsunuz.

Sarayın büyüklüğüne hayran kaldıktan sonra, gün batımı manzarasını seyretmek için yerinizi almayı da unutmayın (Buraya gün batımına yakın bir saatte gidin. Zaten bina herkesin sevebileceği bir yapı olmayabiliyor, fakat gün batımı manzarası ilginizi çekecektir)

13.Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzeleri

Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzeleri
Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzeleri

Brüksel’de tek bir müze görmeyi planlıyorsanız, Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzeleri‘nden başka bir yer aramanıza sanıyoruz gerek yok. Burası, şehirdeki en değerli sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan müze olduğu gibi, turistlerin en fazla zaman geçirdiği müze ünvanına sahip.

Müze, 6 küçük müzenin birleşiminden oluşuyor. Bu yüzden her sanatseverin ilgi alanına giren koleksiyonları burada bulabiliyorsunuz. 15. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar 20 binden fazla esere ev sahipliği yapan bu devasa müzede, Rubens, Brueghel, Van Dyck, Magritte gibi ünlü isimlere ait eserleri göreceksiniz.

Bana biraz sıkıcı bir müze gibi gelmiş olsa da, turistlerin ağzı açık gezdiği bu müzeyi seveceğinizi söyleyebilirim. Bu müze, Müzik Enstrümanlar Müzesi’ne oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Her ayın ilk çarşamba günü ücretsiz olan bu müzeye diğer günlerde 10€ ücret ödeyerek girebiliyorsunuz.

14.Mont des Arts

Mont des Arts
Mont des Arts

1956 yılında kurulmuş olan Mont des Arts, Brüksel’de gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz en bilindik noktalardan biri. Burası, şehrin en fotojenik yerlerinden biri olarak bilinir ve daha çok akşam saatlerinde ışıkların açılmasıyla çok daha güzel bir görüntüye sahne olur.

Bir yamaç bahçesi olarak da bilinen Mont des Arts, çevresindeki birbirinden önemli tarihi yapıları ve cazibe merkezleriyle de ünlü. Buradaki yapıları da görmeyi planlıyorsanız gündüz, fakat sadece güzel fotoğraf kareleri yakalamak istiyorsanız akşam saatlerinde bu bahçeyi görün.

Şehrin alt işçi sınıfı bölümünü, üst aristokrat bölümle birleştiren Kuzey-Güney ekseninde yer alan Mont des Arts oldukça hareketli bir tarihe sahip, bu yüzden bahçe sanatseverlerin yanı sıra tarihe meraklı olanlar için de keyifli bir deneyim sunuyor.

15.Place Royale (Kraliyet Sarayı)

Place Royale (Kraliyet Sarayı)
Place Royale (Kraliyet Sarayı)

Daha çok fotoğrafçıların popüler yerlerinden biri olan Kraliyet Sarayı, Belçika Kraliyet Ailesi tarafından resmi bir konut olarak kullanılıyor.

Her gün saat 14:30’da muhafızların değişimini izlemek için bile saraya göz atabilirsiniz.

Sarayın çevresinde de birbirinden güzel Neoklasik cephelere sahip yapıları da görebiliyorsunuz.

Saray, sadece yaz aylarında ziyaretçiye açık. Bunun dışında sarayın içerisini göremiyorsunuz. Fakat dışarıdan görülmeye değer bir mimariye sahip olduğundan, şehirde yeteri kadar zamanınız varsa bu sarayı da listenize ekleyin deriz.

16.Brüksel Cinquantenaire Parkı

Brüksel de Nereler Gezilir
Brüksel Cinquantenaire Parkı – kaynak ; flickr / marco crupi

Cinquantenaire Parkı, daha çok hemen doğusunda yer alan, görkemli mimariye sahip sarayı ile dikkat çeken cazibe merkezlerinden biri. Berlin’in Brandenburg Kapısı’na çok benzeyen, kemerin ortasında bronz bir savaş arabasına sahip bir zafer takı barındırdığı için kolayca tanınabilir.

Saray ve kemer, bağımsız Belçika devletinin 50. yıldönümünü anmak amacıyla inşa edilmiş. Günümüzde bu saray içerisinde Autoworld, Kraliyet Askeri Müzesi ve Cinquantenaire Müzesi olmak üzere 3 farklı müze bulunuyor. Kraliyet Müzesi, dünyanın dört bir yanından toplanmış önemli parçaların yanı sıra dünyanın en kapsamlı duvar halısı koleksiyonlarından biri ile Belçika’nın ulusal arkeoloji koleksiyonlarına ev sahipliği yapıyor.

Cinquantenaire Parkı (Parc du Cinquantenaire), çoğu zaman gözden kaçan bir çekim merkezi olsa da, son zamanlarda şehirdeki görülmesi gereken en önemli yerlerden biri olmaya devam ediyor. Park, Brüksel’deki ikinci en önemli şehir parkı olma ünvanına da sahip.

Cinquantenaire Parkı, tıpkı saray ve kemer gibi ülkenin 50. yıldönümünü anmak için 1880 yılında kurulmuş. 

17.National Basilica of the Sacred Heart

Brüksel de Görülecek Yerler
National Basilica of the Sacred Heart – kaynak ; flickr / niels mickers

Belçika’nın 75. yıldönümünü kutlamak amacıyla 1905 yılında inşa edilmiş olan National Basilica of the Sacred Heart (Kutsal Kalbin Ulusal Bazilikası), dünyanın en büyük beşinci büyük kilisesi olmasıyla dikkat çekiyor.

Bazilika inşaatı her ne kadar 1905 yılında başlamış olsa da, yapı tam anlamıyla 1970 yılında tamamlanmış. Görkemli dış cephesiyle dikkat çeken bazilika, iç mekanıyla da ziyaretçileri büyülüyor. İçeride bazilika tarihi ile ilgili bir sergi, gösterişli sanat eserleri ve ilgi çekici bir dekorasyon var.

Bazilikanın kubbesine de çıkabiliyorsunuz, buradan şehrin panoramik manzarasını seyredebilirsiniz.

18.Kakao ve Çikolata Müzesi

Brüksel Gezi Rehberi
Kakao ve Çikolata Müzesi – kaynak ; commons.wikimedia.com

Brüksel’e kadar gidip de çikolata yemeden veya görmeden de olmaz. Kakao ve Çikolata Müzesi 3 katlı bir yapı içerisinde bulunuyor. Müzenin yanı sıra binada bir çikolata dükkanı da bulunuyor. Buradaki çikolatalar şehrin en ünlüsü, ancak en pahalılarından biri. Bu yüzden çikolata almak için başka dükkanlara göz atmayı da düşünebilirsiniz.

Müze daha çok çocuklarla görülecek yerler arasında. Ancak her yaştan turistin keyifli dakikalar geçirebileceği bu müzeyi her şekilde listenize ekleyin derim.

19.Ascenseur des Marolles

Ascenseur des Marolles – kaynak ; flickr / Stephane Mignon

Marolles Asansörü, Brüksel’in en popüler cazibe merkezlerinden biri. Aslında burası sadece instagram fotoğrafları için tercih edilen bir çekim merkezi. Ancak asansörün bulunduğu yerden şehrin en güzel manzaralarından birini de seyredebiliyorsunuz.

Bu asansör, doğrudan Poelart’tan Marolles mahallesine veya tam tersi şekilde gitmenizi sağlar. Marolles mahallesi de başlı başına Brüksel’de gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz bir yer.

Brüksel Kaç Günde Gezilir ?

Brüksel de gezilecek yerler blog

Brüksel için 2 günlük bir süre yeterli oluyor, fakat daha uzun şehirde konaklayacak olursanız da yapılacak daha birçok şey bulabilirsiniz. Ayrıca daha fazla zamanınız kalırsa Belçika’nın diğer şehirlerinden olan Brugge veya Gent’e gidebilir, yada Brüksel yakınlarındaki kasabalara da göz atabilirsiniz.

Brüksel’de Ne Yenir ?

Belçika, daha çok biraları ve çikolatalarıyla adından söz ettiriyor olsa da, birbirinden lezzetli yöresel yemekleriyle de oldukça ünlü. Brüksel ise, Belçika’nın yöresel yemeklerinin en iyisini bulabileceğiniz şehir.

Brüksel’de, Michelin yıldızlı restoranları bulabileceğiniz gibi daha ekonomik lokal restoranları da bulabiliyorsunuz. Brüksel’de mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden bazıları ise ;

Belçika Çikolatası

Belçika Çikolatası – kaynak ; flickr / ulterior_epicure

Şüphesiz Brüksel’de ilk olarak deneyebileceğiniz lezzetlerden biri. Ayrıca bu çikolatalar Brüksel’den alınabilecek en popüler hediyeliklerden biri. Belgian Praline olarak bilinen bu çikolataların tarihi ise, 20. yüzyılın ilk yıllarına uzanıyor.

Bu Praline çikolataları, şehrin hemen her yerinde bulabiliyorsunuz, fakat orijinal bir çikolata almayı planlıyorsanız doğru yere gittiğinizden emin olun. Çünkü şehirdeki çikolatacıların sadece %35’i orijinal olan çikolataları satıyor. Royal Gallery of Saint Hubert (Galeries Royales Saint Hubert) adı verilen yerde, 4 büyük çikolata dükkanını bulabilirsiniz. 4’ü de orijinal çikolataları sattığından dolayı herhangi birini gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz (Bu 4 dükkan ; Pierre Marcolini, Mary Chocolaterie, Leonidas Belgian Chocolate ve Neuhaus Belgian Chocolate)

Belçika Usulü Waffle (Belgian waffle)

Belçika Usulü Waffle – kaynak ; flickr / aaron_gustafson

Belçika usulü waffle da, Brüksel’de mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden biri. Belçika’da waffle sipariş etmenin sadece malzeme seçmekten daha fazlası olduğunu çabucak öğrendim. Belçika Waffle’ları iki farklı çeşide sahiptir. Liege waffle’ları daha kalın ve daha gevrektir. Hamur, pişirildiğinde daha tatlı bir tat ve daha gevrek bir doku vermek için karamelize olan şeker içerir. Şekli düzensiz kenarlı yuvarlaktır. Öte yandan, Brüksel waffle’ları daha yumuşak ve daha hafiftir. Belirli bir dikdörtgen şekle sahiptir.

Gerçek Belçikalılar waffle’larını bir tutam pudra şekeri ile “sade” yerler. Bu, şurup, krem ​​şanti, meyve veya çikolatalı şekerleme olmadığı anlamına gelir. Bunun nedeni, iyi yapılmış bir Belçika waffle’ının kendi başına lezzetli olması gerektiğidir.

Maison Dandoy adlı mekan, Belçika usulü waffle’ları deneyebileceğiniz en iyi ve en popüler yer. Şehrin birkaç yerinde şubesi olduğundan, Maison Dandoy’dan başka bir yere gitmeyin derim.

Belçika Midyesi ve Patates Kızartması (Moules Frites)

Belçika Midyesi ve Patates Kızartması – kaynak ; flickr / bernt_rostad

Klasik bir Belçika yemeği olan midye ve patates kızartması, sadece Belçikalıların değil, turistlerin de en popüler lezzetlerinden biri. Ulusal bir yemek olarak kabul edildiğinden şehirdeki hemen her yerde midye ve patates kızartması satan yerler var.

En sevdiğim tarif, tereyağlı, soğanlı, arpacıklı ve maydanozlu beyaz şarap sosu. Ayrıca lezzetli sarımsaklı ve tereyağlı krema soslu Moules a la kremasını da severim. Farklı bir damak tadına hitap edecek daha birçok çeşidi var. Ama ne seçerseniz seçin, hepsi Belçika kızartması ile geliyor.

Belçika midyesi ve patates kızartmasının en iyisini bir Belçika restoranı olan Chez Leon’da veya Le Cirio adlı mekanda bulabilirsiniz.

Belçika Kızartması

Ve Belçika’nın vazgeçilmezi ; Belgian Fries. Patatesler kalın dilimler halinde kesilir ve taze olarak hazırlanır. Patateslerin çıtır çıtır ve lezzetli olması için bu çubuk patatesler bitkisel yağ yerine hayvansal yağlarda iki kez kızartılır. Genelde Belçikalılar patates kızartmasını ketçap yerine mayonezle yemeyi tercih ederler; ancak yerel dükkanlar genellikle çeşitli soslar sunar.

En iyi Belçika kızartmasını yiyebileceğiniz yer ise ; Fritland Brussels adı verilen mekandır. Bu mekan, Brüksel’de gezilecek yerler listesinin en popüler çekim merkezi olan Grand Place’e kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunuyor.



Booking.com

BENZER İÇERİKLER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Booking.com
error: Content is protected !!