Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilgiler (Tarihi, Ulaşım, Giriş Ücreti)

Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilgiler (Tarihi, Ulaşım, Giriş Ücreti)

Tarihin derinliklerinde biriken suyun hikayesi, Yerebatan Sarnıcı. İstanbul'un en hayranlık uyandıran tarihi yapıları arasında olan bu sarnıç, yerli/yabancı turistler arasında oldukça popüler turistik cazibe merkezleri arasında yer alıyor. Medusa başları, ağlayan sütunu, tarihi, görkemli yapısı ve gizemiyle İstanbul ziyaretinde mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır.

-

İstanbul‘un en büyük kapalı Sarnıcı olan Yerebatan Sarnıcı, geçmişin gizemli dünyasına sürüklenerek tarihe yolculuk yapabileceğiniz 1500 yıllık uzun bir geçmişe rağmen hala ayakta duran önemli bir kültür mirasımız olarak cazibesini koruyor. İçinde yüzen gri ve kırmızı renkli, irili ufaklı balıkları ile bir derenin serinliğini hissedebileceğiniz uçsuz bucaksız ormanı anımsatan bu görkemli sarnıç, İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

Yerebatan Sarnıcı Hakkında BilgilerSuyun içinden yükselen mermer sütunların ihtişamından dolayı halk arasında ”Yerebatan Sarayı” olarak da bilinen bu sarnıcın tarihi altıncı yüzyıla kadar uzanıyor. İstanbul silüetinin en önemli bölümlerinden olan Tarihi Yarımada‘da, Ayasofya’ya birkaç adım uzaklıkta bulunan Yerebatan Sarnıcı, günümüzde dünya çapında ünlü tarihi değerlerimizden biri.

İstanbul’daki birçok önemli tarihi yapımız gibi, I. Justinianus döneminde 532 yılında inşa edilmiş olan sarnıç, bir Stoa bazilikasının hemen altında yer aldığından dolayı da ”Bazilika Sarnıcı” olarak da anılıyor. 100 bin metreküpe ulaşan su depolama kapasitesi sayesinde yüzyıllar boyunca İmparatorluk Sarayı’nın ve çevresinde yaşayan halkın su ihtiyacını karşılamış. Suyu buraya getirmek için de yine I. Justinianus tarafından yaptırılmış olan 1100 metre uzunluğundaki Mağlova Kemeri inşa edilmiş. Bu sayedede Belgrad ormanlarındaki Eğrikapı’dan suyun sarnıca getirilmesi sağlanmış. 

Sarnıcın da bulunduğu Sultanahmet’te gezip görülebilecek daha birçok önemli turistik cazibe merkezi bulunuyor. Sultanahmet gezilecek yerler adlı yazımızda bölgedeki en popüler 20 yeri ve haritalı gezi rotasını bulabilirsiniz.

Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilgi

Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilgi

Yüzyıllar sonra hala ayakta durabilmiş İstanbul’daki en önemli kültür miraslarımızdan biri olan Yerebatan Sarnıcı, kurulduğu günden beri şehrin en önemli yapıları arasında sayılıyor.

Yerabatan Sarayı olarak da bilinen bu sarnıcın içerisinde toplamda 336 sütun bulunuyor ve her bir sütun ise 9 metre yüksekliğindedir. 9.800 metrekarelik dev bir alanda bulunan sarnıç, 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olmasıyla da görenleri büyülüyor. 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde olan sarnıca 52 basamakla iniliyor. 

Antik yapılardan toplanmış ve birbirinden farklı özellikler gösteren tek veya iki parçalı olan mermer sütunların başlıkları ”Akantus” yapraklarıyla bezenmiş, Korint ve Dor tarzı sütunlar ile dikkat çekiyor. 4.80 metre kalınlıktaki tuğla duvarlar ve yine tuğladan yapılmış zeminler ”Horasan Harcı” ile sıvanarak su geçirmezlik özelliği kazandırılmış. 

Yerebatan Sarayı İstanbul

Daha çok Bizans döneminde İmparator saraylarının su ihtiyacını karşılamak için kullanılmış olan Sarnıç, Osmanlı döneminde kısa bir süre boyunca Topkapı Sarayı bahçelerinin su ihtiyacını da karşılamış. Birçok onarım ve restorasyondan geçerek günümüze ulaşmış olan sarnıç, Bizans tarihindeki mimari harikalarından biri olarak kabul ediliyor.

Bir ormanı anımsatan belirli aralıklar ile sıralanmış sütunların ve üzerinde bulunan kemerli açıklıkların perspektif açıdan görüntüsü oldukça etkileyici. Birçok noktada ışıklandırma bulunuyor olsa da, sarnıcın geneli loş, oldukça nemli ve serin bir havası var. Sarnıcın kuzeybatı tarafında içerisinde balıkların yüzdüğü bir bölüm de bulunuyor.

Tarihi

Tarihi Yerebatan Sarnıcı

Sarnıç, Bizans’ın büyük imparatoru I. Justinianus tarafından 527-565 yılları arasında Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak amacıyla 7 bin köle çalıştırılarak yaptırılmış. 

İstanbul’un fethinden sonra kısa bir süreliğine kullanılmış olan Yerebatan Sarnıcı sayesinde padişahların ikamet ettiği Topkapı Sarayı’ndaki bahçelere de buradan su verilmiş. Durgun su yerine akan suyu tercih eden Osmanlıların şehirdeki kendi su tesislerini kurduktan sonra kullanılmadığı anlaşılan sarnıç, 1544-1550 yılları arasında Bizans kalıntılarını araştırmak ile görevli olan Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilerek batıya tanıtılmış.

Kurulduğu zamandan beri birçok kez onarım görmüş olan sarnıç, Osmanlı döneminde iki defa restore edilmiş. İlk onarım 18. yüzyılda III. Ahmet döneminde Mimar Kayserili Mehmet Ağa tarafından yaptırılmış. Sarnıcın ikinci büyük onarımı ise, 19. yüzyılda Sultan II. Abdülhamit döneminde yapılmış. Cumhuriyet dönemindeki son büyük onarım ise 1985 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılmış. 2 yıl süren restorasyon çalışmasıyla 50 bin tondan fazla çamurun çıkarılması ve gezi platformunun yapılmasıyla birlikte 1987 yılında ziyaretçiye açılarak günümüzdeki görkemli halini almış.

FOTOĞRAFLAR!!

Sarnıcın En Önemli Bölümleri

Sarnıç çok büyük bir yer olmamakla birlikte çok rahat bir şekilde gezilebiliyor. Ziyaretçiler için oluşturulmuş olan bir gezi platformu üzerinde sarnıçta görülebilecek önemli yerleri görebiliyorsunuz. Sarnıç içerisinde turistler arasında oldukça popüler olan ve efsaneleri, tarihi ve gizemleriyle ilgi çeken yapılar ve bölümlerde bulunuyor. Bunlar ; 

Gözyaşı Sütunu (Ağlayan Sütun)

Gözyaşı Sütunu (Ağlayan Sütun)
Gözyaşı Sütunu (Ağlayan Sütun)

336 sütun arasında sizin de mutlaka dikkatinizi çekecek olan sütunlardan biri, Gözyaşı Sütunu olacaktır. Sütun üzerinde bulunan oymalar ve işlemeler, tavuskuşu gözü, dallar ve gözyaşı şekillerinden oluşuyor. Bir rivayete göre bu sütun, büyük bazilikanın inşasında ölen yüzlerce kölenin anısına dikilmiş ve çağlar boyunca bu kölelerin dramını anlatmak için de buraya simgesel olarak konulduğu söylenir.

Medusa’nın Başları ve Rivayetleri

Medusa'nın Başları ve Rivayetleri
Medusa Başı

Medusa, Yunan mitolojisinde efsanevi yeraltı dünyasının 3 dişi canavarlarından biridir (Medusa, Euryale ve Stheno). Bu 3 dişi canavarlar arasında sadece Medusa’nın ölümcül olduğuna inanılır ve göz göze geldiği herkesi taşa çevirme gücüne sahiptir. 

Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında bir kaide olarak kullanılmış olan 2 Medusa Başı, Roma Çağı heykeltraşlık sanatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ziyaretçileri büyüleyen bu başların tam olarak hangi yapılardan sökülüp buraya getirildiği bilinmiyor olsa da, 4. yüzyıla yani Genç Roma dönemine ait olduğu tahmin ediliyor. 

Medusa’yla ilgili mitolojiye dayandırılan birçok efsane bu sarnıcı çok daha gizemli kılıyor. Sarnıcı gezerken ok işaretlerinin sizi Medusa Başları’na götürüyor olması da bu gizemin bir göstergesi olsa gerek.

Medusa'nın Başları ve Rivayetleri
Medusa Başı

En inanılan rivayete göre Medusa aslen çok güzel bir kızmış. Tanrıların büyük beğenisini toplarken tanrıçaları da kıskandırmaktaymış. Zeus‘ın kızı olan Tanrıça Athena kıskançlığından dolayı Medusa’yı gorgon yaparak cezalandırmış. Bununla yetinmeyerek  Perseus (Zeus’un oğlu) ile işbirliği yaparak Medusa’nın başını kestirmiş. Perseus, düşmanlarını taşa çevirmek için  de Medusa’nın kesik başı ile savaşa katılır ve bu sayede de birçok savaş kazanmıştır. Bu nedenle de antik dönemde Medusa Başına bakanların taşa dönüşmemesi için ters veya yan olarak kılıç kabzalarına işlenmiş ve sütun kaidelerinde kullanılarak kötülüklerden korunulacağı düşünülmüştür.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yerebatan Sarnıcı Nerede ve Nasıl Gidilir ?

Tarihi Yarımada’da Sultanahmet bölgesinde yer alan Yerebatan Sarnıcı’na ulaşım için en iyi ve en çok tercih edilen yol, Kabataş-Bağcılar tramvay hattını kullanmaktır. Bu tramvaylar ile Sultanahmet tramvay durağına gelebilir, bu duraktan yürüyerek 2-3 dakika içerisinde sarnıcın girişine ulaşabilirsiniz.

Anadolu Yakası’ndan sarnıca ulaşım için ise, ilk olarak Kabataş, Karaköy veya Eminönü’ne vapurlar ile geçerek oradan Kabataş – Zeytinburnu tramvayları ile Sultanahmet durağına ulaşabilirsiniz. Diğer bir yöntem de Marmaray’ı kullanmaktır. Marmaray sirkeci durağında inerek Cağaloğlu – Vilayet çıkışından İstanbul Valiliği’ne ulaşabilirsiniz. Valiliğin bulunduğu yerden sarnıca yürüyerek 10 dakikadan daha kısa bir sürede ulaşmak mümkün.

Yerebatan Sarnıcı Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Yerebatan Sarayı
Sarnıç İçerisinde bulunan balıklar

Tam 15 TL ve öğrenci – öğretmen ise 5 TL’dir. Yabancı uyruklu vatandaşlar için ise 30 TL’dir. Müzekart geçerli değildir. Haftanın 7 günü ziyarete açık olan sarnıcı 09:00-17:30 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazla bilgi için sarnıcın resmi web sayfasına göz atabilirsiniz ; yerebatan.com

YAKINLARDA NELER VAR ?

Sarnıcın bulunduğu yer İstanbul’un en turistik ve en hareketli yerlerinden biri olan Sultanahmet bölgesidir. Burada, Sultanahmet Camii, Ayasofya Müzesi ve Topkapı Sarayı gibi şehir silüetinin ayrılmaz parçalarını bulabileceğiniz gibi, meydanda birbirinden değerli ve eski sütunları da görebilirsiniz. Ayrıca Türk ve İslam Eserleri Müzesi de, sarnıca 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor.

Konum olarak şehrin kalbinin attığı yerde bulunan Yerebatan Sarnıcı’ndan Eminönü ve Gülhane’ye yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Yürümek istemezseniz de, Sultanahmet tramvay durağını kullanarak 1-2 durak ötedeki önemli turistik cazibe merkezlerini de görebilirsiniz.

Yerebatan Sarnıcı İstanbul

Böylesine derin ve uzun bir geçmişe sahip yapıdan içeriye adımınızı attığınız andan itibaren bir tablonun içindeymişçesine ve mitolojideki o gizemli efsane kahramanlarıyla beraber dolaşıyormuşsunuz gibi, bir duyguyla geziniyorsunuz. Damlayan sular sarnıcın akustiği sayesinde duyulabilmekte ve farklı bir atmosfer oluşturmaktadır. Burası İstanbul’un kaçırılmaması gereken en önemli yerleri arasında, mutlaka görün, sütunlar ormanındaki gizemi siz de yaşayın deriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...
Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı

error: Content is protected !!