Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Yedikule Zindanları Hakkında Bilgi | Tarihi, Ulaşım, Efsanesi

Yedikule Zindanları Hakkında Bilgi | Tarihi, Ulaşım, Efsanesi

-

Tarihi boyunca İstanbul’un en önemli yerlerinden biri olmuş, adını 7 kulesinden alan Yedikule Zindanları, Yedikule Hisarı olarak da biliniyor ve günümüzde bir müze olarak faaliyet gösteriyor. Sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin de en önemli açık hava müzelerinden biri olan hisarın tarihi ise 390 yılına kadar uzanıyor. Kurulduğu günden günümüze birçok farklı işlevlerde bulunmuş olan hisar, son olarak mahkumlar için bir zindan olarak işlev gördüğünden de günümüzde bu isimle anılıyor.

1968 yılında müze olarak kapılarını aralayan hisar, günümüzde maalesef ziyarete açık değil. Ancak önümüzdeki aylarda restorasyon yapım çalışmalarına başlanacağı söyleniyor. Çok kısa bir sürede bir müze olarak yine kapılarını aralayacak hisarın içini gezmek de eskisi gibi mümkün olacak.

Yedikule Zindanları Hakkında Bilgi

Foto Kaynak ; Flickr.com/Pi István Tóth

Adını sahip olduğu 7 kuleden alan hisar surları, İstanbul surları olarak da biliniyor ve Orta Çağ’da Bizans’ın kullandığı en önemli savunma hatlarından biri. Günümüzde, şehrin fethi sırasında top atışlarıyla dövülen surların arasına sıkışmış bir topu hala görmek de mümkün. 

Bizans döneminde surların üzerine gösterişli kapılar da inşa edilmiş. Altın Kapı, buradaki kapılar arasında ilk inşa edilen olduğu gibi hisarın en önemli kapısıymış. Tarihinin 4. yüzyıla kadar uzandığı tahmin edilen Altın Kapı, seferden zaferle dönen imparatorların görkemli bir şekilde karşılandığı yermiş. 

Osmanlı döneminde çok sayıda camii ve çeşmenin yapıldığı hisar, çok farklı amaçlarla kullanılmış. Çoğu zaman mahkumların katledildiği yer olarak gündeme geldiğinden dolayı da, hisarın adı Yedikule Zindanları olarak anılmış. Biraz ürkütücü bir atmosfere sahip olsa da, koca bir tarihin akıp gittiği bu hisar İstanbul gezilecek yerler listesindeki en önemli tarihi yapılar arasında yer alıyor.

İstanbul‘un Fatih ilçesinde bulunan bu tarihi yapının, Zindan, Top, Bayrak, Genç Osman, Cephanelik, III. Ahmet ve Hazine adında 7 kulesi bulunuyor. Her bir kule tarihinde farklı işlevler görmüş, birçok ürkütücü ve tarihi olaya tanıklık etmiş. 

Foto Kaynak ; Flickr.com/Pi István Tóth

  • Genç Osman Kulesi ; Güney Pylon Kulesi olarak da bilinir ve hem Osmanlı döneminde hem de Bizans döneminde bir zindan olarak kullanılmış. Genç Osman olarak da bilinen Reformcu Osmanlı Padişahı II. Osman‘ın 1822 yılındaki trajik sonuna sahne olan yerdir. Kulenin hemen girişinde mahkumların yattığı ranzalar, duvarlara kazıdıkları yazıları, Genç Osman’ın katletildiği odayı da kulenin ikinci katında görebilirsiniz. Ayrıca katledilen mahkumların kafalarının atıldığı, alt taraftan denizle bağlantısı olan Yedikule Zindanları Kanlı Kuyusu da burada bulunuyor. Son olarak yeni camii imamı da Genç Osman ile aynı kaderi burada paylaşmış.

Foto Kaynak ; flickr.com

  • Cephanelik Kulesi ; Kuzey Pylon Kulesi olarak da bilinir ve Bizans döneminde askeri mühimmatlarını saklandığı yer olarak kullanılmış. Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra da kule aynı amaçla kullanılmaya devam etmiş. Ayrıca bazı devlet suçluların infaz edildiği yer olarak da bilinir. Hem Bizans hem de Osmanlı bu kuleyi de zindan olarak kullanmış.
  • III. Ahmet Kulesi ; Bizans zamanında dört köşeli bir nöbet kulesi olarak kullanılan, asıl adı Pastroma Kulesi olan bu kule III. Ahmet döneminde sekiz köşeli olarak yapımına başlanmış ve Sultan III. Osman döneminde de tamamlanmış. Kulenin restorasyon ve yeniden yapımında çok emeği geçen III. Ahmet’ten dolayı da kule, Padişahın ismiyle anılmış. Yaşanan depremlerden dolayı çok kez hasar almış olan bu kule, 18. yüzyıldaki son depremde tamamen yıkılmış, günümüze kadar gelmeyi başaramamış.

Foto Kaynak ; Flickr.com/Pi István Tóth

  • Hazine Kulesi ; Osmanlı’nın hazinelerinin ve evraklarının saklandığı yer. Sultan III. Murat’ın hazineyi saraya götürmesiyle bu kule de eski işlevini kaybetmiş. 1748 yılında çıkan ”Büyük İstanbul Yangını”nda tamamen yanmış olan kule, 1775 yılında yeniden yaptırılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmış. 
  • Zindan Kulesi ; Kitabeler Kulesi olarak da bilinen bu kule, çok sayıda kralların, vezirlerin, elçilerin ve soylu esirlerin yattığı yermiş. Hisarın devlet hapishanesi olduğu zamanlarda mahkumlar tarafından zindan girişine yazılan kitabelerden adını almış olan kulenin ortasında ”Yılanlı Kuyu” bulunuyor. Kuledeki ahşap katlar ise yangından dolayı günümüze kadar ulaşamamış. 
  • Top Kulesi ; Hisardaki diğer kuleler gibi bu kule de eskiden zindan olarak kullanılmış. İçindeki ahşap yapılar 1748 yangınından dolayı günümüze kadar ulaşamamış.
  • Bayrak Kulesi ; Bayrağın dikili olduğu dörtgen şeklindeki bu kulede, Osmanlı sancağı dalgalanır, yeniçeriler nöbet tutarmış. 

Yedikule Zindanları Tarihi

Foto Kaynak ; flickr.com/robertgrant

Tarihi Yarımada’nın güneybatısında yer alan Yedikule Zindanları, sanılanın aksine bir zindan olarak değil, şehri ziyaret eden kralları ve devlet adamlarını görkemli bir şekilde karşılamak amacıyla İmparator Theodosius tarafından inşa ettirilmiş. Bizans döneminde hisarın ilk inşa edildiğinde 4 kulesi ve bir Altın Kapısı vardı. Bu inşa edilen kapıya Altın Kapı denmesinin nedeni de, kapının etrafının altın bezeli oluşuymuş. 

Uzun yıllar boyunca şehrin ana kapısı olmuş Altın Kapı, 4 kuleden bağımsız olarak inşa edilmiş. Ancak Theodosius’un oğlu tahta geçtiğinde bu 4 kuleyi ve Altın Kapı’yı birleştirmiş.

1453 yılında Fatih İstanbul’u fethettikten sonra, bu hisara 3 kule daha ekletmiş ve bu kuleleri de surlarla birleştirmiş. Böylece Bizans ve Osmanlı yapıları birleşerek 7 kuleli bir hisar inşa edilmiş oldu. Eklenen 4 kuleden sonra Fatih Sultan Mehmet, hisarın onarımını yaptırarak burada bir garnizon oluşturmuş. O günden sonra hisar 7 kuleli olduğundan ”Yedikule Hisarı” ve bölgeye de ”Yedikule” adı verilmiş. 

Foto Kaynak ; flickr.com/robertgrant

Osmanlı tarihinde pek çok amaçla hizmet vermiş olan hisar, 1458-1789 yılları arasında ”Hazine-i Hümayun” (Devlet Hazinesi) ve 1430-1800 yıllarında ise devlet hapishanesi olarak kullanılmış. Sultan Abdülmecid döneminde 1851 yılında bir hayvanat bahçesi, 1871 yılında ise Kadın Sanat Evi olarak kullanılmış. Bu dönemde 500’e yakın kadının burada çalıştığı söyleniyor. Eğer Londra Kalesi’nin hikayesini biliyorsanız, Yedikule Zindanları’na az da olsa benzer bir hikayesi olduğunu görebilirsiniz.

Hisarın Devlet Hazinesi olarak kullanılmış olması, halkın üzerinde pek etki bırakmamış. Ancak işkencelerin yapıldığı, uzun yıllar boyunca birçok kişinin hapsedildiği ve katledildiği bir yer olarak işlev görmesi, halk üzerinde büyük bir etki bırakmış ve böylece hisar Yedikule Zindanları olarak anılagelmiş. Hisarın içindeki birçok işkence aleti, zincirler, mahkumların duvar yazıları, çivili tahtalar ve kazıklar günümüze kadar ulaşmış. Bunun yanında, katledilen mahkumların kafalarının atıldığı ”Kanlı Kuyu” da, buradaki zindanlar arasında en ürkütücü olanı.

Osmanlı döneminde tahtan indirilip katledilen ilk padişah olan ”Genç Osman” da burada katledilmiş. Bu yönüyle Yedikule, tarihsel bir öneme de sahip. 

Foto Kaynak ; flickr.com/robertgrant

1968 yılında müze olarak ziyarete açılan Yedikule, 2004 yılında 30 yıllığına özel bir şirkete kiralanmış. O yıllarda birçok konser, tiyatro ve etkinliklerin düzenlendiği yer olan hisar, şirketin tarihi dokuya zarar verdiği gerekçesiyle uzun yıllar süren davalar neticesinde sözleşme iptal edilmiş ve hisar Kültür ve Turizme Bakanlığı’nda kalmış. 2011 yılından beri hiçbir çalışmanın yapılmadığı, adeta kaderine terk edilmiş olan bu tarihi yapının kısa bir süre sonra turizme kazandırılacağı da söyleniyor. 

2020 yılı itibariyle yapılacak olan detaylı restorasyon sonrasında ziyarete açılması planlanan Yedikule Zindanları, Fatih gibi bir ilçeye yakışır hale getirileceğinden hiç şüphemiz yok. Ancak bunun kısa bir sürede olacağı konusunda hala endişelerimiz de var. 

Yedikule Zindanları Nerede ve Nasıl Gidilir ? 

Foto Kaynak ; Flickr.com/Pi István Tóth

İstanbul Fatih ilçesinde, Tarihi Yarımada’nın güneybatısında yer alan Yedikuleye, şehrin birçok yerinden kolaylıkla ulaşım sağlayabiliyorsunuz. 

Yedikule Zindanlarından geçen otobüsler, 71AT, 72YT, 80, 80T, 81, 1453, BN1 ve TH-1’dir. En yakın otobüs durakları ise, Yedikule Otobüs Durağı (2 dakika yürüme mesafesinde), Borsa İst. Zey. A.L Otobüs Durağı (3 dakika yürüme mesafesinde) ve Havagazı Otobüs Durağı’dır (5 dakika yürüme mesafesinde).

Zindanlara Marmaray ile ulaşım için de, Kazlıçeşme İstasyonu’na gelmeniz gerekiyor. Bu istasyondan yürüyerek 7 dakika içinde hisara ulaşabilirsiniz. 

Adres: Yedikule, Yedikule Meydanı Sk. No:9, 34107 Fatih/İstanbul

Foto Kaynak ; Flickr.com/Pi István Tóth

YAKINLARDA NELER VAR ?

Yedikule Zindanları her ne kadar Fatih ilçesinde bulunuyor olsa da, Zeytinburnu’na yakınlığından dolayı, Zeytinburnu gezilecek yerler adlı yazımızdaki turistik noktaların büyük bir bölümüne buradan çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Hisarın hemen yanında görülmeye Soğanlı Bitkiler Parkı ve 10 dakika yürüme mesafesinde de önemli tarihi yapılarımızdan olan Kazlıçeşme Fatih Camii bulunuyor. 

Yedikule Zindanları Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Foto Kaynak ; Flickr.com/Pi István Tóth

Giriş ücreti 10 TL olan Yedikule günümüzde açık değil. 2020 yılında yapılacak restorasyon çalışmalarının ardından en kısa sürede tekrardan kapılarını aralayacağı söyleniyor. 

Yedikule Zindanları Efsanesi

Adı üstünde efsane. Yani hiçbir kayıtlarda ve belgede bulunmamasından dolayı, sadece çok az sayıda insanın bildiği bir efsane.

Bu efsane daha çok Osmanlı‘nın son yılları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından belirli bir dönem boyunca yaygınmış. Buradaki zindanlara hapsedilen önemli esirler arasında bir pagan da bulunuyormuş. Ancak bu kişinin pagan olduğunu görevlilerden kimse bilmiyormuş. Avrupa devletlerinde üst düzey bir devlet görevlisi sanılan bu pagan, bazı gardiyanlara göre de casus olduğu sanılıyordu. Tam olarak kim olduğunu bilmediklerinden dolayı da bu pagana türlü işkenceler yapılmış.

Foto Kaynak ; Flickr.com/casey

Hatta söylentiye göre işkencelerde limit tanınmayıp, yeni yeni işkenceleri de bu adam üzerinde denemişler. Pagan ise kendini acı ile eğitmiş olduğundan çığlık atmamakla beraber, işkence yapanların da istediği cevapları vermezmiş. Bu yüzden de işkencelerin dozu her geçen gün artarmış. Sonunda dayanamayan pagan, ölürken anlaşılmaz bir lisanda dua tarzı sözler sarfetmiş. Paganın sözleri önemsememiş ve cesedi de beklenmedik bir hızla eriyip gitmiş. 

Sonradan bu olaylar halkın kulağına gitmiş ve paganın lanet okuduğuna inanmaya başlamışlar. Ölen pagan, işkence gören insanların ruhlarının, Mesih’in dünyaya geldiği güne kadar zindanların içine hapsolmasını, Mesih’in geldiği gün de ruhların hesap sorması için serbest kalmasını dilemişti. Mesih’in dünyaya ayak bastığı gün, bu zindanlarda işkence görüp hayatını kaybedenlerin ruhları serbest kalacak ve hesap soracaklardı. Bu yüzden de Yedikule Zindanları’nda bazen çığlıklar ve hatta latinceye benzer bir lisanda söylenen sözler duyulur…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...
Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı

error: Content is protected !!