Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Sveti Stefan Kilisesi (Demir Kilise) | Tarihi, Mimarisi, Ulaşım

Sveti Stefan Kilisesi (Demir Kilise) | Tarihi, Mimarisi, Ulaşım

-

Bulgar Ortodoks Kilisesi veya Demir Kilise olarak bilinen Sveti Stefan Kilisesi, betonlaşan İstanbul’un bir köşesinde kalmış şehrin en önemli yapılarından bir tanesi. Türk Hükümetinin ”Hoşgörü bizim geleneğimizde var” sloganıyla uzun bir aradan sonra restorasyonunu yapıp kapılarını araladığı bu kilise, dış mimarisi ve süslü iç mekanıyla Balat-Fener’de görülecek en önemli yerlerden.

Dünyada günümüze ulaşan tek demir kilise olması bakımından da önemli bir yere sahip olan Sveti Stefan Kilisesi, Haliç kıyılarında Fener semtinde bulunuyor. Neogotik ve Neoklasik bir üsluba sahip olan bu kilise, tümüyle demir malzemeden prefabrik olarak yapılmış olmasından dolayı, benzeri de bulunmuyor. Ayrıca Bulgar Ortodoks cemaatin Rum patrikliğinden ayrı bir yapılanmaya sahip olması da bir anlamda bağımsızlığını ilan etmesini simgeliyor.

1898 yılında ibadete açılmış olan kilise, uzun bir süre kaderine terkedilmiş olsa da 2011-2018 yılları arasında yapılan geniş çaplı restorasyonun ardından yeniden ibadete ve ziyarete açılmış. Süslemeleri ve mimarisiyle ilgi çeken kilise Balat gezilecek yerler listesine eklenebilecek önemli tarihi yapılar arasında.

Sveti Stefan Kilisesi Hakkında Bilgi

İstanbul’un en göz alıcı, en süslü kiliselerinden biri olan Sveti Stefan Bulgar Kilisesi, Balat’ın yanı başında ama semtin dışında bulunuyor olması da kilisenin cazibesini daha da artırıyor. Restorasyonun tamamlanıp 2018 yılında tekrar açılmasından kısa bir süre sonra, İstanbul’un popüler turistik yerleri arasında yerini de aldı.

500 ton ağırlığındaymış bu kilise. Ufak gemilerle Viyana’dan buraya getirilmiş ve vidalarla denizin üzerinde monte edilmiş. Brezilya’da suyun içinde yaşayan bir ağaç var. İşte kilisenin denize kaymaması için yapı bu ağaçların üzerine monte edilmiş.

Kilisenin denizin üzerinde olması nedeniyle bir süre sonra yapıda korozyon oluşmuş ve metal de erimeye başlamış. Haliç’in çevresi düzenlenirken kilisenin hemen önüne yapılan yol, kilisenin üzerine monte edildiği ağaçların su alamamasına neden olmuş. Suyla yaşayan bu ağaçlar çamurlaşmış ve denize doğru kayma yapmış. 2006 yılında bu kayma 330 beton kazık çakılarak önlenmiş.

Sveti Stefan Kilisesi Nerede ve Nasıl Gidilir ?

Foto Kaynak; www.taiwannews.com.tw

İstanbul’un Fener semtinde Balat’a oldukça yakın bir konumda Haliç kenarında bulunan kiliseye ulaşım şehrin birçok noktasından kolaylıkla sağlanabilmektedir.

Kilise’den geçen İETT otobüsleri ; 33ES, 35D, 36CE, 41Y, 44B, 48E, 55T, 99, 99A, 99Y, 399B, 399C ve 1453 nolu otobüslerdir. Kiliseye en yakın otobüs durağı ise 2 dakika yürüme mesafesinde olan Köprübaşı Otobüs Durağı‘dır. 

Bunun yanında kiliseye 3 dakika yürüme mesafesinde olan Fener Otobüs Durağı veya Balat Otobüs Durağı’nı da kullanabilirsiniz.

Kiliseye tramvaylar ile ulaşım için de Topkapı – Habibler tramvay hattını kullanarak kiliseye 20 dakika yürüme mesafesinde bulunan Edirnekapı Tramvay Durağı’na gelmeniz gerekiyor. 

Adres: Balat, Mürselpaşa Cd. No:10, 34087 Fatih/İstanbul

YAKINLARDA NELER VAR 

Öncelikle kilisenin bulunduğu yer Balat yakınları. Yani hem tarihi hem de çok sayıda turistik cazibe merkezine oldukça kolay bir şekilde bu kilise ziyaretinizden sonra gidebilirsiniz. Balat’a gidip güzel cafelerinde zaman geçirebilir, eşsiz bir mahalle deneyimi yaşayabilirsiniz. Ayrıca çok sayıda tarihi yapıyı da Balat sokaklarında görebilirsiniz.

Kiliselere doyamadıysanız, kısa bir yürüyüş mesafesinde olan Meryem Ana Rum Ortodoks Kilisesi veya Aya Yorgi Rum Patrikhane Kilisesi’ne de gidebilirsiniz. Ayrıca Kırmızı Mektep olarak bilinen Özel Fener Rum Erkek Lisesi’ne Demir Kilise’den 5 dakika gibi bir yürüyüş sonrası ulaşabilirsiniz.

Sveti Stefan Kilisesi Giriş Ücreti

Kiliseye girişler şimdilik ücretsiz. Bağış yapmak isterseniz, kilisenin resmi web sayfasındaki hesaplardan yapabiliyorsunuz.

Ziyaret saatleri ; 09:00-17:00 saatleri arasında kiliseyi ziyaret edebiliyorsunuz.

!Ayrıca kilisenin alt katı bir sanat galerisi olarak hizmet veriyor. Bu bölüm kilisenin tarihi yolculuğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca Bulgar cemaatinin sahip oldukları kültürel nitelikler de bu bölümde çok iyi bir şekilde yansıtılıyor. Kiliseyi ziyaret ettikten sonra, Sveti Stefan hakkında çok daha fazla bilgi sahibi olabileceğiniz bu sanat galerisini de görmeyi unutmayın.

Sveti Stefan Kilisesi Tarihi

Hristiyan Bulgar cemaatinin liderlerinden olan Stefan Bogoridi kendi dillerini kullanarak ayin yapılmasının ne kadar önemli olduğunu her fırsatta vurgulayan isimlerden biri olarak bilinir. Bunun için de uzun yıllar çabalamış olan Bogoridi, kendi evini bağışlamış, papaz evinin bu ev üzerine inşası için de gerekli olan izni alarak ahşap bir yapı yapılmasını sağlamıştır. 

Küçük kilise veya papaz evi olarak işlev gören ibadethane 23 Ekim 1849 tarihinde ”Aziz Stefan” adı ile takdim edilir. Bu ismin seçilmesinin ana nedeni ise, cemaatin öncüsü olan Stefan Bogoridi’yi çağrıştırması ve kilisenin onun adıyla anılmasının sağlanmak istenmesidir.

Kilisenin gelişiminde de önemli bir rol oynayan Stefan Bogoridi ve Bulgarların uzun direnişlerinin ardından, Bulgarlar Rum Ortodoks Patrikhanesi’nden ayrılmış. Sultan Abdülaziz’in fermanıyla Bulgarlara ”Eksarhlık” müessesi tahsis edilerek, İstanbul’da bir Eksarhhane kurulmuş. (Yönetici olarak görev yapan din adamlarına Eksarh, patrikhane görevi gören Bulgar Kilisesi ise Eksarhhane olarak bilinir).

Ahşap yapının uzun yıllar dayanamayacağı düşünüldüğünden ve zeminin büyük bir yapı için uygun olmamasından dolayı kilise, hafif ve sağlam bir demir iskelet üzerine kurulmuş. Böylece kilise de Demir Kilise olarak anılmaya başlamıştır. 

Osmanlı döneminde yapının inşasına izin veren Sultan Abdülaziz’in tek bir şartı vardı ; O da, inşaat 1 ay içinde tamamlanırsa kilisenin kullanıma açılabileceğiydi (Bu koşul ile Osmanlı yönetimi yapının inşasını mümkün kılmak istememiştir).

Bunun üzerine Waagner firması tarafından 1892 yılında, Viyana’da hazırlanmış olan dökme demir yapı iskeleti parçaları Tuna Nehri ve Karadeniz üzerinden İstanbul’a getirilmiş, Osmanlı’nın vermiş olduğu süre içinde kilisenin inşaatı tamamlanmış ve kilise 1898 yılında ibadete açılmıştır. 

  • Sveti Stefan Kilisesi’nin mimarı Ermeni mimar Hovsep Aznavour‘dur. 

Kilise, ilk prefabrik yapılardan biri olduğundan dolayı dünya mimarlık tarihinde de önemli bir yere sahiptir. Bir zamanlar dünyada 2 tane olan demir kiliselerden diğerinin yok olmasıyla bu kilise, dünyadaki tek demir kilise ünvanına sahip olmuştur.

Sveti Stefan Kilisesi Mimari Özellikleri

Üç nefli plan şemasına sahip olan kilise doğu-batı yönünde uzanıyor. Kilisenin apsisi içten dairesel, dıştan hafif köşegen bir profile sahip. Apsis cephesi ise Haliç boyunca uzanan Balat Vapur İskelesi Caddesi’ne bakıyor. 

Kilisede demirden olmayan tek yer ise, kilisenin altın yaldızlı ahşap ikonastasis‘idir. Yapıda nefleri birbirinden ayıran, demirden olan sütunların başlıkları akantus yaprakları üzerinde barok üsluba sahip olmasıyla dikkat çeker. Yapının pencereleri uzun, ince ve yarım yuvarlak kemerler yardımı ile bölünmüş. Girişin ve iki yan nefin üstünde ”U” şeklinde bir de galeri katı vardır. Galerinin üst örtüsü çapraz tonozken, orta nefin üst örtüsü ise yarım silindir şeklindeki beşik tonozlardır. Bu beşik tonozların içi de kare süslemelerle kaplanmıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KİLİSELER

Bulgar Ortodoks Kilisesi olarak da bilinen Sveti Stefan Kilisesi, hem mimarisi hem de tarihi ve süslemeleriyle İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılardan biri. Dünyada tek Demir Kilise ünvanına sahip, yanı başınızda bulunan bu kiliseyi de, Haliç kıyılarına veya Balat’a yolunuz düşerse mutlaka uğrayın…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...
Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı

error: Content is protected !!