Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Pera Müzesi | (Giriş Ücreti, Sanat Eserleri, Bilgiler Ulaşım)

Pera Müzesi | (Giriş Ücreti, Sanat Eserleri, Bilgiler Ulaşım)

İstanbul'un en sevilen müzelerinden biri olan Pera Müzesi, hem bulunduğu muhteşem merkezi konumu, hem sunduğu birbirinden değerli on binlerce eserleri ile sanatseverlere eşsiz bir deneyim sunmasının yanı sıra, etkinlikleri ve diğer programları ile Türkiye müzeciliğinin genişleyip daha çok kitleye ulaşmasında önemli bir rol oynuyor. Dünyaca ünlü eserlerin de görülebildiği bu müzenin süreli sergileri ise, en az sürekli sergileri kadar ses getirmektedir.

-

Gelman Koleksiyonu’ndan Frida Kahlo ve Diego Rivera gibi gündeme oturan birbirinden ünlü süreli sergilere ev sahipliği yapmasıyla tanıdığımız Pera Müzesi, sanatseverlere sık aralıklarla farklı sanat zevki deneyimi sunuyor. Birbirinden kaliteli süreli sergileriyle daha çok tanınan müzenin, kalıcı sergisi de yoğun ilgi görüyor. İstanbul’un en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olmasının yanı sıra, en fazla geçici sergiye ev sahipliği yapan müzelerinden biri olarak da biliniyor.

İstanbul Modern Sanat Müzesi ile sık sık kıyaslanan Pera, sanat eserleri ve sergi konusunda biraz daha farklı konsepte denebilir. Özellikle kalıcı sergi konusunda Pera’nın İstanbul Modern’e nazaran biraz daha detaylı ve daha geniş bir koleksiyona sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı‘nın kültür-sanat hizmeti vermek amacıyla hayata geçirdiği geniş kapsamlı bir kültür girişiminin ilk adımı olan Pera, 2005 yılında kapılarını araladığından beri şehirdeki en önemli çekim merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. 

Kentin en seçkin noktasında güzel bir yerde konumlanmış olan müze, Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri, Oryantalist Resim, Kütahya Çini ve Seramikleri koleksiyonlarıyla unutulmayacak bir deneyim sunmasının yanı sıra, film gösterimleri, öğrenme programları, sözlü etkinlikler ve bilimsel çalışmalar aracılığıyla bu koleksiyonların temsil ettiği değerleri kamu ile paylaşarak gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Süreli sergileriyle dünya sanatının en önemli isimlerini ağırlayan bu müze, İstanbul gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazları arasında.

Pera Müzesi Hakkında Bilgiler

Pera Müzesi, Victoria ve Albert Müzesi, St. Petersburg Rus Devlet Müzesi ve Tate Britain gibi dünyanın önde gelen müzeleri, çeşitli koleksiyon ve vakıflarıyla ortak sanat projeleri yürütmesiyle de dünyanın birçok yerinde tanınıyor. Frida Kahlo, Goya, Diego Rivera, Rembrandt, Pablo Picasso ve Marc Chagall gibi dünyanın en ünlü sanatçılarının eserlerini ülkemizin sanatseverleriyle buluşturmuş olan müzenin yaklaşan etkinliklerini de bu yüzden mutlaka inceleyin deriz. Güncel sergi ve yaklaşan etkinlikler için resmi web sayfası ; (www.peramuzesi.org.tr)

Müze kurulduğu günden bugüne her yıl düzenli olarak ulusal ve uluslararası eğitim ve sanat kurumlarıyla işbirliği yaparak genç sanatçıları destekleyecek sergiler de düzenliyor. Ayrıca bu sergileri, kitaplar, film, sözel etkinlikler ve çeşitli öğrenme programlarıyla da destekliyor. 

Kapsamlı ve çağdaş bir müze-kültür merkezi olarak hizmet veren bu müzeyi sokaktan çevirdiğimiz birine sorsak, müze hakkında bir şey söylemesini istesek, yanıtlar arasında muhtemelen en çok Osman Hamdi Bey ve Kaplumbağa Terbiyecisi‘ni duyarız. Oysa bu müze ilk açıldığı günden bu yana, sunduğu hizmetleri geliştirerek ve en önemlisi genişleterek koleksiyonlarından çok daha fazlasını ziyaretçiye sunuyor.

Müze, sanat tarihinin belirli bir dönemine veya sanatın belirli dalına odaklanmak yerine fotoğraftan heykele, klasik sanattan çağdaş sanata uzanan oldukça geniş sergiler listesine sahip. Müzenin hakim olduğu sergileme politikasındaki bu çeşitlilik, günümüz müzeolojinin çoklu karakter özelliğini yansıtıyor.

Bu müzede en dikkat çeken şeylerden biri de, farklı yapılardaki sergilerin bir arada sunuluyor olması. Mesela bir katta Alberto Giacometti‘nin retrospektif sergisini gezebilirken, diğer katta Bizans’ta şifa sanatı ve pratiğini görme fırsatı yakalayabiliyorsunuz. 

Pera Müzesi Nerede ve Nasıl Gidilir ?

Pera Müzesi’ne ulaşım İstanbul’un birçok noktasından oldukça kolay sağlanabiliyor. Beyoğlu’nda bulunan müzeye ulaşım için Taksim veya İstiklal Caddesi‘ne gelmeniz yeterli. Yada daha kolay bir şekilde Karaköy’e ve Pera’ya ulaşarak müzeye gitmek mümkün. 

Meşrutiyet Caddesi üzerinde bulunan müzeye otobüsler ile ulaşım için Taksim’e giden İETT veya halk otobüslerini kullanabilirsiniz. Tepebaşı otobüs durağında inerek müzeye kısa bir yürüyüş sonrasında ulaşabilirsiniz. Müzeye ulaşım için Taksim’i tercih edecek olursanız, Tepebaşı otobüs durağından TRT binası istikametinde yürüyün. TRT binasının arka caddesine geldiğinizde müzenin bulunduğu Meşrutiyet Caddesi’ne gelmiş sayılırsınız.

Müzeye İstiklal Caddesi üzerinden ulaşmaya çalışıyorsanız, ilk olarak Pera Palas Hotel’i bulun (Tarihi bir otel, mimari yapısıyla kesinlikle görülmeye değer. Atatürk’ün kaldığı oda günümüzde ziyaret edilebiliyor). Bu otelin bulunduğu aynı yol üzerinde müzeyi görebilirsiniz.

Galata Mevlevihanesi Müzesi‘ne 5, Galata Kulesi‘ne 10 ve İstanbul Modern’e ise 3 dakika yürüme mesafesinde bulunan Pera Müzesi’ne ulaşım Beyoğlu’na geldikten sonra oldukça kolay.

Pera Müzesi Giriş Ücreti 2020

Müzeye giriş ücreti 25 TL’dir. İndirimli ise 10 TL. Öğrenciler, öğretmenler ve 60 yaş üstü vatandaşlar indirimli bilet ile müzeyi ziyaret edebiliyor. Ayrıca müzekart müzede geçerli. Yılda 1 kereye mahsus müzekartlar ile ücretsiz olarak Pera’yı ziyaret edebiliyorsunuz.

  • Müzeyi her cuma günü 18:00-22.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.
  • Müzekart ile Pera Cafe’den ve ArtShop’tan %15 indirim hakkınız olduğunu unutmayın.
  • Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi ücretsiz olarak ziyaret edebilmektedir.
  • Müze ziyaret saatleri ise ; salı-cumartesi 11:00-18:00, pazar günleri ise 12:00-18:00 saatleri arasıdır. Müze pazartesi günleri ziyaretçiye kapalı.

Pera Müzesi Sanat Eserleri ve Sergi

Her bir katı farklı değerde ve tatta olan müzenin bodrum katı film gösterileri ve söyleşiler için bir oditoryum olarak kullanılıyor. Müzenin giriş katında ise Pera Cafe ve ArtShop yer alıyor. Müzenin cafesi son derece nezih, şık sade ve huzurlu bir ortamda oturup bir şeyler atıştırabileceğiniz veya güzel bir yorgunluk kahvesi içebileceğiniz bir yer.

Müzenin birinci ve ikinci katı koleksiyonlar için ayrılmış. Üst katlarda ise çok amaçlı sergi salonları yer alıyor. Müzenin sergilediği birbirinden değerli 3 koleksiyon bulunuyor. Bunlar ; 

Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu

Suna ve İnan Kıraç‘ın 1980’li yıllarda oluşturmaya başladığı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu, müzenin en ilgi gören eserlerine ev sahipliği yapıyor. Birinci katın neredeyse tüm bölümüne yayılmış olan bu koleksiyon, Orta Tunç Çağı’ndan başlayarak Yunan, Roma, Bizans, Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine kadar Anadolu’da kullanılmış ağırlık ve ölçü birimlerinin yanı sıra, çeşitli tartı ve ölçü aletleri sergileniyor.

10 binden fazla objeden oluşan birbirinden değerli eserlerin sergilendiği bu koleksiyonda, kronolojik sıra takip edilerek ziyaretçiye sunulmuş. Denizcilikten eczacılığa, arazi ölçümünden alışverişe kadar her türlü uzunluk, ağırlık, hacim ölçüsünü barındırıyor. 

Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu

18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar geniş bir dönemde Kütahya’nın çini ve seramik sanatını bir araya getiren Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu da birinci katta bulunuyor. Çini sanatının gelişimi hakkında bilgileri de bulabileceğiniz bu koleksiyonda, 1000’e yakın eser sergileniyor.

Hem form hem de bezeme bakımından oldukça geniş bir çeşitlilik sunan bu koleksiyonda, ibrik, nargile, kaseler, kavanozlar, saksı, demlik, limonluk ve şamdan gibi çok çeşitli işlevlere sahip olan eserler görülebilir. Yaklaşık 300 yıllık bir sürecin hikayesini anlatan bu koleksiyondaki seramik ve çiniler çoğunlukla 17. ve 18. yüzyıl eserlerinden oluşuyor olsa da, 19. yüzyıl sonlarındaki birçok eseri de görmek mümkün.

Oryantalist Resim Koleksiyonu

Şüphesiz bu bölümün en nadide eserleri Osman Hamdi Bey’in eserlerinden oluşuyor. Yağlı boya, gravür ve suluboya gibi farklı teknikler kullanılarak üretilmiş olan eserlere ev sahipliği yapan Oryantalist Resim Koleksiyonu 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan dönemdeki resimlerden oluşuyor.

Bu koleksiyondaki eserlerin büyük bir bölümü Batılı sanatçıların elinden çıkmış olsa da, bazı Osmanlı sanatçılarının eserlerini de koleksiyonda görmek mümkün. Bu koleksiyon, Osmanlı dünyasına odaklanmasıyla da dünya çapında benzerleri arasında özel bir yere sahip. Buradaki eserlerin konuları Osmanlı’da günlük yaşamın yanı sıra, genelde İstanbul görünümleri, Osmanlı devlet görevlilerinin ve elçilerin portreleri ve farklı insan tiplerini yansıtan kıyafet resimlerinden oluşuyor. 

Müzenin en önemli ve en rağbet gören eseri olan Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi de, ikinci kattaki bu koleksiyonda sergileniyor. Zamanınız kısıtlıysa Oryantalist Resim Koleksiyonu ile müze gezisine başlayın deriz.

Sinema Bölümü

Müzenin Bodrum katında yer alan sinema bölümü de son zamanlarda oldukça ilgi görüyor. Genelde sergiler ile eş zamanlı olarak gösterime giren filmler, animasyonlar, belgeseller ve kısa fimler ziyaretçilere ücretsiz olarak sunuluyor. Müze giriş ücreti ile sinema bölümünde ücretsiz olarak film veya video seyredebiliyorsunuz. 

Sinemanın önemini ve çeşitliliğini vurgulayan etkinlikleriyle sinema meraklılarına farklı bir deneyim sunan müze, uluslararası üne sahip yönetmenlerin filmlerinde oluşan programlarla Türkçe altyazılı olarak ziyaretçiye sunuluyor.

Pera Müzesi Tarihçesi

5 Haziran 2005 tarihinde ziyarete açılmış olan müze, Suna ve İnan Kıraç tarafından kurulmuş olan özel bir müze. Müzenin bulunduğu binanın tarihi ise 1893 yılına kadar uzanıyor. Achille Manoussos tarafından inşa edilmiş olan bina, uzun yıllar boyunca ”Bristol Hoteli” olarak kullanılmış. 2003-2005 yılları arasında Mimar M. Sinan Genim’in hazırladığı proje kapsamından baştan aşağı yenilerek ve restore edilerek müzeye dönüştürülmüş.

Açıldığı günden bugüne hem ulusal hem de uluslararası alanda adından çokça söz ettiren bu müzedeki eserlerin büyük bir bölümü Suna ve İnan Kıraç tarafından 1980’li yıllardan beri toplanagelmiş eserlerden oluşuyor. Her geçen gün koleksiyona eklenen birbirinden değerli eserleriyle de günümüzdeki son halini almış. 

Müzenin takipçisiyle düzenli bir ilişkisi kurmasını sağlayan uygulamalardan biri ”Dostluk Programı”. Bu program ile müze, üyelere özel rehberli turlar düzenlemekte, onlara etkinliklerde öncelik hakkı tanımakta, cafe ve dükkanda indirimler sağlamaktadır. Türkiye müzeciliği için henüz yeni diyebileceğimiz bu tip programlar müze gezme kültürünü geliştirecek uygulamalar arasındadır. Müzeye uyan olan ziyaretçiler hem müzeyi desteklemekte ve bu desteğinin karşılığını alabilmek için müzeyi sürekli ziyaret eder, etkinliklere katılır ve kendisiyle birlikte başkalarının gelmesine de ön ayak olur. Böylece müzenin ziyaretçi kitlesi gelişmiş olur.

2000’li yılların başlarında birbiri ardına açılan özel müzelerin Türkiye’deki müze anlayışındaki karşılaştıkları en büyük sorunun müzeye ilgi duymayan halk olduğu söylenir. Bu nedenle de yeni açılan müzelerin bu sorunu ortadan kaldırmak amacıyla, kendilerini ilginç sunma eğiliminde olduğu görülür. Bundan dolayı da halkla ilişkiler, pazarlama ve iletişim, çağdaş müze anlayışını benimseyen müzelerde öne çıkar. Müzeye gelenlere aidiyet hissi verilmeye çalışılarak, onu çok daha farklı etkinlikler ile tekrar tekrar müzeye getirmek ve müzeyle arasında bir bağ kurmak birçok çağdaş müzenin en temel hedeflerindendir. Pera Müzesi de Cafe, film programları, eğitim etkinlikleri ve söyleyişilerle ziyaretçisine müzeyle düzenli bir ilişki kurması için fırsatlar sunar. Bu yönüyle müzenin, çağdaş müzeoloji anlayışını çok iyi şekilde kavradığı ve sadece Türkiye’de değil, dünyada da adından çokça söz ettirdiği de aşikar. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...