Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii) - Tarihi, Mimarı, Ulaşım

Ortaköy Camii (Büyük Mecidiye Camii) – Tarihi, Mimarı, Ulaşım

İstanbul'un eşsiz bir manzarasına sahip olan Ortaköy Camii veya diğer adıyla Büyük Mecidiye Camii, Boğaz Köprüsü'nden geçerken gördüğümüz narin bir estetiğe sahip olan camilerimizden. Şehirde, Sultan Ahmet Camii'nden sonra en çok fotoğraflanan camilerden biri olması, tarihi ve sunduğu boğaz manzarasıyla her İstanbullunun mutlaka görmesi gereken bir yapı.

-

Ortaköy denince çoğu İstanbullunun aklına kumpirci ve midyecilerin ana girişte yer aldığı mekan gelir. Günümüzde ise midyeciler ve kokoreççiler caddenin diğer tarafında yer almaya başlamış. Hala boğazın kenarındaki incilerden biri olan Ortaköy ile bütünleşmiş, adeta simgesi olarak benimsenmiş olan yer ise, şüphesiz Büyük Mecidiye, yani Ortaköy Camii.

Caminin asıl adı Büyük Mecidiye, adını da caminin ”Banisi” olan Sultan Abdülmecid‘den almış. Fakat bulunduğu semtten dolayı, uzun yıllardır halk arasında Ortaköy Camii olarak anılıyor.

Camii, Neo Barok tarzda bir mimariye sahip ve Abdülmecid tarafından 1853 yılında İstanbul camilerinin ve diğer tarihi yapıların büyük bir bölümünde emekleri olan Balyan ailesinin üyelerinden ünlü mimar ”Nikoğos Balyan”a yaptırılmış. 

Ortaköy’ün kalbinin attığı yerlerden birinde bulunan bu camii, daha çok sunduğu eşsiz manzarası, çevresindeki tarihi restoranları ve kafeleri için tercih ediliyor olsa da, 2014 yılında 3 yıllık bir restorasyondan sonra yeniden açılmış olan camii, iç mimarisi, dekoru ve deniz manzarasıyla da görülmeye değer. 

Göz At ; İstanbul gezilecek yerler ( En Güzel 50 Yer ve Haritalı Gezi Rotası)

Ortaköy Camii Tarihi

Ortaköy Camii Tarihi

1853 yılında Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmış olan camii, Boğaziçi’nin geç dönem imparatorluk sahnesindeki yerini almış. Birçok tarihi kaynakta caminin ”Nikoğos Balyan”ın eseri olduğu belirtilmiş. Ne var ki yapılan son arşiv araştırmalarında bu bilgiyi doğrulayacak hiçbir belgeye de rastlanmamış. Bunun yanında, caminin inşaat sürecinde ”Artin Kalfa” ve daha sonradan da ”Hacı Stefan Kalfa”nın görev aldığı da tespit edilmiş.

Denize doğru belirgin bir biçimde uzanan bir rıhtım üzerindeki camii, Tanzimat’tan sonra kendine özgü bir karakter kazanan Osmanlı mimarlığının eski kent merkezinden uzak en önemli temsilcilerinden biri olmuş. 

Ortaköy Camii Tarihi

Uzun yıllardan beri İstanbul‘un önemli çekim merkezlerinden biri olmuş olan Ortaköy, Padişahların sayfiye yeri olarak da ilgi görmüş. 1721 yılında ise, o dönemde devletin ileri gelenlerinden olan  Mahmud Ağa, buraya bir mescid yaptırmış. 1730 yılında çıkan ”Patrona Halil İsyanı” sırasında bina tamamen yıkılmış. Sanat ve mimariye verdiği önem ile tanıdığımız Sultan Abdülmecid, tam 123 yıl sonra buraya, mescidin bulunduğu yere bir camii yapılmasını emretmiş. Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünü yitirmeye başladığı dönemde, 1853 yılında camii inşaatı tamamlanmış. Sultan Abdülmecid tarafından yaptırıldığından dolayı da, Büyük Mecidiye Camii adını almış.

Tarihinde 5 kez restore edilmiş olan Ortaköy Camii, en son 2011-2014 yılında yapılan 3 yıllık kapsamlı restorasyon sonrası ibadete açılmış. Günümüzde ibadete ve ziyarete açık olan camii, İstanbul’da görülmeye değer en önemli camilerimiz arasında yer alıyor.

Ortaköy Camii Nerede ve Nasıl Gidilir ? 

Ortaköy Camii Nerede ve Nasıl Gidilir

İstanbul’un en görkemli camilerinden biri olan Büyük Mecidiye Camii, Beşiktaş ilçesinde, Ortaköy semtinde bulunuyor. Camiye ulaşım için toplu taşıma araçlarıyla çok fazla seçenek maalesef bulunmuyor. Bu yüzden, ilk olarak Beşiktaş Meydanı‘na gitmeniz gerekebiliyor. Beşiktaş Meydanı’ndan camiye yarım saatten daha kısa bir yürüyüş sonrası ulaşmak da mümkün.

Anadolu Yakası’ndan camiye ulaşım için ise, ilk olarak vapurla Beşiktaş’a geçmeniz gerekiyor. Buradan Sarıyer’e giden otobüsler ile Kabataş Lisesi durağına ulaşabilirsiniz. Bu duraktan kısa bir yürüyüş sonrasında da camiye ulaşmak mümkün.

Ortaköy Camii Mimarisi ve Özellikleri

Eğer Sultanahmet veya Eminönü tarafından camiye gitmek istiyorsanız, Bağcılar-Kabataş tramvay hattını kullanabilirsiniz. Kabataş durağında indikten sonra, buradan Sarıyer’e giden herhangi bir otobüsle camiye ulaşım mümkün.

Camii çevresinde İstanbul’da kumpir yiyebileceğiniz en iyi mekanlardan bazılarını bulabilirsiniz. Ayrıca Beşiktaş gezilecek yerler adlı yazımıza göz atarak, ilçedeki en popüler 15 yeri haritalı gezi rotası olarak da bulabilirsiniz. Bunun yanında, Dolmabahçe Sarayı da, camiye çok uzak sayılmaz. Zamanınız varsa bu tarihi saray da görülebilir.

Ortaköy Camii İçi

»İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Ortaköy Camii Mimarisi ve Özellikleri

Ortaköy Camii Mimarisi ve Özellikleri

Deniz kenarındaki özel konumuyla İstanbul’un simge yapılarından biri haline gelmiş olan caminin oturmuş olduğu zemin, statik problemleri de beraberinde getirmiş. Daha çok zemin sorunlarından dolayı restore edilme ihtiyacı duyulmuş, deprem ve yangın etkilerinden dolayı da, birçok kez onarılmış.

Hünkar Kasrı ve ana ibadet alanından oluşan camii planının büyük bir bölümü 1848 yılında Sultan Abdülmecid tarafından Garabet Amira Balyan’a yaptırılmış olan Küçük Mecidiye Camii’nin plan kurgusunu tekrarlamaktadır. 

Büyük Mecidiye Camii İçi

Camii, bodrum kat içeren bir platform üzerinde yükseliyor ve Hünkar Kasrı ise iki katlı olarak yapılmış. Harim ve Hünkar Kasrı‘nın oluşturduğu kompozisyon simetrik bir kurguya sahip. Her ne kadar Hünkar Kasrı camii ile bir bütünlük içerisinde tasarlanmış olsa da, bağımsız işleyişi sayesinde ayrı bir yapı etkisindedir ; Harim bölümüne kuzeyden bağlanmaktadır.

Caminin ana girişinin üst kısmında yer alan salon ile, birbirine bağlanmış doğu ve batı yönündeki 3’er bölümlü, girişi iki yandan çevreleyen kanatlar ile ”U” şeklinde bir plan sergiliyor. Sultanın özel girişi ise, caminin batı kanadında yer alıyor. Rıhtıma açılan bu düzenleme de sultanın deniz yolu kullandığı göstermektedir. 

Büyük Mecidiye Camii Mimarisi ve Özellikleri

Portiko ile vurgulanmış olan giriş bölümü hünkar kasrının batı kanadının ilk katına açılır. Buradan da çift kollu bir merdiven yardımıyla hünkar dairesi olarak düzenlenmiş üst kata ulaşılmaktadır. Sultanın ibadeti için özelleşmiş, bir balkon yardımı ile harime yönelen Hünkar Locası (Mahfili), hünkar dairesi ile ilişkilidir. Hünkar kasrının doğu kanadının sirkülasyonu, merdiven aracılığıyla işlemektedir. Bu sayede, caminin ana girişinden ikinci kata ulaşım engellenmiş, beraberinde sultanın güvenliği sağlanmış ve dönemin protokol kurallarına uygun bir düzen getirilmiş.

Ana ibadet mekanı ise, daha çok dekorasyonu ile camiye farklı bir hava katmaktadır. Bazı geleneksel öğeler içeriyor olsa da, esasında batı mimarlığında, Rönesans ile şekillenen, özellikle 17. yüzyılla birlikte dönüşen İtalyan ve Fransız barok mekan anlayışının özelliklerini taşımaktadır. Duvarların çok sayıda parçalı yüzeylere ayrılması ve bunların renkli taş taklidi alçı panolar ile değerlendirilmiş olması, antik sütun düzenlerinden alıntılar ve görsel yanılsama getiren resimli dekorasyon ile bu etkiyi özetlemek mümkün.

Ortaköy Camii Hakkında Bilgiler

Görsel açıdan iki katlı olarak tasarlanmış olan mekan, alçak ve yüksek pencere sıralarının etkisine eşlik edecek şekilde yapılmış. Kaideler üzerinde yükselen üçlü pilaster demetleri ana ifadeyi belirliyor. Ana pilasterler içeride giriş ve hünkar kasrının bulunduğu cephede yarım sütuna dönüşmektedir.

Kubbenin iç yüzeyi kalemişi bezemeler ile süslenmiş. Kubbedeki tasarım temelde bir gök mimarisi sahnesini içermektedir. Geleneksel Osmanlı camii kubbelerinin ortasında genelde madalyon bulunur. Ancak buradaki kubbe tasarımı, kökeni Helenistik dönemine kadar inen, Roma ve Bizans döneminde çağlar boyunca izlenebilen ”Skene Kubbesi” tasarımına sahiptir. 

Büyük Mecidiye Camii

Caminin dış cephesi ise, iki ayrı mimari ifade içerisindedir. Harim bölümünün dış cephesi yoğun dekorasyonu ile dikkat çekerken, hünkar kasrı cepheleri oldukça sade bir görünüme sahiptir. Harim cepheleri, sütunlar, nişler, alınlıklar ve kavislerle canlı bir hareket içerisinde görülmektedir. Taş kabartmalar, buradaki yoğun dekorasyonu oluşturmaktadır. Harim cephelerinde barok tarz görülürken, Hünkar kasrı cephelerinde Neoklasik bir mimari hakimdir.

Hünkar Kasrının cepheleri çift sıralı, taş söveli, basık kemerli ve üçerli pencere dizisi ile hareketlendirilmiştir. Alt sırada yer alan pencereler ise, dekoratif amaçlı parmaklıklar ile kapatılmış. Zemin üzerindeki duvar kaidesiyle ana duvarların sınırı ve katların arası geniş profiller ile birbirinden ayrılmış. 

Büyük Mecidiye Camii

Ortaköy Camii’nin minareleri ise, tüm tasarım anlayışını destekler bir görüntü içerisindedir. Hünkar Kasrı’nın içerisine yerleştirilmiş olan tek şerefeli minarelere caminin ana girişinden ulaşılmaktadır. Günümüzde görülen minareler 1909 yılındaki onarımda inşa edilmiştir (Özgün halinde yivli gövdeli olan minareler 1894’teki depremden dolayı yıkılmış ve yerlerine yivsiz olarak yeniden inşa edilmiş).

Büyük mecidiye Camii

Özetle Ortaköy Camii, hem tasarımı hem de seçilen biçimleriyle Osmanlı dünyasının karakteristik dönüştürme-uyarlama özelliğini yansıtmaktadır. Kuşkusuz, tek kubbeli camii geleneğinin üzerindedir. Camii, batılılaşma yaklaşımına biçimler yükünü ve sütun düzenlerini eklemiştir. Boğaziçi kıyısındaki eşsiz konumu, tüm mimari iddiasının ve tasarım ustalığının yanı sıra, camiyi özel kılan unsurların başında gelmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...