3 Günde Londra’da Gezilecek Yerler & Haritalı Gezi Rotası

Londra’da gezilecek yerler listesindeki önemli cazibe merkezlerinin bazıları birbirine yürüme mesafesinde olsa da, çoğu turistik yere ulaşım için toplu taşıma aracına ihtiyacınız olabiliyor. Şehri yürüyerek keşfetmek çok kolay değil, özellikle tüm turistik yerleri keşfetmeyi planlıyorsanız. Bu yüzden gezinize nereden başlayacağınız ve nerede konaklayacağınız da önemli.

Kimisinin çok sevdiği, kimisinin beklediğini bulamadığı en güzel ve en hareketli Avrupa şehirlerinden biri olan Londra, daha çok kültür ve tarihi cazibe merkezleriyle turistlerin ilgisini çekiyor olsa da, Londra’da yapılacak çok fazla turistik aktivite de bulmak mümkün. Özellikle genç kesime hitap eden birbirinden eğlenceli cazibe merkezleri, otantik mahalleler, rengarenk ve havalı barlar, cafeler ve çok daha fazlası…

Londra’da hemen herkese, her keseye göre yapılacak şeyler ve görülecek yerler var. Şehirde çok sayıda ücretsiz olarak görebileceğiniz cazibe merkezi, tarihi yapılar, binalar ve semtler de var. Ayrıca sanatseverler için birçok müzeyi, çocuklu aileler için eğlence merkezlerini bu şehirde bulmak mümkün.

Londra, yürüyerek keşfedebileceğiniz bir şehir değil. Londra’da gezilecek yerler arasında olan bazı çekim merkezleri birbirine yürüme mesafesinde bulunuyor olsa da, bu şehirde metro ve otobüsleri çok iyi bir şekilde kullanmak gerekiyor. Tabii Londra’daki sürenize göre şehir turuna nereden başlayacağınız da önemli…

Yazı İçerisindeki Başlıklara Git

3 Günde Londra’da Gezilecek Yerler – Popüler Gezi Rotası

Londra’nın en önemli turistik yerlerini görmek için 3 gün, fazlasıyla yeterli oluyor. Eğer daha fazla zamanınız varsa, aşağıdaki listenin devamında yer alan, az bilinen Londra spotlarını da ziyaret edebilirsiniz. Londra’da 1, 2 veya 3 günlük bir gezi planı yapıyorsanız aşağıdaki rotayı takip etmeyi düşünebilirsiniz.

LONDRA’DA 1. GÜN ;

Londra’da gezilecek yerler listesi için 1 günlük bir süre yeterli olmasa da, sadece şehrin en önemli cazibe merkezlerini görerek de anlamlı bir gezi yapabilirsiniz. Tabii bunun için de turistik noktalara yakın bir yerde konakladığınızdan da emin olun.

  • Westminster Sarayı ve Big Ben ile gezinize başlayın
  • Hemen ardından, bir manastır olan Westminster Abbey‘i görün.
  • Buckingham Sarayı‘nın ön avlusunda saat 11.00’de Muhafız Değişimini izleyin
  • Muhafız Değişimi bittikten sonra şehrin en canlı ve en turistik meydanı olan Trafalgar Meydanı‘na gidin
  • Ulusal Galeri‘de 1-2 saat geçirmeyi unutmayın
  • London Eye için bilet aldıysanız şehri yukarıdan seyretmeden ayrılmayın.
  • Bir servis teknesi ile bağlantılı olan Tate Modern‘i görün

Birinci güne göre Londra’da kalabileceğiniz en iyi otellere göz atmak için TIKLAYIN.

LONDRA’DA 2. GÜN

  • İkinci güney Londra’nın en havalı bölgelerinden biri olan Camden Town ile başlayın
  • Kahvaltı sonrası Regent’s Park‘ta gezintiye çıkın
  • Mumyaları ve hiyeroglifleri seviyorsanız, ücretsiz olarak ziyaret edebileceğiniz British Museum‘a mutlaka uğrayın
  • Kraliyet Mücevherlerini ve daha fazlasını görmek için Londra Kalesi/Kulesi’ne (Tower of London) gidin.
  • Tower Bridge‘de şehrin en güzel halini seyredin
  • The Shard‘dan tüm Londra’nın eşsiz manzarasını görün.

İkinci güne göre Londra’da konaklayabileceğiniz en iyi ve en popüler oteller için TIKLAYIN.

LONDRA’DA 3. GÜN

  • Portobello Road Market’i keşfetmek için sabahı Notting Hill‘de geçirin, ardından bölgedeki birbirinden ilgi çekici sokakları dolaşın.
  • Londra’nın en sevilen müzelerinden olan Doğa Tarih Müzesi‘ni görün.
  • Hyde Park‘ta İngilizlerle piknik yapın
  • Alışveriş için Oxford Caddesi‘ne gidin
  • Soho‘yu keşfedin (Gece hayatı için planınız varsa, geceyi burada geçirin)
  • Piccadilly Circus‘a bir göz atın
  • Günü Covent Garden‘da bitirin.

Üçüncü güne göre Londra’da kalabileceğiniz en popüler otellere göz atmak için TIKLAYIN.

Londra’da Nerede Konaklamalı ?

Piccadilly Circus – kaynak ; flickr / pedro_szekely

Londra’da henüz nerede konaklayacağınıza karar vermediyseniz, aşağıdaki 3 bölgeye kısaca göz atmanızda yarar var.

Şehirdeki turistik çekim merkezleri tek bir bölgede yer almıyor, bu yüzden de Londra’da konaklama için az da olsa araştırma yapmanız gerekebiliyor, özellikle düşük bütçeli bir Londra gezisi planlıyorsanız.

Londra’da konaklama için tercih edilen en popüler ve en ideal 3 bölge ise ; Westminster, Covent Garden ve Soho bölgesidir.

⇒Westminster ; Londra’daki tarihi ve turistik çekim merkezlerinin büyük bir bölümüne ev sahipliği yapmasıyla öne çıkıyor. Diğer bölgelere ve görülecek cazibe merkezlerine de en kolay bu bölgeden ulaşabiliyorsunuz. Diğer bölgelere nazaran biraz daha pahalı olsa da, her bütçeye uygun bir oteli burada bulabilirsiniz. Bu bölgedeki en popüler otellere göz atmak için buraya tıklayın.

⇒Covent Garden ; Bu bölge de, en az Westminster kadar merkezi bir konumda bulunuyor. Burada da çok sayıda gezip görülecek yer bulabilirsiniz. Ayrıca bu bölge, restoran ve cafe konusunda Londra’nın en zengin bölgelerinden biri. Covent Garden bölgesindeki en popüler ve en ideal otellere göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

⇒Soho ; Londra’da gece hayatı için bir planınız varsa bu bölgeye yakın bir yerde konaklamayı düşünebilirsiniz. Çünkü Soho, şehirdeki en fazla bara ve gece kulübüne ev sahipliği yapan bölge. Bu bölgede konaklayarak da, şehrin önde gelen cazibe merkezlerine kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz, fakat Covent Garden veya Westminster bölgesi kadar merkezi bir yerde olmayacağınızı da unutmayın. Bu bölgedeki otellere göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz.

Daha detaylı bir konaklama rehberi için Londra’da nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Londra da gezilecek yerler haritası
Londra’da gezilecek yerler haritası Google Maps‘te görmek için tıklayın

Londra’da Yapılacak En Güzel Şeyler

Londra’nın önde gelen cazibe merkezlerinden olan Londra Kalesi, British Müzesi ve Big Ben & Westminster Sarayı gibi Londra’da gezilecek yerler listesinin ilk sıralarında yer alan çekim merkezlerine geçmeden önce, bu şehirde 2-3 gün veya daha uzun konaklamayı planlayanlar için yapılacak şu popüler aktivitelere göz atarak başlayabilirsiniz.

1.Leadenhall Market’i görün

Leadenhall Market – Kaynak ; flickr / teseum

Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Leadenhall Market, bir nevi pazar diyebileceğimiz cazibe merkezlerinden. Londra’da yeme içme veya alışveriş için göz atabileceğiniz bu pazarda, çok sayıda bar da bulabiliyorsunuz. Özellikle akşam saatlerinde hareketlenen pazar alanı, aşırı yoğun bir turist trafiğine sahip olmasa da, yine de Londra’nın en kalabalık yerlerinden.

Daha çok Londra halkı ve öğrencileri tarafından tercih ediliyor olsa da, hemen her yaştan turisti de burada görebilirsiniz. Eğer sabahın erken saatlerinde gidecek olursanız da, çok güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.

2.Neal’s Yard’da bir şeyler için

Neal’s Yard – Kaynak ; flickr / Mikel Ortega

Londra’nın en ünlü yerlerinden biri olan Neal’s Yard, bizim İstiklal’deki Cezayir Sokağı’nı andırıyor diyebiliriz, tabii çok daha renkli ve havalı bir versiyonu..

Bu küçük cadde, çok sayıda bar, restoran ve cafelere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca renkli ve çiçekli binalarıyla Londra’da en güzel fotoğraf çekilecek yerlerden biri. Cadde, Londra’nın en popüler bölgesi olan Covent Garden’a oldukça yakın bir konumda. Sırf fotoğraf çekmek için bile ziyaret edilebilir.

Neal’s Yard, daha çok yerel gençlerin ve Uluslararası öğrencilerin tercih ettiği bir yer olsa da, turistler arasında da oldukça popüler. Burada bulunan mekanlar da, bütçenizi zorlayacak mekanlar değil. Yeme içme için olmasa da, renkli binalara göz atmak için Neal’s Yard’ı ziyaret edebilirsiniz.

3.Kraliçe Evi’ndeki ünlü Tulip Stairs’i Görün

Tulip Stairs – Kaynak ; flickr / kaysgeog

17. yüzyılın başlarında inşa edilmiş olan Kraliçe Evi, başlı başına görülmesi gereken cazibe merkezlerinden. Ancak bu ev, daha çok Tulip Stairs adı verilen sarmal merdivenleri ile turistlerin ilgisini çekiyor.

Lale Merdivenleri olarak da bilinen bu merdivenler, baş döndürmesiyle ünlü. Ayrıca şehirdeki en fotojenik yerlerden biri. Büyük Britanya’da inşa edilen ilk geometrik kendinden destekli spiral merdiven olma ünvanına da sahip olan bu merdivenleri görmek için ücretsiz olarak Kraliçe Evi’ni ziyaret edebilirsiniz.

4.Kanal Turu yapın

Little Venice (Küçük Venedik) – Kaynak ; flickr / quintin

Regent kanalının büyük birlik kanalı ile kesiştiği yere ‘Little Venice’ (Küçük Venedik) adı veriliyor. Burası, şehir merkezinden kolay ulaşılabilir bir konumda bulunuyor ve Londra’da yeteri kadar zamanı olan her turistin mutlaka görülecek yerler listesine eklediği spotlardan.

Son zamanlarda Londra’nın popüler turistik cazibe merkezlerinden biri olmaya devam eden  Küçük Venedik’te kanal turu da yapabiliyorsunuz. Ayrıca kanal kenarlarında güzel bir yürüyüş yeri de bulunuyor. Buradan Londra Hayvanat Bahçesi ve Regent Parkı‘na yürüyerek rahatlıkla ulaşılabilir.

5.Greenwich Meridyeni’ni Görün

Greenwich Meridyeni – Kaynak ; flickr / Stephen Bugno

Baş Meridyen olarak da bilinen Greenwich Meridyeni, dünyayı doğudan batıya ayıran gerçek çizgidir.

Dünyadaki her zaman diliminin başlangıç noktası olarak da bilinen bu meridyen çizgisi Greenwich Park’ta bulunuyor. Şehir merkezinden veya diğer bölgelerden kısa bir toplu taşıma yolculuğu ile buraya rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

6.Peggy Porschen’de Çilekli bir kek yemeyi unutmayın

Peggy Porschen – Kaynak ; flickr.com

Londra’nın en fotojenik cafelerinden biri olan Peggy Porschen, sırf dışarıdan görmek için bile ziyaret edebileceğiniz yerlerden. Cafe, Londra’da şarap içilebilecek en güzel mekanlardan biri olarak biliniyor olsa da, kek veya pasta yemek için de uğrayabileceğiniz bir yer.

Şehirdeki en havalı ve en hareketli caddelerden biri olan Ebury Street‘te bulunan bu şirin cafe, Belgravia semtinde kolay ulaşılabilir bir konumda yer alıyor.

Cafe sonrası Belgravia semtini keşfedebilir, bölgedeki diğer mekanlara göz atabilir veya Ebury Caddesi’ndeki birbirinden lüks mağazaları gezebilirsiniz.

7.The Churchill Arms

The Churchill Arms – Kaynak ; flickr / Nicholas Moulds

Londra’nın en ünlü pub’ı desek, sanıyoruz abartmış olmayız.

Londra’da hareketli gece hayatına başlayabileceğiniz en ideal adreslerden biri olan Churchill Arms, şehirdeki en çok tercih edilen barlardan biri. Daha çok geceleri hareketli olsa da, günün her saatinde oldukça yoğun bir mekan diyebiliriz.

Barın dış cephesi etkileyici çiçek aranjmanları ile süslü. Zaten bar, daha çok bu aranjmanlarıyla dikkat çekiyor. Hiçbir şey yiyip içmeseniz dahi, Londra’nın en süslü bu barını mutlaka görün deriz.

Pub, Batı Londra’da Kensington Kilise Caddesi üzerinde kolay ulaşılabilir bir konumda bulunuyor. Şehrin hemen her yerinden buraya toplu taşıma araçlarıyla rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

8.Borough Market’te akşam üstü bir şeyler atıştırın

Borough Market – Kaynak ; flickr / Patrick Stoll

İster öğle veya akşam yemeği, isterseniz de atıştırmalık bir şeyler için tercih edebileceğiniz yerlerden olan Borough Market, bir pazar yeri. Ancak bu pazar, bildiğimiz pazarlardan çok daha farklı. Öncelikle burası Londra’nın en hareketli bölgelerinden biri. Ayrıca çok sayıda bar ve restorana ev sahipliği yapıyor.

Londra Köprüsü yakınlarında bulunan Borough Market’in tarihi 1014 yılına kadar uzanıyor. Bu yüzden şehirdeki en iyi bilinen yerlerden biri.

Günün her saatinde bir şeyler yemek veya içmek için ziyaret edebileceğiniz bu pazar yeri, Londra’da gezilecek yerler listesindeki en popüler cazibe merkezlerinden.

9.Sky Garden

Sky Garden – Kaynak ; flickr / martin petitt

Sky Garden‘dan Londra’nın manzarasını seyretmek, bu şehirde turist olarak yapılacak en popüler şeylerden biri. Muhteşem bir manzaraya ev sahipliği yapan Sky Garden, Fenchurch Caddesi’ndeki Walkie Talkie binasının tepesinde yer alıyor.

360 derecelik şehir manzarasını ücretsiz olarak seyredebildiğiniz gibi, içeride özenle düzenlenmiş bir botanik bahçesi, lüks bir restoran ve cafe de bulunuyor. Sky Garden’a ücretsiz olarak girebiliyorsunuz. Ancak rezervasyon yaptırmak da şart (Ücretsiz).

Rezervasyon yaptıracağınız saati de mümkünse gün batımına yakın bir saati tercih edin deriz.

10.Çin Mahallesi’nde ucuz yemeklerin keyfini çıkarın

Chinatown – Kaynak ; flickr / Neil Howard

Hemen her Avrupa başkentinde olduğu gibi, Londra’da da bir Chinatown bulunuyor.

Burası daha çok uygun fiyatlı Asya yemekleri için tercih edilebilecek yerlerden. Ancak bölgede çok sayıda alışveriş yapabileceğiniz yerler de bulmak mümkün. Çin Mahallesi’nin en güzel noktası ise doğu ve batı kültürünün harmanlaştığı Wardour Caddesi‘dir. Bu cadde, Çin Mahallesi’nin geneline göre biraz daha farklı bir atmosfere sahip.

11.The Shard’dan gün batımını seyredin

The Shard – Kaynak ; flickr / Dumphasizer

The Shard, Londra’nın en ünlü gökdeleni olarak biliniyor. Bu gökdeleni şehrin hemen her noktasından rahatlıkla görebiliyorsunuz. 2012 yılında inşa edilmiş olan bu bina, 95 katlı ve 309 metre uzunluğunda.

Cüzi bir ücret ödeyerek bu kulenin izleme platformuna çıkabiliyorsunuz. Biraz pahalı olsa da, bütçe sıkıntısı olmayan gezginlerin göz atabileceği cazibe merkezlerinden.

12.Alışveriş için King Street’e gidin

King Street – kaynak ; flickr / daniel

Covent Garden Market’in hemen yanından başlayan King Street alışveriş caddesi, Londra’nın en ünlü yerleri arasında. Herkesin elinde 3’er 5’er poşetler. Ancak caddedeki mağazaların büyük bir bölümü dünyaca ünlü ultra lüks markaların mağazaları. Yani bir hayli pahalı.

Caddenin bazı bölümlerinde yerel üreticilerin mağazaları da bulunuyor. Ayrıca cadde, şehirdeki en canlı ve en renkli bölgelerden biri. Alışveriş için olmasa da, atmosferi solumak için bile ziyaret edilebilir.

13.Piccadilly Circus

Piccadilly Circus – Kaynak ; Flickr.com / Steven Penton

Londra’da bizim en sevdiğimiz yerlerden biri olan Piccadilly Circus, başkentin gerçek koşuşturmacasını ortaya koymasıyla ünlü.

Şehirdeki en kalabalık ve en hareketli kavşak olan Piccadilly Circus, Londra’nın en iyi restoranlarını bulabileceğiniz yerdir. Kavşağın birleştiği caddede çok sayıda restoran, cafe ve mağaza bulabiliyorsunuz. Ancak buranın, Londra’nın en pahalı bölgelerinden biri olduğunu unutmayın.

14.Trafalgar Meydanı’nı Keşfedin

Trafalgar Meydanı – Kaynak ; flickr.com / r_boed

Trafalgar Meydanı, Londra’da gezilecek çok sayıda tarihi ve turistik cazibe merkezine ev sahipliği yapıyor. Meydan, başlı başına görülmesi gereken yerlerden. Ancak buranın ana cazibesi Nelson Sütunu ve Londra Ulusal Galerisi‘dir. Ayrıca meydandan kısa bir yürüyüş sonrası şehirdeki en dikkat çekici yapılardan olan St Paul Katedrali’ni de görebilirsiniz.

1832-1838 yılları arasında Trafalgar Savaşı’nın zaferini kutlamak amacıyla kurulmuş olan meydan, Londra’daki birçok festivale ev sahipliği yapmasıyla da ünlü.

15.Millennium Köprüsü’nde fotoğrafçı yanınızı keşfedin

Millennium Köprüsü – Kaynak ; flickr / island home

Londra’da instagram için en güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz yerlerden biri olan Millennium Köprüsü, hem St Paul Katedrali hem de Trafalgar Meydanı gibi Londra’nın gezilecek yerleri arasında popüler olan cazibe merkezlerine oldukça yakın bir konumda bulunuyor.

Köprü üzerinde durduğunuzda, Londra Şehri’nin çağdaş mimarisi arasında rahat bir şekilde yerleştirilmiş ikonik St Paul Katedrali’nin mükemmel çerçevesine ve kompozisyonuna sahip olacaksınız. Aynı zamanda köprü Half Blood Prince filminde yer aldığı için Harry Potter hayranları için kaçırılmaması gereken bir yer.

Londra’da Gezilecek Yerler

Her yıl 20 milyona yakın turistin ziyaret ettiği bu şehir, Kraliyet saraylarından halk parlamentosuna, müzelerden ve kiliselerden nefes kesici manzaralar için dev bir dönme dolaba kadar turistler için her türlü eğlenceyi ve kültürü sunuyor.

Aşağıdaki turistik yerler, Londra’da olmazsa olmaz popüler cazibe merkezleri. Eğer Londra’da yeteri kadar zamanınız yoksa, aşağıdaki turistik noktalar ile gezinize başlayabilirsiniz.

16.Londra Kalesi / Kulesi

Londra Kalesi - Tower of London
Londra Kalesi

Şehrin en ünlü yerlerinden olan Londra Kalesi/Kulesi, görkemli mimarisi ve birbirinden farklı yapıları ile dikkat çekiyor. Hem saray, hem de kale ve hapishane olarak da bilinen Londra Kalesi yüzyıllar boyunca birçok farklı rol üstlenmiş.

İngiltere’nin en ikonik yerlerinden biri olarak kabul edilen bu kalenin bir de özel hayvanat bahçesi bulunuyor.

1078 yılında inşa edilmiş muazzam Beyaz Kule’nin içerisinde 17. yüzyıl krallar serisini görebilirsiniz.

Diğer önemli yerler arasında, Kraliyet Mücevherleri sergisi, gerekçelerle yapılan infazlarla ilgili korkunç sergiler ve kraliyet darphanesi yer alıyor.

17.British Müzesi

British Müzesi
British Müzesi

Londra’da gezilecek müzeler arasında en güzeli olan British Müzesi, dünyanın en iyi antika koleksiyonlarına ev sahipliği yapmasıyla ünlü.

Antik dünyadan 13 milyondan fazla dev bir esere sahip olan bu müze, Asur, Babil, Çin, Avrupa ve daha birçok farklı bölgelerden oluşan bölümleriyle gezmeye doyamayacağınız bir müze. Birbirinden kaliteli eserlere ev sahipliği yapan bu müzenin dış mimari yapısı da, görülmeye değer.

Ayrıca müzenin tüm bölümlerine ücretsiz olarak girebildiğinizden dolayı da, Londra gibi şehirde ücretsiz olan bir şeyi kaçırmayın deriz.

18.Big Ben & Westminster Sarayı

Big Ben & Westminster Sarayı
Big Ben & Westminster Sarayı

Londra’nın en meşhur yerlerinden biri de, bu dev saat kulesidir. Westminster Sarayı‘nın hemen yanındaki saat kulesi, birbirinden güzel tarihi binalarla çevrili olduğu gibi, şehirdeki en merkezi konumlardan biri.

Big Ben ilk olarak Westminster’de 31 Mayıs 1859’da çalmış. Tabii yapılış tarihi bundan biraz daha öncesine dayanıyor.

Günümüzde şehirdeki en güzel fotoğraf karelerini yakalayabileceğiniz bu saat kulesini ve hemen yanındaki Westminster Sarayı, Londra’da kaçırılmaması gereken cazibe merkezlerinden.

19.Buckingham Sarayı

Buckingham Sarayı
Buckingham Sarayı

Londra Sarayları arasında en görkemlisi olan Buckingham, Londra’nın güzel Kraliçesi II. Elizabeth‘in evidir. Kraliçenin özel alanları hariç bu sarayın büyük bir bölümünü turlar ile görebiliyorsunuz. Sarayı gördükten sonra, saraydan çok Kraliçe’yi görmek istiyorsunuz. Çünkü bu saray, Avrupa sarayları arasında en iyi 5’e girebilecek saraylardan bir tanesi.

Görkemli yapısının yanında, eşsiz mimari dokusu, cephe üzerindeki eserleri ve Kraliyet ailesinin konuklarını ağırladığı 19 devlet odası, kelimenin tam anlamıyla muazzam. Saray turunda sadece bu 19 odayı görebileceğinizi de unutmayın.

Avizeler, şamdanlar, Rembrandt ve Rubens‘in tabloları ve seçkin İngiliz ve Fransız mobilyalarıyla zengin bir şekilde dekore edilmiş bu odalar, Kraliyet Koleksiyonu’nun en görkemli parçalarından bazılarını sergiliyor.

Saray ziyareti 1 saatten fazla sürüyor ve tur fiyatları İngiltere’nin başkenti Londra’ya göre ideal ancak bize göre pahalı. 5 yaşından küçük çocukların ücretsiz olarak ziyaret edebileceği bu sarayı da listenize mutlaka ekleyin deriz.

20.Hyde Park

Hyde Park
Hyde Park

Londra’nın en turistik yerlerinden biri olan Hyde Park, Oxford Caddesi’ne kadar uzanıyor.

Londra’nın koşuşturmacasından, kalabalık turist kafilesinden veya trafiğinden daraldığınızda temiz hava alabileceğiniz bir yer arıyorsanız, Londra’nın güzelliklerini keşfedebileceğiniz bu parka göz atabilirsiniz. Daha çok Londra gençlerinin takıldığı yerlerden biri olan Hyde Park içerisinde birkaç tarihi ve turistik cazibe merkezini de görebilirsiniz.

Londra’da gezilecek yerler arasında ilk sıralarda yer alan bu parkta yapılacak en güzel şey, göl üzerinde kuğularla birlikte güzel bir tekne gezintisine çıkmaktır. Tabii bunun yanında yakınlardaki Kensington Bahçeleri‘ni de görebilirsiniz.

Ücretsiz olarak görebileceğiniz bu parkta çocuklarınız için de birkaç küçük aktiviteyi bulabilirsiniz. Her şekilde, Londra’da görülmesi gereken en güzel yerler arasında diyebilirim.

21.Ulusal Galeri

Ulusal Galeri
Ulusal Galeri

Londra’nın en güzel yerlerinden bir tanesi olan Ulusal Galeri, sanat ve tarih severlerin sevebileceği çekim merkezlerinden. Trafalgar Meydanı’nı süsleyen Londra Ulusal Galerisi, gezinmek için haritaya ihtiyaç duyabileceğiniz müzelerden bir tanesi. Çünkü galeri çok büyük ve labirent gibi oldukça karışık.

13. ve 19. yüzyıllar arasında Batı Avrupa geleneğindeki eserlere sahip olan bu müzede İtalyan Rönesans başyapıtları ve Fransız İzlenimcileri eserlerini fazlasıyla görebiliyorsunuz.

Müzede binlerce görülmeye değer eser var. Fakat bunlar arasında kaçırılmaması gereken 2 resim ise, Botticelli’nin “Venüs ve Mars” ve Van Gogh’un “Ayçiçekleri” adlı eserleridir.

Ayrıca Ulusal Galeri Londra’da ücretsiz gidilecek yerler arasında olduğundan dolayı, kaçırılmaması gereken bir yerdir.

22.Camden

Camden
Camden

Londra’nın en güzel ve en canlı semtlerinden biri olan Camden, dövme ve piercing dükkanlarıyla çevrili. Burası, şehirdeki en iyi atmosfere sahip bölgelerden biri. Hem turistlerin hem de yerli halkın en çok takıldığı yerlerden biri olarak bilinir ve Londra gezisinde kaçırılmaması gereken yerlerdendir.

Camden Market ise bölgedeki birbirinden güzel el sanatları ürünlerinin ve sokak yemeklerinin satıldığı hoş bir atmosferi olan yerdir. Londra’nın pahalı restoranlarına alternatif ucuz bir yemek seçeneği arıyorsanız Camden’e göz atabilirsiniz.

Ayrıca Camden, Londra’da alışveriş için de en ideal yerlerden biri olarak bilinir.

23.London Eye – Dönme Dolap

London Eye - Dönme Dolap
London Eye – Dönme Dolap

Birçok başkentte olduğu gibi, Londra’da da manzara seyredebileceğiniz bir dönme dolap bulunuyor. Biraz pahalı olsa da, dönme dolaptan görebileceğiniz manzaraya değecektir.

Geceleri aydınlatıldıktan sonra çok daha güzel bir manzaraya ev sahipliği yapan bu dönme dolaba binmekteki amaç, daha çok manzara seyretmek olsa da, çift olarak Londra’da yapılacak en güzel şeylerden biri olarak da biliniyor.

Hemen yakındaki Londra Akvaryumu’na da göz atmayı unutmayın. Burası çocuklarla Londra’da gezilecek yerler arasında bir numara.


Booking.com

24.Soho

Soho
Soho

Londra’nın gece hayatının kalbinin attığı yerlerden biri olan SOHO, eskiden seks turizmi için tercih ediliyormuş. Fakat günümüzde daha çok eşcinsellerin takıldığı yerlerden biri olarak biliniyor ve şehirdeki en iyi gece kulüplerini bulabileceğiniz yerlerden biri.

Tabii gece kulüplerinin dışında Soho’da birbirinden güzel restoranları, tiyatroları ve çok sayıda caz barı da bulabilirsiniz. Leicester Meydanı‘na oldukça yakın bir konumda bulunan Soho, Londra’da ne yapılır ? sorusuna birbirinden güzel cevapları bulabileceğiniz güzel bir yer, kaçırmayın.

25.Shoreditch

Shoreditch
Shoreditch

Londra’da görülecek bir diğer güzel yer ise, Shoreditch adı verilen, son zamanlarda turizme kazandırılmak için büyük ve kapsamlı bir yenilenme çalışması yapılmış olan Londra’nın en güzel bölgelerinden biridir.

Günümüzde Londra’nın en iyi gece hayatına sahip bölgelerinden biri olarak bilinir ve turistlerin en favori spotlarından.

Bu bölge, ayrıca Londra’da konaklama için de gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz bir yer. Birbirinden güzel turistik noktalara ev sahipliği yaptığı gibi, şehrin önde gelen gezilecek noktalarına da oldukça kolay bir ulaşım ağı sunuyor.

Kaliteli barlar ve restoranlarla çevrili olan bu bölge ayrıca aile dostu bir yerdir. Yani çocuklarınızla akşam güzel ve canlı bir restorana giderek, muhteşem atmosfere sahip bu restoranlarda Londra’nın en güzel akşam yemeğini yiyebilirsiniz.

26.Baker Sokağı/Caddesi

Baker Sokağı/Caddesi
Baker Sokağı/Caddesi

Baker Street olarak bilinen bu cadde, Londra’nın en ünlü yerlerinden bir tanesi. Şehri ziyaret eden hemen hemen tüm turistlerin görmeden ayrılmadığı bir yer diyebiliriz.

Sherlock Holmes‘un yaşadığı cadde olarak bilinen Baker Sokağı, ününü de buradan alıyor. ”Sherlock Holmes” tutkunları, bu caddeyi görmeden Londra’dan ayrılmayın.

Caddenin hemen köşesinde Madame Tussauds Müzesi bulunuyor ve Londra müzeleri arasında bir hayli popülerdir. Çocuklar ile Londra’yı ziyaret ediyorsanız, göz atabilirsiniz.

Caddede bulunan restoranlar ve kafeler Londra’nın geneline göre biraz pahalı olsa da, burası insanları izleyebileceğiniz güzel mekanlara ev sahipliği yapıyor. Özellikle yaz aylarında Londra’yı ziyaret ediyorsanız, kapı yakınında oturarak caddeyi ve insanları seyredebilirsiniz.

27.Oxford Caddesi

Oxford Caddesi
Oxford Caddesi

Bir diğer Londra’nın turistik yeri ise, Avrupa’nın en yoğun ve en büyük alışveriş caddesi olan Oxford‘tur. Burası Londra’da alışveriş için planı olanların gönül rahatlığıyla tercih edebileceği yerlerden.

Birbirinden ünlü markaları bulabileceğiniz bu büyük cadde şehir merkezine oldukça yakın bir konumda bulunuyor.

300’den fazla mağazası olan cadde, tam alışveriş severler için.

Günde 500 binden fazla kişinin ziyaret ettiği bu caddeyi ziyaret etmek, Londra’da yapılacak aktivitelerden en güzelidir. Tabii pahalı mağazalarda alışveriş yapabilecek bütçeniz varsa.

Bizim gibi vitrinlere de bakarak bu caddede eğlenebilirsiniz. Ya da cadde üzerindeki pahalı mekanlardan birine girerek İngiliz halkının alışveriş heyecanına tanıklık edebilirsiniz.

28.Leicester Meydanı

Leicester Meydanı
Leicester Meydanı

Londra’nın güzellikleri bitmez. Leicester Meydanı da, bu güzellikler arasında en popüler olanıdır. 19. yüzyıldan beri bir eğlence noktası olarak faaliyet gösteren bu meydan ve çevresi, şehirde ihtiyacınız olan birçok şeyi bulabileceğiniz yerlerden. Lüks bir otelde konaklamak isterseniz de bu bölgedeki otellere göz atabilirsiniz.

Ayrıca fast-foodlardan şık ve lüks restoranlara veya ara sokaklardaki biraz daha küçük kaliteli restoranları da burada bulabilirsiniz.

Alışveriş için çok fazla seçenek olmasa da, yine meydanın çevresinde birkaç mağazayı da bulabilirsiniz.

Meydanın tam ortasında bulunan bahçe de yaz aylarında oturup dinlenebileceğiniz güzel yerlerden.

29.Tower Bridge – Kule Köprüsü

Tower Bridge - Kule Köprüsü
Tower Bridge – Kule Köprüsü

Şehirdeki en ünlü yerlerden biri olan Kule Köprüsü de, Londra’nın gezilecek güzel noktalarından biri. Güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz bu köprüden geçebilir, şehrin enfes manzarasını seyredebilirsiniz.

Köprüden, Londra Kulesi, St. Paul Katedrali’nin ikonik kubbesi ve Londra’nın silueti olan The Shard’ı görebiliyorsunuz.

Şehri daha yüksek bir noktadan görmek isterseniz de, cam zemine sahip köprünün tepesindeki motor odalarının bulunduğu yere çıkabilirsiniz. Burası cam bir zemin ve bir hayli yüksek olduğundan, yükseklik korkunuz varsa sadece köprüden geçmekle yetinebilirsiniz.

30.Londra Doğa Tarihi Müzesi

Londra Doğa Tarihi Müzesi
Londra Doğa Tarihi Müzesi

Sanatseverlerin sevebileceği müzelerden biri olan Londra Doğa Tarihi Müzesi, şehirde ücretsiz görülebilecek yerlerden bir tanesi.

70 milyondan farklı esere ev sahipliği yapmasıyla ünlü olan bu dev müze, çocukların da sevebileceği müzelerden biri. Müzeyi gezerken, ücretsiz Doğal Tarih Müzesi Uygulamasını indirecek olursanız, müzeyi çok daha çabuk ve anlamlı şekilde gezebiliyorsunuz.

Müze, kesinlikle görülmeye değer. Fakat yaz aylarında, bir de hafta sonu bu müzeyi ziyaret etmek istiyorsanız, uzun kuyruklarda bekleyebileceğinizi unutmayın. Çünkü müze ücretsiz. Böyle bir durumda da hiçbir turist bu müzeyi kaçırmak istemiyor.

Daha Başka Londra’da Nereler Gezilir ?

Londra’da daha birçok turistik gezilecek noktaları bulabilirsiniz. Fakat 2-3 günlük bir Londra gezisi planlıyorsanız, ilk olarak yukarıdaki listeye bakın deriz. Şehirde daha fazla zamanınız kalırsa da, aşağıdaki popüler yerlere de göz atabilirsiniz.

31.St (Aziz) Paul Katedrali

St Paul Katedrali – kaynak ; flickr / Stefan Jurca

Dünyanın en büyüklerinden biri olan görkemli kubbesiyle, görülmeye değer kiliselerden biri olan Aziz Paul Katedrali (St Paul’s Cathedral), Londra’daki birçok önemli tarihi olayın odak noktası olmuş.

St. Paul, Londra Şehri’nin en yüksek noktasında yer almakla kalmaz, aynı zamanda Birleşik Krallık’taki en büyük ikinci kilise binası ve Londra’nın en eski simge yapılarından biri olmasıyla da öne çıkar.

St. Paul Katedrali, tarihi MS 604 yılına kadar uzanan bir kilisenin yerine inşa edilmiş. Katedral bugün görüldüğü şekliyle 1675 ile 1710 yılları arasında inşa edilmiş ve mimar Sir Christopher Wren (Michelangelo’nun Roma’daki Aziz Petrus Bazilikası kubbesinden etkilenmiştir) tarafından tasarlanmış.

St. Paul, tarihi boyunca, Prenses Diana ve Prens Charles’ın 1981’deki düğünü ve Lord Nelson, Winston Churchill, Wellington Dükü ve Margaret’in cenazeleri gibi İngiliz tarihindeki birçok önemli olay için kilit bir yer olarak hizmet vermiş.

32.Hampstead Heath

Londra’nın en güzel parklarından biri. Güzel manzarası ve atmosferi için çocuklarla gidilebilecek en güzel yeşil alanlardan.

Muhtemelen kuzey Londra’nın en çekici ilçelerinden biri olan Hampstead ise, Hamstead Heath adlı parkın yanı sıra çok sayıda turistik çekim merkezine de ev sahipliği yapıyor. Eğer Londra’da yeteri kadar zamanınız varsa, Hampstead bölgesi için en azından yarım gününüzü ayırmayı düşünebilirsiniz. Bölgede görülecek yerler arasında öne çıkan çekim merkezleri ise ; Freud Müzesi, Flaskwalk, Keats House ve Kenwood House.

33.Brixton Akademisi

Brixton Akademisi – kaynak ; flickr / Drew de F Fawkes

Rock ve pop müziğin en iyi adresi olarak bilinen Brixton Akademisi, canlı müzikleri dinleyebileceğiniz en güzel mekanlardan bir tanesi.

Ünlü yıldızlarında ara sıra uğradığı mekanlardan biri olarak bilinen Brixton, tarihi 1929 yılına uzanan bir binada yer alıyor. Burası, 1983 yılında bir müzik mekanı haline gelmiş ve o günden günümüze Londra gençlerinin en popüler çekim merkezlerinden biri olmaya da devam ediyor.

34.Chinatown

Londra da gezilecek yerler blog
Chinatown – kaynak ; flickr / Carolina Chiao

Bildiğiniz Çin mahallesi. Fakat biraz daha renkli olanı. Daha çok ucuz yemekleri için tercih edebileceğiniz bu bölgede, alışveriş için de birkaç seçenek bulabilirsiniz.

Westminster’ın kalbinde yer alan Chinatown, 1950’lerden beri burada bulunuyor ve 80’den fazla farklı Asya restoranına, kafesine ve barına, ayrıca Çin yemek dükkanlarına, fırınlarına ve hediyelik eşyalarına ev sahipliği yapıyor.

35.Electric Avenue

Electric Avenue – kaynak ; flickr / diamond geezer

Londra’nın en ünlü caddelerinden bir diğeri olan Electric Bulvarı, hem alışveriş hem de canlı müzik için tercih edilebilecek yerlerden.

İngiliz müzisyen Eddy Grant’ın 1982 tarihli single’ında aynı adı taşıyan Electric Avenue, Lambeth’in Güney Londra ilçesinde, Brixton mahallesinde bulunuyor. 1800’lerin sonlarında elektrik ile aydınlatılan dünyadaki ilk pazar caddesiydi, dolayısıyla adı da buradan geliyor.

Electric Avenue, Brixton’un alışveriş bölgesinin kalbindeki bir yaya caddesi. Londra’daki diğer alışveriş caddelerinin aksine burada, çok daha düşük bütçeli alışveriş yapabileceğiniz mağazaları bulabiliyorsunuz.

Londra’da gezilecek yerler, tabii ki sadece bu 35 yer ile sınırlı değil. Daha birbirinden güzel yapılacak aktiviteleri ve görülecek önemli yerleri bulabilirsiniz. Ancak ilk olarak listedeki popüler yerleri aradan çıkarın. Zamanınız kalırsa da, diğer gezilecek noktalara göz atın deriz.

36.Portobello Road Market

Londra da gezilecek yerler blog

Londra’nın sevilen bölgelerinden olan Notting Hill’de bulunan Portobello Road Market (Portobello Yolu Pazarı), hem alışveriş hem de yeme içme için göz atabileceğiniz en popüler cazibe merkezlerinden biri.

Portobello Yolu’ndaki pazarın 19. yüzyıla uzanan zengin bir tarihi bulunuyor. Londra’nın Batı Yakası boyunca 3-4 km boyunca uzanan bu antika pazarı, İngilizlerin olduğu kadar turistlerin de favori alışveriş spotlarından biri. Aklınıza gelebilecek hemen her türlü hediyeliği ve koleksiyon ürünlerini bulabileceğiniz bu pazardaki ürünlerde oldukça bütçe dostu.

Türünün dünyadaki en büyüğü olan bu açık hava antika pazarında eski kıyafetlerden antika ev eşyalarından elektronik, mücevher ve sanat eserlerine kadar her şeyi satan 1.500’den fazla satıcı var.

Alışveriş yapmayı veya hediyelik almayı düşünmüyorsanız bile, muhteşem ve renkli Gürcü mimarisinin fotoğraflarını çekmek, sokak satıcısı yemeklerini yemek, içecekleri yudumlamak ve hatta sadece bazı sokak sanatçılarını dinlemek için Portobello Pazarı’na da gidebilirsiniz.

37.Regent’s Park

Regent's Park

395 dönümlük Regent’s Park ilk olarak Henry VIII tarafından satın alınmış ve 1649 yılına kadar bir av yeri olarak kullanılmış.

The Regent’s Park, turistler ve yerliler için tonlarca farklı açık hava etkinliği sunuyor ve spor tesisleri tek başına yaklaşık 100 dönümlük bir alanı kaplıyor (bu da onu Londra’nın merkezindeki en büyük açık hava sporları alanı yapıyor).

Burada, Londra silüetinin manzarasının keyfini çıkarmak için yakındaki Primrose Tepesi’ne gitmenin veya ZSL Londra Hayvanat Bahçesi’ndeki (parkın kuzeydoğu kesimindeki) gorilleri ve aslanları izlemenin yanı sıra, hem içinde hem de çevresinde keşfedilecek çok sayıda başka turistik yer vardır.

The Regent’s Park’ta bulunan bir diğer önemli cazibe merkezi, hem turistler hem de yerli halk tarafından tercih edilen The Hub olacaktır. Burada ziyaretçiler futbol, ​​tenis, softbol, ​​ragbi ve hatta kriket oyunlarının keyfini çıkarabilir ve ayrıca yakınlarda kiralık tekneler ve deniz bisikletleri bulunan bir göl vardır.

The Regent’s Park’tayken Oxford Caddesi’ne 15 dakikada veya Londra Hayvanat Bahçesi’nden yaklaşık 15 dakikalık yürüme mesafesindeki Camden Markets’a kolayca yürüyebilirsiniz. Parktan Sherlock Holmes Müzesi ve Madam Tussauds gibi diğer ilgi çekici yerlere de kolayca ulaşılabilir.

38.Primrose Tepesi

Primrose Tepesi

Londra’da aralarından seçim yapabileceğiniz pek çok turistik yer varken, bir tepenin zirvesine tırmanmak herkesin yapmak isteyeceği şeylerden biri olmayabilir. Ancak Primrose Tepesi‘nin zirvesinden Londra silüetinin çarpıcı panoramik manzarasını gördüğünüzde, Londra’da ziyaret etmek için neden bu kadar popüler bir yer olduğunu anlayacaksınız.

19. yüzyıla kadar Primrose Hill, ağaçlar ve kurtlarla dolu bir ormanlık alandan başka bir şey değildi ve hatta bir zamanlar İngiliz hükümdarları tarafından avlanma yeri olarak kullanılıyordu. Bir zamanlar burada yetişen çuha çiçeği sayısı nedeniyle Primrose Hill adının verildiğine inanılıyor; (bugün pek çoğu görülmese de), ancak bazı uzmanlar adının Londra yeraltının genişlemesiyle ünlü Archibald Primrose’dan geldiğine inanıyor.

Primrose Tepesi’nin en güzel yanı ise, tarihi boyunca çok fazla değişmemiş olması. Yani buralardaki sokaklarda dolaşırken 20. yüzyılda bir Londra köyünde dolaşıyormuş gibi hissedeceksiniz.

Bugün Primrose Hill, zengin ve ünlüler arasında yaşamak için oldukça arzu edilen bir yer.

Primrose Tepesi’nin zirvesine tırmanarak, altı farklı bakış açısından deniz seviyesinden 63 metre yükseklikten Londra silüeti manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz. Tepedeki ağaçlar manzaranın kapanmaması için alçak tutulur ve güneşli bir günde The London Eye, The Shard ve The BT Tower gibi ilgi çekici yerleri ve simge yapıları görebilirsiniz.

Size tavsiyem, sadece Primrose Tepesi ile sınırlı kalmayın, çevresindeki sokaklarda dolaşın. Çünkü sokakların, binaların, evlerin ve barların çoğu yıllardır dokunulmadan bırakılmıştır ve bu, başka hiçbir şeye benzemeyen çok benzersiz, mimari bir his verir.

Primrose Tepesi’nin zirvesinde oturup manzaranın tadını çıkarmak isteyip istemediğinize bağlı olarak önerebileceğimiz ziyaret süresi yaklaşık iki ila üç saattir. Belki söylemeye gerek yok ama gün doğumu veya gün batımı saatlerinde Primrose Tepesi’ne çıkmak bölgeyi ziyaret etmek için en iyi zaman.

Zirveye oldukça dik bir tırmanış olduğu için, rahat yürüyüş ayakkabısı giymeyi, yanınızda su getirmeyi ve akşam/gece saatlerinde ziyaret etmeyi planlıyorsanız kalın giyinmeyi de unutmayın.

39.Southbank Centre

Southbank Center, Thames Nehri’nin hareketli güney kıyısında yer alır ve Avrupa’da sanata adanmış en önemli merkezlerden biri olarak kabul edilir.

Kompleks, diğer önemli alanların yanı sıra Hayward Galerisi, Kraliyet Festival Salonu ve Kraliçe Elizabeth Salonu’ndan oluşmaktadır. Tiyatro ve müzik prodüksiyonlarından edebiyat okumalarına kadar her yıl binlerce gösteri bu salonlarda gerçekleşiyor. Yıl boyunca birçok geçici sanat sergisi de var.

Southbank Center, sanat, müzik ve dans için bir merkez üssü olarak bilinir. Tek bir alanda çok çeşitli kültürel seçenekleri bulabileceğiniz bir sanat kompleksidir. Neredeyse her gün merkezde ücretsiz etkinlikler yapılıyor. Bunlara açık hava kitap fuarları, uluslararası yemek tezgahları, dans atölyeleri dahildir.

Kompleksteki salonlar ise şöyle ;

  • Kraliyet Festival Salonu, Southbank boyunca uzanan en büyük binalardan biridir. Canlı klasik müzik ve diğer etkinlikleri görebileceğiniz bir oditoryum alanı sunar.
  • Hayward Gallerisi, Londra’daki önemli bir modern sanat galerisidir.
  • Kraliçe Elizabeth Salonu, Kraliyet Festival salonundan daha küçük bir konser salonudur, ancak yine de Southbank bölgesindeki en büyük ikinci salondur. Oda orkestraları, kuartetler, korolar ve dans gösterileri için gidilmesi gereken bir yerdir.
  • Şiir Kütüphanesi, Sanat Konseyi’ne ait şiir koleksiyonunu barındırır. Size muazzam bir modern şiir koleksiyonuna erişme fırsatı sunuyor. Koleksiyon 1914’ten kalmadır ve İngiltere’nin dört bir yanından şiirleri kapsar.

40.Carnaby Caddesi

Carnaby Caddesi

“Swinging London” ve “Swinging Sixties” gibi terimler, Soho’nun Carnaby Caddesi ile o kadar eş anlamlı hale geldi ki, biri olmadan diğerini hayal etmek zor.

Carnaby Sokağı bir zamanlar “Harikaların Başkenti” olarak kabul edilmekle kalmadı, aynı zamanda 1960’lardaki İngiliz gençlik devriminin merkez üssüydü ve yalnızca en popüler olanlar Carnaby Caddesi’ni durakları olarak adlandırabilirdi. Mod moda ürünleri satan birçok moda mağazası, Carnaby Caddesi’ni tüm dünyada bir ev ismi haline getirdi ve Londra’nın modası, mağazaları ve turizm endüstrisi üzerindeki etkileri bugün hala görülebiliyor.

Bugün, Carnaby Caddesi hala şehirde, hatta muhtemelen dünyada başka hiçbir yerde bulamayacağınız ürünleri sunan bir dizi benzersiz ve modaya uygun giyim mağazasına sahiptir. Carnaby alışveriş bölgesinin tamamı Kingly Street (doğuda), Marshal Street (batıda) ve 50’den fazla restoran, pub ve bara ev sahipliği yapan Newburgh Street’ten (Newburgh Quarter olarak da bilinir) oluşur.

41.St James’s Park

Londra’da doğayla iç içe huzurlu bir yürüyüş arıyorsanız, St. James’s Park, rotanıza eklemeniz gereken cazibe merkezlerinden biri olmalı.

Londra’da gezilecek yerler listesindeki en sevilen parklardan biri olan St James’s Park, günün yorgunluğunu atabileceğiniz Londra halkıyla iç içe olabileceğiniz yerlerden biri.

St. James’s Park’taki en büyük dönüşüm 1828’de mimar John Nash’in IV. George’un emriyle araziyi ağaçlar, çimenler ve bahçelerle yeniden tasarlamasıyla gerçekleşti. Nash, orijinal kanalı “doğal şekilli” bir göle dönüştürmekten sorumluydu ve aynı zamanda parkın pitoresk caddelerini ve dolambaçlı yollarını da tasarladı.

St. James’s Park 23 hektar (ya da 57 dönüm) bir alana sahiptir ve Buckingham Sarayı, Alışveriş Merkezi, St. James Sarayı ve At Muhafızları yakınında elverişli bir konuma sahip.

St. James’s Park sadece çarpıcı çiçek tarhlarına ve geniş açık yeşil alanlara sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda en ünlüsü yerleşik pelikan kolonisi olan (başlangıçta 1664’te bir Rus büyükelçisi tarafından hediye edilen) 15 farklı kuş türüne ev sahipliği yapar.

Gölün yukarısında bulunan Mavi Köprü, tarihi boyunca birçok filmde yer aldığı gibi başlı başına ünlüdür. Köprüde dururken Buckingham Sarayı’nın muhteşem manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz ve doğuya bakarsanız Swire çeşmesini, Horse Guards Parade (At Muhafızları binasıyla birlikte) ve Whitehall Court’u göreceksiniz. Ayrıca St. James Parkı içinde iki ada (Batı Adası ve Ördek Adası) vardır ve Ördek Adası’nın güney tarafında, London Eye ve Big Ben’in pitoresk manzarasına sahip Pelikan Kayası’na tünemiş bir Tiffany çeşmesi göreceksiniz.

St. James’s Park’ta ayrıca, biri Dünya Savaşları sırasında şehit olan Muhafız alaylarının askerlerini anan iki ünlü anıt var.

42.Richmond Park

Yaklaşık 2500 dönümlük park alanıyla Richmond Park, Londra’nın sekiz prestijli Kraliyet Parkı’nın en büyüğüdür. Aynı zamanda bir Ulusal Doğa Koruma Alanıdır ve en çok 1637’den beri burada yaşayan geyikleriyle ünlüdür.

Bu Özel Bilimsel İlgi Alanı, 650 geyik sürüsü de dahil olmak üzere dikkate değer bir flora ve fauna yelpazesine ev sahipliği yapmaktadır ve tümü Londra’nın merkezine kısa bir mesafededir.

Richmond Park’ı ziyaret etmek ücretsizdir. Golf sahalarının kullanımı, bisiklet kiralama ve binicilik gibi spor tesisleri ise ücrete tabidir ve önceden rezervasyon gerektirebilir.

43.Science Museum (Londra Bilim Müzesi)

Bilimle ilgili herhangi bir şeyin aşığıysanız, Londra Bilim Müzesi‘ni ziyaret etmek bir zorunluluktur. Ancak bir 3D IMAX sineması, etkileşimli bir uçuş simülatörü ve Discovery Motion Theatre ile Bilim Müzesi’ni bütünüyle takdir etmek için mutlaka bir kimya veya fizik aşığı olmanız gerekmez.

Bilim Müzesi aslında Avrupa’nın en çok ziyaret edilen bilim ve teknoloji müzesidir ve her yıl 3,3 milyondan fazla insanı çekmektedir. South Kensington’da bulunan Bilim Müzesi’nin tarihi, Güney Kensington Müzesi’nin şu anda Victoria & Albert Müzesi olan yerde açıldığı 1857 yılına kadar uzanıyor.

Bugün Bilim Müzesi, yedi kata yayılmış ve konulara göre kategorize edilmiş (tıp, nükleer enerji, fotoğrafçılık, elektrik, gıda, teknoloji, ulaşım ve çok daha fazlası gibi) 300.000’den fazla nesneye ev sahipliği yapıyor.

Bilim Müzesi’nde görebileceğiniz şeyler ise ;

  • Launch Pad (çocukların “temel bilimsel ilkeleri keşfedebilmeleri” için uygulamalı bir galeri).
  • Apollo 10 komuta modülü ve uçuş simülatörü
  • Keşif Uzay Galerileri (İngiliz uzay görevlerinde uçurulan üç metre yüksekliğindeki bir teleskopu da içerir).
  • Dünyanın ilk uluslararası uydusunun bir modeli.
  • Beagle 2 Mars Lander ve Huygens Titan sondasının tam ölçekli modelleri.
  • İlk jet motoru.
  • Saatçilerin Koleksiyonu (dünyadaki en eski saat ve kol saati gösterimidir).
  • İngiltere’nin ilk yayın vericisi.
  • Hooper & Co.’nun özgün tasarım çizimleri ve motorlu araç yapım kayıtları
  • Neil Armstrong ve Buzz Aldrin tarafından imzalanan Apollo 11 Uçuş Planı
  • “Eagle”ın tam boyutlu bir kopyası (1969’da Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’i Ay’a götüren iniş aracı).
  • Gray-Milne sismografı (1885 dolaylarında).
  • Bir Sovyet BESM 1965 süper bilgisayarı.
  • James Watson ve Francis Crick’in DNA modelinin yeniden yapılandırılması.

Bilim Müzesi’ni ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

44.Londra Hayvanat Bahçesi

ZSL Londra Hayvanat Bahçesi, 1828’den beri açık olduğu için (Londra Zooloji Derneği altında) dünyanın en eski bilimsel hayvanat bahçesidir ve duvarlarının içinde 756’dan fazla farklı türün yaşadığı Birleşik Krallık’taki en büyük hayvan koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmasıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Çocuklarınızla Londra’yı ziyaret ediyor ve ailece yapılacak bir şey arıyorsanız, Hayvanat Bahçesi’ni Londra’da gezilecek yerler listenize kesinlikle ekleyin deriz.

45.Hampton Court Sarayı

Henry VIII’in maceralı hikayeleri hakkında her şeyi öğrenmek için Hampton Court Sarayı‘nı da listenize ekleyebilirsiniz.

16. yüzyılda inşa edilen Hampton Court Sarayı, yalnızca Kral Henry’nin ve sonraki monarşinin ikametgah yeri olarak hizmet etmekle kalmadı, aynı zamanda İngiltere’deki en önemli dönemlerden birinin, yani Tudor hanedanının sembolü olarak duruyor.

Duvarları süsleyen büyük duvar halıları ve yapraklar ve kraliyet arması ile karmaşık bir şekilde oyulmuş tavan kirişleri ile İngiliz kraliyet tarihinin en büyük Ortaçağ odalarından biri olan Büyük Salon’u görmeyi de unutmayın.

46.Londra Ulaşım Müzesi

Londra Ulaşım Müzesi 1920’lerden beri var ve Londra’nın 200 yıllık ulaşım tarihini kapsayan 450.000’den fazla eşyaya ev sahipliği yapıyor. Müzede, modern Londra’nın büyümesi ile dünyaca ünlü ulaşım sistemi arasındaki bağlantı hakkında bilgi edinebilirsiniz. Müze, sadece tarihi eserlerle sınırlı kalmayıp, günümüzün bazı ulaşım konseptlerini ve hatta fütürist olanları da içeriyor.

Müze iki kata yayılmıştır ve birinci kat, ziyaretçilerin binebileceği en eski ahşap Metropolitan demiryolu vagonlarından biri de dahil olmak üzere en heyecan verici sergileri içeriyor. İkinci katta, çeşitli tarihi ulaşım eserlerini görebilir ve Londra’nın ilk yolcu demiryolunun (1833’te Londra Köprüsü’nden Greenwich’e olan) inşaatı hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Dünyanın her yerinden (New York, Yeni Delhi, Tokyo, Paris, Şanghay ve tabii ki Londra gibi) ulaşım sistemi görsel-işitsel kayıtları ile karşılaşacağından, binanın girişi bile başlı başına görülmeye değer. Ayrıca bir kütüphane (39 Wellington Caddesi’nde bulunur) ve Frank Pick tarafından tasarlanan ikonik Londra Metrosu logosunun arkasındaki hikayeyi kapsayan sergileri de müzede bulabilirsiniz.

47.London Mithraeum

Londra da gezilecek yerler blog
London Mithraeum – kaynak ; wikimedia.org/Simon Burchell

Aslen MS 240 civarında inşa edilen Mithras Tapınağı, 1954’te İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir bomba sahasının kazısı sırasında keşfedilmiş.

Tapınak, Londra’nın merkezindeki arkeolojik bir cazibe merkezidir. Antik Roma dünyasında bulunan 100 Mithraik tapınaktan biri olan İngiltere’nin en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilir ve Londra’da gezilecek yerler listesinde olması gereken en önemli kalıntıdır.

Londra’daki bu eşsiz tapınağı ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

48.Brick Lane

Yüzyıllar boyunca Brick Lane, farklı göçmen topluluklarının eklektik bir karışımına sahip bir bölge olarak biliniyor. Ama bugün Brick Lane belki de Londra’daki en iyi sokak sanatı, vintage giyim pazarları ve hatta Londra’daki en iyi köri evleri gibi çok çeşitli sanatsal ve kültürel lezzetleri bir araya getirmesiyle tanınıyor.

Brick Lane, esasen 1990’lardan beri Londra’nın alternatif kültür merkezi olarak bilinen Londra’nın Doğu Yakası’nın kalbidir. Ancak Brick Lane, bugün görüldüğü gibi her zaman ziyaret etmek için son derece moda bir yer olarak görülmedi. Yüzyıllar boyunca bölge birçok göçmene, yabancıya ve hatta “muhaliflere” ev sahipliği yaptı ve ondan önce Londra’nın eski şehir surlarının hemen dışında bulunduğu için Roma mezarlığı olarak kullanılıyordu.

1990’lardan bu yana, Brick Lane sayısız sokak sanatı eseri sayesinde sanatçılar, hippiler, bohemler ve yupiler için bir mekân haline geldi ve aynı zamanda Londra’nın en ünlü gece kulüplerinden bazılarına, bağımsız butiklere ve ilgi çeken vintage moda pazarlarına ev sahipliği yapıyor.

49.Harrods

Eşsiz mimarisiyle Harrods, hem alışveriş tutkunları hem de alışverişle işi olmayan turistler için Londra’da gezilecek yerler listesine eklenebilecek en önemli cazibe merkezlerinden. Burası bir AVM ve içeride dünyaca ünlü markaların mağazalarından yerel markaların mağazalarına ve fast food dükkanlarına kadar her şeyi bulabiliyorsunuz.

Londra’nın en zengin mahallelerinden birinin (Knightsbridge) kalbinde yer alan Harrods, yedi kat, 90.000 metrekare ve 330 farklı departmana yayıldığı için Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezidir.

Harrods, 1849 yılında perakende ticaretle uğraşan ve çay ticaretine özel ilgi duyan bir işadamı olan Charles Henry Harrod tarafından kuruldu. Başlangıçta Harrods, yalnızca iki çalışanı ve bir kurye ile çay ve yiyecek satan tek odalı bir mağaza olarak tasarlandı. Ancak, 1880’de Harrods, lüks giyim markalarından bütçeye uygun ev eşyalarına kadar her şeyi sunan gelişen bir mağazaya dönüştü.

Londra Kaç Günde Gezilir ?

Foto kaynak ; flickr / Barnyz

Londra için 3 günlük bir süre yeterli oluyor, fakat daha uzun süre bu şehirde konaklayacak olursanız gezilecek ve görülecek daha birçok yeri bulabilirsiniz.

Londra’da geceleri de dışarı çıkmayı planlıyorsanız seyahat sürenize mutlaka 1 gün daha ekleyin. Çünkü Londra, Avrupa’daki en iyi gece hayatı sahnesine ev sahipliği yapan şehirlerden biri. Bunun yanında, yukarıdakilerin dışında Londra’da gezilecek daha çok yer var, özellikle sıcak yaz aylarında. Bu yüzden Londra için en azından 3 gün, ideal olarak da 4 gününüzü ayırın deriz.

The London Pass

Londra’da geçireceğiniz 3 gün boyunca zamandan ve paradan tasarruf etmenin ilk yolu London Pass satın almaktır.

Londra’daki turistik yerleri ziyaret ederken uzun kuyruklara girmek istemiyorsanız London Pass Kartı almayı kesinlikle düşünün deriz.

London Pass, 1 ila 10 gün arasında geçerlidir (rezervasyon sırasında ne seçtiğinize bağlı olarak). Dijital bir geçiş olduğu için akıllı telefonunuza indirebilir ve her cazibe merkezinin girişinde sunabilirsiniz.

London Pass Kartı, kredi sistemiyle kullanılabiliyor. Örneğin 3 günlük London Pass 430 kredi ile gelir, bu da 120£ civarındadır. Fakat bu kredilerle ziyaret edebileceğiniz yerlerin toplam giriş ücreti ise yaklaşık olarak 450£ civarındadır. Yani normal fiyatın yaklaşık 3’te 1’ine turistik noktalara erişim sağlayabilirsiniz.

Peki London Pass Kartı’nın Faydaları Neler ?

  • Bu kart ile Londra’daki en iyi cazibe merkezlerinden 80’den fazlasına giriş sağlayabilirsiniz
  • Ayrıca kredilerinizi, indi bindi turist otobüsü (Hop on Hop Off) ile seyahat etmek ve kendinizi yormadan Londra’yı görmek için de kullanabilirsiniz.
  • Bazı hediyelik eşya dükkanlarında indirimlerle alışveriş yapabilirsiniz

London Pass Kartı’nızı online olarak satın alabileceğiniz gibi Londra’ya ulaştığınızda turizme ofislerinden ve anlaşmalı acentalardan satın alabilirsiniz.

Londra Gezisi Hakkında İhtiyacınız Olabilecek Tavsiyeler

Londra’da 3-4 gün gibi bir zamanınız varsa ve şehri çok daha rahat ve bütçeli bir şekilde ziyaret etmeyi planlıyorsanız, aşağıdaki önerilerimize göz atmayı da unutmayın. Londra, küçük ve yürüyerek kolaylıkla gezebileceğiniz bir şehir değil. Ayrıca Londra ucuz bir şehir olmadığından dolayı, yeme içmeden konaklamaya ve turistik yerler ziyaretine kadar aşağıdaki tüm ipuçlarına kısaca göz atmanızda yarar var.

⇒London Pass Kartı Alın

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi London Pass Kartı ile şehirdeki birçok cazibe merkezine ücretsiz olarak girebiliyorsunuz. Londra’daki turistik cazibe merkezlerinin bazıları ücretsiz, fakat buralarda bile uzun giriş kuyruklarına girmeniz gerekiyor. London Pass Kart ile uzun kuyruklara girmekten de kurtulabilirsiniz.

London Pass, sürekli artan maliyetler olmadan Londra’nın en ikonik yerlerinden birçoğunu görmenin iyi bir yoludur. Kartın kendisi oldukça pahalı olmasına rağmen (bir günlük bir geçiş için yetişkinler için 75 £ ve çocuklar için 55 £, iki, üç, altı ve on günlük geçişler de mevcuttur), görecekseniz buna değecektir. Ayrıca bu kartlarla hop on hop off turist otobüslerini kullanabilir ve bazı mağazalarda indirim kazanabilirsiniz.

Oyster Card Alın

Eğer Londra’da 3-4 gün gibi uzun bir zaman geçirmeyi planlıyorsanız, Oyster Card da satın almanızı tavsiye edebileceğimiz şeylerden biri olacak.

Metro, London Overground, Transport for London Rail ve bazı National Rail istasyonlarına gidip normal bir Oyster Card satın alabilirsiniz. 5£ depozito ödeyerek alabileceğiniz bu kartlara para yükleyerek toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz. Eğer toplu taşıma araçlarını Oyster Card ile kullanacak olursanız, normal biletten daha ucuza seyahat edebilirsiniz. Özellikle havaalanından şehir merkezine veya şehir merkezinden havaalanına seyahat ederken bu kartlara ihtiyacınız olabiliyor.

Oyster Card’ı online olarak satın alabilir, konaklayacağınız otele kargolanmasını isteyebilirsiniz. Ya da Londra’daki birçok istasyondan birine girip bu kartı satın alabilirsiniz.

⇒Mümkün Olabildiği Kadar Merkeze Yakın Bir Yerde Konaklayın

Londra’da merkeze ne kadar yakın olursanız, şehirdeki cazibe merkezlerine de o kadar yakın olursunuz. Yakın olmasanız bile merkezde kaldığınız sürece çoğu çekim merkezine yürüyerek gidebilirsiniz.

Merkeze mümkün olduğunca yakın bir yerde kalacak olursanız, ayrıca hem gece hayatı hem de yeme içme konusunda şehrin en zengin yerinde olursunuz.

West End, Shoreditch veya The South Bank çevresini tavsiye ederim, ancak kalabileceğiniz en iyi mahalleyi seçmenize yardımcı olması için Londra’da Nerede Kalınır ? konusundaki kapsamlı rehberimi okuyabilirsiniz.

⇒Ücretsiz Yürüyüş Turlarına Katılın

Aslında bu turlar tam olarak ücretsiz değil. Yani rehbere ne isterseniz ödeyebiliyorsunuz. Tabii hiçbir şey ödememe gibi bir durum olamayacağından dolayı, ne kadar isterseniz o kadar ödeyebiliyorsunuz.

Londra’da çok sayıda ücretsiz yürüyüş turu var. Her biri hemen hemen aynı konseptte olsa da, farklı konseptte olan turları da bulabilirsiniz.

⇒Nehir Turu Yerine Nehir Otobüsünü Kullanın

Thames Nehri boyunca uzanan çok sayıda turistik nehir gezisi vardır. Hop-on-hop-off otobüsleri gibi onlarında kendine özgü özellikleri ve faydaları vardır. Fakat biraz pahalı olduğundan dolayı, nehir gezisi yapmak istiyorsanız nehir otobüslerini kullanın deriz.

Nehir Otobüsü MBNA Thames Clipper tarafından işletiliyor ve şehrin uzak doğusunda Woolwich’e ve uzak Batı’da Putney’e kadar uzanıyor. Ortalama 10£’nin altında bir ücrete bu otobüslere binebilir, Thames Nehri’ni keşfedebilirsiniz.

Londra’da Ne Yenir ?

Londra'da Ne Yenir ?
Londra’da Ne Yenir ?

Londra, Hint, Çin ve Türk yemekleri gibi dünya mutfağından birçok lezzete sahip. Açıkçası İngilizlerin yemekleri çok da tercih edilmiyor, özellikle turistler tarafından. Zaten hem Avrupa hem de Asya mutfağına hakim restoranları bulabileceğinizden dolayı buna da gerek kalmıyor. Fakat özellikle bir İngiliz yemeği denemek isterseniz aşağıdaki lezzetler ile başlayabilirsiniz.

London Particular

London Particular, kurutulmuş bütün bezelye veya sarı veya yeşil bezelyeden yapılan geleneksel bir İngiliz çorbasıdır. Ekstra lezzet için havuç, kereviz ve soğan gibi sebzeler de eklenebilir.

Fish and Chips

Balık ve Patates kızartması, İngilizlerin simge lezzetlerinden biri. İngiltere’nin hemen her şehrinde bulabileceğiniz gibi Londra’da fazlasıyla bu lezzeti bulabilirsiniz. Sokak satıcılarından fast food mağazalarına balık ve patates kızartması satan çok fazla yer var.

Geleneksel olarak yemek, dışarıda yemek yemeyi kolaylaştırmak için yağlı kağıda ve bir kat gazeteye sarılmış olarak servis edilir ve İngilizlerin yaptığı gibi yapmak istiyorsanız, onu yemenin tek kabul edilebilir yolu budur.

Afternoon Tea

5 çayı olarak da bilinen Afternoon Tea, İngilizlere özel olaylardan biri. Öğleden sonra çayı, tatlı veya tuzlu yiyecekler eşliğinde öğleden sonra saat 3 ile 5 arasında çay içmenin eski bir İngiliz geleneğidir.

İngiliz kahvaltısı

Tam kahvaltı olarak da bilinen bu geleneksel İngiliz yemeği, birkaç temel unsur ve bazı bölgesel eklemelerle her yerde karşımıza çıkıyor. İlk olarak et var – genellikle sosis ve domuz pastırmasının bir karışımı. Sosis, sade domuz sosisidir, domuz pastırması ise çizgili veya arka domuz pastırması olabilir.

Sonra sebzeler ve baklagiller var – her ikisi de yüksek ateşte pişirilmiş kuru fasulye ve domates. Domateslerdeki tatlılık ve asitlik dengesi, tabağın diğer tarafındaki yağlılığı güzelce dengeler. Son olarak, çıtır çıtır kızarmış ekmek ve tüm yemeği birbirine bağlamak için iki veya üç aşırı kolay yumurta var.

Bu doyurucu kahvaltının yanında genellikle bir fincan çay, ketçap veya kahverengi sos ve güzel bir meyve reçeli bulacaksınız. İsteğe bağlı olarak kişisel damak tadına ve bölgesel tercihlere bağlı olarak siyah muhallebi, böbrek, mantar ve patates kızartmaya eklenebilir. Bu kahvaltıyı Londra’da gezilecek yerler listesindeki en popüler çekim merkezlerinden olan Covent Garden’da deneyin deriz. Burada çok sayıda cafe ve kahvaltı yapabileceğiniz mekanlar var.

Daha detaylı bir yeme içme rehberi için Londra’da ne yenir ? adlı yazımıza göz atmayı da unutmayın.

BENZER YAZILAR



Booking.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Booking.com
error: Content is protected !!