Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Kız Kulesi Hakkında Bilgiler | (Tarihi, Ulaşım, Ziyaret, Yemek)

Kız Kulesi Hakkında Bilgiler | (Tarihi, Ulaşım, Ziyaret, Yemek)

2500 yıllık bir tarihe sahip Kız Kulesi, uzun yıllar İstanbul'un yaşadıklarına tanıklık etmiş, aşkın, sevdanın ve yalnızlığın simgesi olarak şairinden ressamına, yazarından müzisyenine ve yönetmenine birçok sanatçıya ilham olmuş şehrin en görkemli yapısıdır. İstanbul boğazını süsleyen gizemli yapısıyla birçok efsanelere konu olmuş kule, İstanbul'u ziyaret eden her turistin mutlaka uzaktan da olsa gördüğü turistik cazibe merkezlerinden.

-

Fotoğraf sanatına merak saranların ilk uğradığı yerlerden biri olan Kız Kulesi, arkasındaki tarihi yarımadadan yükselen kuleler ve minarelerle şehirdeki en güzel manzarayı sunan yerler arasında. Uzun yıllar boyunca İstanbullu aşıkların uğrak mekanlarından biri olmuş ve demode oldu artık diyenlere inat, çiftlerin unutulmaz bir yer olarak hatıralarında yer etmeye devam ediyor.

İstanbul‘un en güzel ilçelerden biri olan Üsküdar’da Salacak açıklarında bulunan Kız Kulesi, her daim İstanbullunun popüler hafta sonu gezi güzergahlarından biri olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Kuleyi akşam saatlerinde en güzel görebileceğiniz yer, Salacak Sahili. Burası minderlerin sahile yerleştirildiği, küçük bir izleme terası gibi. Öyle lüks bir yer de değil. Çay, kahve, atıştırmalık her şey bulunabilir. İşte tam bu merdivenlerdeki minderler üzerinde, Kız Kulesi manzarası eşliğinde içilen kahveler dillere destan. İstanbul’da yeteri kadar zamanınız varsa, kuleyi gördükten sonra akşam saatlerinde bu salacak sahilinde manzaraya karşı güzel bir çay/kahve içmeyi de ihmal etmeyin deriz.

Üsküdar’da Kız Kulesi’nin dışında daha birçok turistik cazibe merkezi bulunuyor. Bu turistik yerleri de görmek isterseniz, haritalı Üsküdar gezilecek yerler adlı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Kız Kulesi Tarihi

Kız Kulesi Tarihi

Tarihi antik çağlara kadar uzanan Kız Kulesi, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde de adından söz ettirmiş ve her İmparatorluk için önemli bir yer olmuştur.

Bir Rum araştırmacıya göre, kulenin bulunduğu küçük ada önceleri Asya sahillerinin bir çıkıntısı iken zamanla sahilden kopmuş ve denizin ortasında bir adacık olmuştur. Bu adacığın üzerindeki kayalıklardan ilk kez MÖ 410‘da söz edilmiş. Bu tarihlerde Atinalı bir komutan olan ”Alkibiades”, boğaza girip çıkan gemilerden vergi almak ve boğazı denetleyebilmek için bu adada bir kule inşa ettirir ve zamanla burası boğazın giriş çıkış kontrollerini yapan bir gümrük istasyonu halini alır. 

Bazı kaynaklarda İstanbul’un fethiyle Kız Kulesi’nin savunma amaçlı olarak kullanıldığı söyleniyor olsa da, bunun hiçbir gerçek yanı olmadığı gibi, bu durumu kanıtlayan bir kaynakta bulunmuyor. O dönem Anadolu ve Rumeli Hisarı varken Kız Kulesi’nin savunma amaçlı kullanılması da zaten gerekli değildi.

Bizans Dönemi

Kız Kulesi Tarihi

Maalesef günümüzde Kız Kulesi’nin tam olarak ne zaman yapıldığına dair net bilgiler bulunmuyor. Çoğu bilgiler, rivayetlere ve efsanelere dayalı olsa da, birçok tarihçiye ve araştırmacıya göre kulenin Bizans döneminin en önemli hanedanlıklarından biri olan Kommenos hanedanından 12. yüzyıl İmparatoru Manuel Komnenos tarafından yaptırıldığı söylenir. Yalnız şöyle bir detaydan da bahsetmek gerek. Birçok kaynakta kulenin yapım tarihine 1110 denir. Ancak bu tarih ”Aleksios Kommenos” dönemine denk gelir ve Aleksios’un dönemini anlatan tarihçiler ”Kız Kulesi”nden bahsetmezler.

Manuel Komnenos’un Kız Kulesi’ni yaptırmasındaki amaç ; Boğazı denetim altında tutmak istemesi ve boğazdan geçen ticari gemilerden vergi almak istemesiydi. Bu yüzden de kule ile Avrupa sahili arasına bir zincir çekmiş, uzun bir süre bu zincir sayesinde boğaz kontrol altında tutulmuş olsa da kulenin, zincirin ağırlığını kaldıramadığından dolayı yıkıldığı söylenmektedir.

Bizans döneminde kule, diğer dönemlerde olduğu gibi bir sürgün ve tecrit yeri olarak da kullanılmış. En çok efsane de Bizans döneminde türetilmiş. Kuleye farklı isimler verilip, farklı hikayelerden bahsedilmiş. Ancak bu hikayelerin günümüze kadar gelebilmiş olması da, bazı tarihçilerde bunların hikayeden ibaret olamayabileceği kanısını oluşturmuş.

Osmanlı Dönemi

Kız Kulesi Efsanesi

Yukarıda da bahsettiğim gibi Fatih Sultan Mehmet veya ondan sonraki padişahlar bu kuleyi bir savunma amacı olarak kullanmamış. Zaten Rumeli ve Anadolu Hisarı varken buna da gerek kalmamış.

İstanbulluların ”Küçük Kıyamet” olarak adlandırdığı 1509 yılında kule hasar görmüş. Yavuz Sultan Selim döneminde Mimar Hayreddin tarafından onarılmış. 17. yüzyıldan sonra bir deniz feneri olarak kullanılmış olan kule, 1719 yılında fener yağından dolayı çıkan bir yangın sonucunda tahrip olmuş. Bu yangın neticesinde kule, ahşap yerine taştan yeniden yapılmıştır.

Kule, 1830’a gelindiğinde şehirdeki Kolera salgınının şehre yayılmaması amacıyla bir karantina hastanesine dönüştürülmüş. Bu yıllarda veba salgını sırasında bir tecrit yeri olarak da kullanılmış. 

Kulenin Osmanlı Dönemi’ndeki en son onarımı II. Mahmud döneminde yapılmış. Kulenin üst tarafına camlı bir köşk ve bu köşkün üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe eklenmiş. Kız Kulesi Kapısı üzerindeki mermerde, günümüzde Sultan II. Mahmud’un tuğrasını taşıyan kitabe görülebilmekte. Bu kitabe de 1832-33 yıllarında yerleştirilmiştir. 

Kule, birçok törende ve merasimlerde top atışı için de kullanılmış. Bunun yanında birçok Sultan burayı bir dinlenme yeri veya seyir alanı olarak da kullanmış. Son olarak I. Mahmud’un burada rüşvet aldığı iddiasıyla ”Darüssade Ağası”nı idam ettirdiği de söylenir.

Cumhuriyet Dönemi

Kız Kulesi İçi

Cumhuriyeti’n kurulmasından kısa bir süre önce tekrardan deniz feneri olarak kullanılmış olan kule, Cumhuriyet Döneminde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Denizcilik İşletmeleri gibi devlet kurumlarının hizmetinde kullanılmıştır. Günümüzde ise özel bir şirkete ait. Bir seyir terası ve restoran olarak hizmet veriyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Kız Kulesi Efsaneleri

Kule hakkında birçok efsane bulunuyor. Bunların bazıları Bizans Döneminden kalma efsaneler, bazıları da Osmanlı döneminden. Kalabalık bir kentin hemen yanı başında duruyor olması, herkes tarafından rahatlıkla görülebilmesi ancak kolay bir şekilde ulaşılamıyor olması, bu kule hakkında birçok efsanenin anlatılmasına neden olmuştur.

Hero ve Leandros Efsanesi

Kız Kulesi Efsanesi

Kız Kulesi Efsanelerinin en iyi bilineni bir aşk hikayesi olan Hero ve Leandros Efsanesi‘dir.

Kız Kulesi zamanında Tanrıça Afrodit için yapılmış bir tapınakmış. Tapınakta, genç rahibeler yaşar ve her bir rahibenin de farklı bir görevi varmış. Bu rahibeler arasında en güzeli olan Hero ise, tapınakta kumrulara bakmak ile görevliymiş. Geleneklere göre her yıl bahar geldiğinde dönemin delikanlıları hayatının aşkını bulabilmek için tapınağa gidip Afrodit’e yalvarırmış. Boğaza yakın bir yerde oturan ”Leandros” da gelmiş bir gün tapınağa. Hero’yu gördükten sonra da hayatının aşkını bulmak için Afrodit’e yalvarmasına da gerek kalmamış. Çünkü Hero ve Leandros birbirini görür görmez aşık olmuşlar.

İmkansız aşkmış onların ki. Çünkü hero bir rahibedir ve rahibelerin de evlenmesi yasaktır. Bu koca engele aldırmayan Hero ve Leandros ne pahasına olursa olsun görüşmeye devam etmişler. Günümüz şartlarında olduğu gibi o dönemde de aşk engel tanımıyormuş.

Hero, bir gece yarısı gizlice kulenin tepesine çıkıp Leandros’a yol gösterebilmek için bir meşale yakmış. İyi bir yüzücü olan Leandros da atmış kendini boğazın serin sularına. Kuleye ulaşıp gizlice aşk yaşayan aşıklar bu yöntem ile her gece buluşmuşlar. Ta ki şanslarının yaver gitmediği güne kadar.. Fırtınalı bir gece yarısı Hero’nun yakmış olduğu meşale sönüvermiş. Sevgilisinin ışığını göremeyen Leandros yolunu kaybedip boğazın serin sularında kaybolmuş. Sabaha kadar kulenin tepesinde sevgilisini bekleyen Hero, Leandros’un cansız bedenini kıyıda görmüş ve dayanamayıp atmış kendisini boğazın sularına… 

KIZ KULESİ FOTOĞRAFLARI

Yılan Efsanesi

Kız Kulesi’nin diğer bir efsanesi ise, prensesin yılan tarafından ısırılmasıyla kısa süren yaşamı üzerinedir. 

Bizans İmparatoru’nun kızının yılanlar tarafından ısırılayacağını yaşlı bilginlerden duyan İmparator, kızını denizin ortasındaki bu kuleye yerleştirir. Adaya gönderilmiş olan bir meyve sepetinden çıkan yılan Prensesi ısırır. İmparator bu olay ile birlikte kaderden kaçamayacağını öğrenir ve yılanların prensesi rahat bırakmayacağını düşünerek kızının cansız bedenini mumyalatıp pirinç bir tabuta koydurur. Bu yılan Efsanesi Ayasofya’ya kadar devam eder. Ayasofya’ya defnedilmiş prensesin tabutundaki iki deliğin prensesin peşini bırakmayan yılanlar tarafından açıldığı söylenmektedir.

Kız Kulesi Hakkında Bilgiler

Kız Kulesi

5 katlı olan kule 18 metre yüksekliğinde ve Salacak sahiline 150 metre uzaklıkta bulunmaktadır. Bir çok farklı amaç için kullanılmış olan kulenin bir hapishane olarak da kullanıldığı söylenmektedir. 

Avrupalı tarihçiler tarafından Leander Kulesi olarak da bilinen Kız Kulesi, salacak açıklarında bir adacığın üzerinde bulunur ve günümüzde bir restoran – seyir terası olarak faaliyet göstermektedir. İstanbulluların hafta sonu için popüler kahvaltı yerlerinden biri olan kule, hem kahvaltı, hem de öğle ve akşam yemeği için  tercih edilebilecek en güzel yerlerden.

Kız Kulesi Nerede ve Nasıl Gidilir ? 

Kız Kulesi Nerede ve Nasıl Gidilir ?

İstanbul Anadolu Yakası‘nın en güzel ilçelerinden biri olan Üsküdar’ın Salacak Sahili yakınlarında bulunan Kız Kulesi’ne ulaşım için Salacak ve Kabataş’tan hareket eden tekneleri kullanabilirsiniz.

Kabataş’a ulaşım için Yenikapı Hacıosman metrosunu kullanacaksanız, Taksim durağında inerek füniküler ile Kabataş’a gidebilirsiniz. Ya da Yenikapı durağında inerek ”Marmaray”a aktarma yapabilir, Marmaray Üsküdar durağında inerek Salacak sahiline ulaşabilirsiniz. Üsküdar Marmaray ile kuleye giden tekneleri bulabileceğiniz Salacak Sahili arası 10 dakika yürüme mesafesindedir. 

İster Kabataş isterseniz de Salacak Sahili. Ancak en çok tercih edilen ve en kolay yöntem Marmaray’ı kullanarak Üsküdar’a gelmektir. Ayrıca Salacak Sahili’ndeki kafelerde oturup eşsiz manzarayı izleyebileceğiniz güzel yerleri de burada bulabilirsiniz. 

Kız Kulesi Kahvaltı ve Restaurant

Kız Kulesi Kahvaltı ve Restaurant

Kule içerisinde bulunan restoranda ister eşsiz İstanbul manzarasına karşı güzel bir kahvaltı isterseniz de güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. 

Kahvaltı saatleri 09:00-13:00 arasıdır. Ve kahvaltı tabağı olarak servis yapılmaktadır. Açık büfe kahvaltı yoktur. 

Kız Kulesi kahvaltı fiyatları 2020 ; Hafta içi 75 TL ve hafta sonu 95 TL’dir. Kahvaltı serme kahvaltıdır. Sınırsız çay ve filtre kahve hizmeti de vardır. 

Kız Kulesi Akşam Yemek Fiyatları 2020 ; Akşam yemeği mönü fiyatları 215 TL’den başlayıp 1000+ TL’ye kadar çıkabilmektedir. Güncel mönü fiyatları için kulenin resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Online olarak önceden rezervasyon yaptırmayı da unutmayın.

DİĞER İSTANBUL YAZILARI

Kız Kulesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Kız Kulesi

Kule, gündüz vaktinde bir seyir terası olarak faaliyet gösteriyor ve giriş ücreti ise tam 30 TL, öğrenci ise 15 TL’dir. Salacak Sahili’nden kuleye her 15 dakikada bir ring servisi yapılmaktadır.

Kuleyi 09:00-19:00 saatleri arasında ziyaret edebiliyorsunuz. Bu saatler arasında kulenin en üst katında bulunan ‘‘Kuledebar”ı da ziyaret ederek bir şeyler içebilir veya 360 derecelik eşsiz İstanbul manzarasını seyretmek için kulenin seyir terasına çıkabilirsiniz. Kuleyi akşam saatlerinde ziyaret etmek istiyorsanız, akşam yemeği için rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. 

Kule Fotoğrafları

İstanbul Silüetinin ayrılmaz parçası olan Kız Kulesi, her daim şehrin turistik cazibe merkezlerinden biri olmuştur. İstanbul’a ilk kez geliyorsanız, görülecek en önemli 5 yerden birinin bu kule olduğunu da unutmayın. İstanbul gezisi bu kule ziyareti olmadan yarım kalır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...
Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı

error: Content is protected !!