Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi III. Ahmet Çeşmesi Hakkında Bilgiler | (Tarihi, Ulaşım)

III. Ahmet Çeşmesi Hakkında Bilgiler | (Tarihi, Ulaşım)

Osmanlı, kuruluşundan bu yana çeşme mimarisine ciddi bir önem vermiş ve bu mimari anlayış 18. yüzyılda batının etkisiyle büyük bir değişime uğramıştır. III. Ahmet Çeşmesi, bu değişime örnek olabilecek en önemli yapılar arasında. Barok tarzı büyüleyici mimarisiyle göz kamaştıran çeşme, İstanbul'da görülmeye değer en önemli tarihi yapılardan.

-

18. yüzyılda batı etkilerinin görülmeye başladığı dönemin en önemli örneklerden biri olan III. Ahmet Çeşmesi, Ayasofya Müzesi ile Topkapı Sarayı‘nın giriş kapısı arasında yer alıyor. 1729 yılında III. Ahmet tarafından yaptırılmış çeşmenin mimarı, birçok kaynakta Kayserili Mimar Mehmet Ağa olarak geçiyor olsa da, bu konuda kesin bir bilgi bulunmuyor. 

Oldukça süslü bir mimariye sahip olan çeşmenin görkemli yapısı, bezemeleri ve mimari yapısı ile birçok gezginin İstanbul gezilecek yerler listesine eklediği anıtlardan. Yerli yabancı birçok turistin önünden geçtiği, fakat çok az sayıda yabancı turistin durup incelediği yapılardan biri. Bunun en önemli nedeni ise, çeşmenin çevresinde bulunan dünyaca ünlü yapıların daha ön planda olmasıdır. 

Dört köşesinde sebilleri, cephelerinin ortasında çeşmeleri bulunan bu tarihi yapı, dönemin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa‘nın önerisiyle yapılmış. Abidevi bir köşk havasına sahip olan çeşmenin kurşun kaplamalı çatı örtüsünün üzerinde de 5 kubbe bulunuyor. Çeşmenin üstünde bir çini kuşak, altında ise mukarnaslı bir kuşak bulunmaktadır. Bu kuşaklar ise çeşmenin hem klasik üslupta hem de  batı üslubunda olduğunu gösterir.

III. Ahmet Çeşmesi Mimari Özellikleri

III. Ahmet Çeşmesi

Bol çiçekli dış bezemelerinin yanı sıra, barok stiliyle de göz kamaştıran çeşme, damarsız saf beyaz mermerden yapılmış. Dört bir yanındaki dört sebil üzerinde altın yaldızlı birer kubbe yer alır. Çeşmenin çatısı ahşap ve kurşunla kaplı. Çatının saçakları ise, armut, nar ve üzüm gibi meyvelerin kabartmaları ile süslüdür. 

Her bir cephesi farklı bir şekilde bezenmiş çeşmenin, birçok ziyaretçiye göre en güzel bezenmiş olan cephesi ise, saraya giden yola bakan cephesidir. Bu cephede özenle bezenmiş farklı vazolar içinden birbirinden renkli çiçek demekleri fışkırır. Sarmaşıklar, düğün çiçekleri, laleler ve ”Maşallah” yazılı madalyon bu cephede yer alıyor. Ayrıca 3. Ahmet’in ”Aç besmeleyle iç suyu Han Ahmede eyle dua” adlı kitabesi de bu cephe üzerinde yer almaktadır. 

III. Ahmet Çeşmesi

Kubbeli mücevher kutusuna benzetilen çeşme, birbirinden ince ahşap kabartmaları, kubbeleri, taş işçiliği ve hat yazılarıyla sizi kendisine hayran bırakacak anıtlardan biri.

Göz At ; İstanbul Gezi Rehberi 

III. Ahmet Çeşmesi’ne Nasıl Gidilir ?

3. Ahmet Çeşmesi

İstanbul‘un kalbinin attığı yerlerden biri olan Tarihi Yarımada‘da bulunan çeşmeye Kabataş-Bağcılar tramvay hattını kullanarak ulaşabilirsiniz. Sultanahmet tramvay durağında indikten sonra çeşmeye yürüyerek 5 dakika içerisinde ulaşmak mümkün. Anadolu Yakası’ndan çeşmeye ulaşmak için de, ilk olarak Kadıköy’den veya Üsküdar’dan Eminönü’ne vapurlar ile geçebilir, daha sonra tramvayları kullanarak çeşmeye ulaşabilirsiniz. 

3. Ahmet Çeşmesi, Eminönü iskelesine ortalama 20-25 dakika yürüme mesafesinde yer alıyor. Bu yüzden tramvaylara ihtiyacınız olmadan da çeşmeye ulaşılabilir.

3. Ahmet Çeşmesi

Çevresinde Neler Var ? 

Çeşme çevresinde İstanbul’un en popüler turistik yerlerini görebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğimiz gözde yapıların yanı sıra, Yerebatan Sarnıcı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi de çeşmeye oldukça yakın bir konumda yer alır. Çeşmeye yürüme mesafesinde 20’ye yakın turistik yerden bahsetmek mümkün. Bu yüzden yeteri kadar zamanınız varsa, çeşme ziyaretinden sonra bölge için bir gezi planı yapın deriz.

Çeşme Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Çeşme Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Çeşmenin 14 kıtalık uzun tarih manzumesi Seyyid Vehbi‘ye ait. Bu uzun kaside Ta’lik hat ile yazılmış ve her cephede çeşmelerin üzerlerine ve sebillerin yukarılarına özenle işlenmiştir. Marmara’ya bakan kitabede çeşmenin Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa‘nın tavsiyesi üzerine yapıldığı yazar. 
  • Sultan III. Ahmet 1730’daki Patrona Halil Ayaklanması sırasında tahtını kaybettiğinde, çeşme tam olarak tamamlanmamıştı. 
  • Çeşme üzerindeki kubbeler estetik amacıyla inşa edilmiş ve çeşmede hem klasik hem de Avrupai izler görülür. Bunu çini kuşağa ve mukarnaslı kuşağa bakarak görmek mümkün.
  • Çeşmenin büyük bir bölümü yapıldığı günden günümüze değişmeden gelebilmiş. Bazı yerlerinde yamalar ve ufak tamir izleri görülüyor olsa da, genel olarak çeşme orijinaldir.
  • Çeşme dört cepheli bir meydan cephesi olarak tasarlanmış. 
  • Bu çeşme 18. yüzyılın başlarında batı etkilerinin görüldüğü bir dönemde inşa edilmiş. Bu yüzden de yapının büyük bir bölümünde batı izleri görülür. Ancak bazı bölümlerinde Türk süsleme sanatına ait olan motifler de yer alır. Bu motiflerin tam anlamıyla görülebileceği yer, geniş saçağın alt yüzü ve çeşmelerin etrafını çevreleyen dal kıvrımları ile bezenmiş çerçeve şeritleridir. 

III. Ahmet Çeşmesi‘nde oyulmamış, süslenmemiş veya emek verilmemiş bir karış yok diyebiliriz. Cam fanus içerisinde saklanması gereken bir yapı desek sanıyoruz abartmış olmayız. Bu çeşme ihtişam ve sabrın eseridir. Türk sanatının en özgün, en gösterişli eserlerinden biridir. Bir eserden ziyade romantik bir sultanın aşka geldiği an, insanın alnına kondurulmuş mermerden mücevherdir. Her bir cephesine hayranlıkla bakabileceğiniz bu çeşmeyi İstanbulluysanız ve henüz görmediyseniz, mutlaka görün, inceleyin. İstanbul’a ilk defa gidiyorsanız bu çeşmeyi de mutlaka listenize ekleyin deriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...