Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Bozdoğan Kemeri (Valens Su Kemeri), Bilgiler, Ulaşım, Tarihi

Bozdoğan Kemeri (Valens Su Kemeri), Bilgiler, Ulaşım, Tarihi

Kırkçeşme veya Valens Su Kemeri olarak da bilinen Bozdoğan Kemeri, 1500 yıllık tarihiyle İstanbul'da günümüze kadar gelebilmiş en eski tarihi yapılardan. Önce Roma'nın sonra Bizans'ın ve Osmanlı'nın başkenti olan İstanbul'a yaşam taşımış, şehrin ayrılmaz bir parçası olmuştur.

-

Bozdoğan Kemeri, İstanbulluların hemen her gün gördüğü ancak çoğumuzun ismini bile bilmediği, Aksaray’dan Unkapanı’na giden yolun üzerinde tüm görkemiyle duran tarihi bir anıt. İstanbul’un en eski kemeri olmasının yanı sıra, Orta Çağ’dan günümüze kadar gelebilmeyi başarmış en eski kemer olması bakımından da önemli.

Kemerin yapımına tam olarak kim tarafından ne zaman başlandığı bilinmiyor olsa da, I. Konstantin (Büyük Konstantin) tarafından yapımına başlandığı ve 368-373 yılları arasında Roma İmparatoru Valens tarafından tamamlandığı tahmin ediliyor. Bu yüzden de kemer, ”Valens Su Kemeri” olarak da anılır. Kurulduğu dönemde kemer, suyu 7 tepeli İstanbul’un, günümüzde Fatih Camii‘nin bulunduğu 4. tepeden alıp, 3. tepeye, bugün Süleymaniye Camii‘nin bulunduğu yere taşıyordu. 

İstanbul‘un fethinden sonra da şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılmış olan kemer, II. Mustafa, II. Beyazıt ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde kapsamlı restorasyondan geçmiş. Yapıldığı ilk zamanlarda uzunluğunun 1 km’ye yakın olduğu tahmin edilen kemerden, sadece Atatürk Bulvarı üzerindeki bölümü günümüze kadar ulaşabilmiş.

Bozdoğan Kemeri / Valens Su Kemeri

Bozdoğan Kemeri - Valens Su Kemeri

Sanılanın aksine getirilen su, Belgrad Ormanı‘ndan değil, şehrin batı tarafındaki su kaynaklarından geliyordu. Valens Su Kemeri, bu suyu getirmek için yapılan sistemin bir parçası. Kemerin yapımında kullanılan taşların, günümüzdeki Kadıköy (Eski Khalkedon) ilçesinin şehir surlarından sökülüp getirildiği söyleniyor.

Bu su kemerinin günümüze kadar ulaşabilmesindeki en önemli neden, kemerin şehir surları içerisinde kaldığı için hiçbir zaman düşman tarafından tahrip edilememiş olmasıdır. Tarihinde birçok depremden dolayı zarar görmüş olsa da, orijinal yapısından kalan parça, ilk inşa edildiği gibi günümüze kadar ulaşabilmiş. 1509 yılında Kıyamet-i Suğra olarak anılan Büyük Deprem sırasında, kemerin Şehzade Camii tarafındaki 50 metrelik bölümü tamamen yıkılmış. Kemerin Bozdoğan ismi de buradan gelmektedir.

Göz At ; İstanbul’da gezilecek ve görülecek yerler

Bozdoğan Kemeri’ne Nasıl Gidilir ?

Valens Su Kemeri

Fatih ilçesinde, Kalenderhane Mahallesi’nde Atatürk Bulvarı’nda bulunan kemere 28, 32T, 41Y, 71T, 76D, 77, 77A, 97GE nolu otobüsleri kullanarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Vefa durağında indiğinizde kemer tam karşınıza çıkacaktır.

Yakınlarda Neler Var ? 

  • Saraçhane Parkı ; Kemerin hemen yanında bulunan bu park, kemeri gördükten sonra oturup dinlenebileceğiniz, birkaç heykelin ve çocuk oyun alanlarının bulunduğu küçük bir parktır.
  • Şehzade Camii ; Şehzadebaşı Caddesi’ne çıktığınızda, Kanuni Sultan Süleyman tarafından oğlu Şehzade Mehmet için Mimar Sinan’a yaptırdığı bu camiyi de görebilirsiniz. İstanbul‘da mimari bakımdan önemli bir yere sahip olduğundan görülmeye değer mabetlerimizden biri.
  • Vefa Bozacısı ; Haliç’i arkanıza alıp Cemal Yener Tosyalı caddesine girerseniz, kendinizi Vefa semtinde bulacaksınız. Burası meşhur bozacısı ile ünlü bir semt ve zamanınız varsa görülmeye değecektir.
  • Gazanfer Ağa Medresesi ; Hemen kemerin altında yer alan bu tarihi yapı da, bölgede görülecek önemli yapılar arasında.

Valens Su Kemeri Tarihi

Valens Su Kemeri

O dönemdeki adı ”Byzantion” olan antik şehrin su ihtiyaç sisteminin inşası İmparator Hadrianus döneminde başladı. I. Konstantin döneminde şehrin yeniden yapılanması ve büyümesiyle hızla artan nüfusun ihtiyacına cevap verebilmek için bu sistemin daha da genişletilmesine ihtiyaç duyulmuş. 

O zaman şehre gelen sular, Yerebatan Sarnıcı dahil 100’den fazla sarnıçta toplanıyordu. Kemerin başlangıç tarihi bilinmiyor olsa da, 368-373 yılları arasında Roma İmparatoru Valens döneminde bitirildiği tahmin ediliyor. Kemer o dönemde Kapitolyum’un bulunduğu 3. tepe ve Mese ile Havariyun Kilisesi’nin bulunduğu 4. tepe arasındaki vadide yer alıyor. 

Valens Su Kemeri

Kemer, dönemin valisi Klearchos tarafından 373 yılında, Theodosius Forumu’nda, su perilerine ithaf edilerek törenle hizmete açılmış. 382 yılına gelindiğinde şehre şiddetli kuraklık hakim olmuş. Bu kuraklıktan sonra I. Theodosius zamanında, Belgrad Ormanları’ndan şehre su taşımak amacıyla Theodosius Kemerleri inşa edildi. Bu kemerlerin inşası, Valens Su Kemeri’nin inşasına yakın bir tarihe denk geldiğinden dolayı da, Valens Kemeri’ne gelen suyun Belgrad Ormanları’ndan geldiği sanılır. Ancak bu kemere gelen su ile Theodosius Kemerleri’nden gelen suyun tamamen farklı kaynaklardan geldiği de bilinmektedir.

II. Theodosius zamanında, Valens Kemeri’nden İmparatorluk Sarayına ve Zeus hamamlarına su dağıtımı sağlanmış. Bir depremde zarar gördükten sonra, 576 yılında II. Justin tarafından yeniden onarılmış. 626 yılındaki Avar Kuşatması sırasında kemerin sur dışında kalan kısmının büyük bir bölümü yıkılmış, su ile irtibatı kesilmiştir. Kemer, ancak 758 yılında büyük kuraklık sırasında, V. Konstantin tarafından yeniden inşa edilmesiyle suya kavuşabilmiş. 

Valens Su Kemeri

Günümüzde İstanbul’un en önemli bulvarlarından biri olan Atatürk Bulvarı, bu kemerin altından geçmektedir. Bunun sağlanmasındaki en önemli rol ise, Taksim Meydanı ve Maçka Parkı gibi eserlere de sahip olan Fransız Mimar Henri Prost‘a ait. M. Kemal Atatürk’ün davetiyle Türkiye’ye gelip İstanbul Nazım Planı’nı yaparken, Haliç’teki iki yakayı birbirine bağlayacak olan bu bulvarın kemerin altından geçmesine karar vermiştir. Günümüz mimarları tarafından pek sevilmeyen biri olan Prost, bu yolu kemerin altından geçirerek tarihi yapının görkemini yolu kullanan İstanbullara her gün hatırlatması, takdire şayan bir hareket olarak kabul edilmektedir.

Valens Su Kemeri

İstanbul‘da günümüzde varolan yapılar arasında en eskilerden olan Bozdoğan Kemeri, bugün hala sapasağlam duruyor. Birbirine kemerler ile bağlanmış ayaklarının her biri toprağın derinliklerine kökler salmış. Birçok depreme, yangınlara, savaşlara ve insanların gazabına uğrayarak Roma’nın, Bizans’ın ve Osmanlı’nın başkentine 1500 yıldan fazla bir süre boyunca yaşam taşıdı. Kiliseleri, sarayları, camileri ve sarnıçları suya kavuşturmuş, varlığıyla İstanbul’un ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu kemer, 1500 yıl boyunca İstanbul tarihine ışık tutmuş. Bu yüzden de en az Ayasofya ve Sultanahmet kadar görülmeye değer yapılardan biri.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...