Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Beylerbeyi Sarayı Hakkında Bilgiler | (Kahvaltı, Tarihi, Ulaşım..)

Beylerbeyi Sarayı Hakkında Bilgiler | (Kahvaltı, Tarihi, Ulaşım..)

İstanbul Boğazı'nın silüetini süsleyen önemli saraylar arasında olan Beylerbeyi Sarayı, zerafet ve estetiğin en güzel şekilde birleşmesiyle muhteşem bir görüntü sunuyor. Sanat, tarih ve manzara sevenleri bir araya getiren bu yazlık saray, İstanbul sarayları arasında yerli/yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden biri olarak bilinir. Saray hakkında tarihi, mimari, ulaşım ve giriş ücretleri gibi ihtiyacınız olabilecek birçok bilgiyi yazının devamında bulabilirsiniz.

-

İstanbul Boğazı‘nın en güzel manzarasına ev sahipliği yapan Beylerbeyi Sarayı, batı ve doğu tarzı üsluplar kullanılarak inşa edilmiş görkemli yapısıyla ve iç dekorasyonu ile görenleri büyülüyor. Selamlık ve Harem bölümleri ile Türk evlerinin özelliklerine sahip olan saray, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün hemen altında sunduğu enfes manzarası, tarihi dokusu ve birbirinden ilgi çekici, merak uyandıran mobilyaları ve sanat eserleri ile İstanbul’un en anlamlı gezi güzergahlarının başında gelmektedir.

Beylerbeyi ve çevresindeki bölgenin bir yerleşim yeri olarak kullanılması, Bizans dönemine kadar gidiyor. 18. yüzyılın ünlü seyyahlarından olan ”İnciciyan”a göre Kontstantinus’un buraya diktirmiş olduğu bir haçtan dolayı bölge Bizans döneminde ”İstavroz Bahçeleri” olarak anılmış ve Osmanlılar döneminde ise Padişahların Has Bahçeleri’nden biri olarak kullanılmıştır.

Bölge adını Sultan III. Murat zamanında bir Rumeli Beylerbeyi olan Mehmet Paşa’nın burada bulunan yalısından aldığı söylenmektedir. Birçok dönemdeki farklı yapılardan sonra en son II. Mahmut döneminde yapılmış olan ahşap sarayın yanmasıyla, günümüzde saray Sultan Abdülaziz tarafından 1861-1865 yıllları arasında dönemin ünlü mimarlarından olan ”Serkis Balyan”a yaptırılmış.

Beylerbeyi Sarayı Hakkında Bilgiler

Beylerbeyi Sarayı Hakkında Bilgiler

İstanbul‘un bu güzide sarayının yapımından toplamda 5 bin kişinin çalıştığı söylenmektedir. Yazlık bir saray olmasından dolayı, sürekli olarak kullanılmamış ve daha çok yabancı devlet başkanlarının ağırlanması amacıyla kullanılmıştır. Fransız İmparatoriçesi Eugenie’den İran Şahı’na ve Sırp Kralı’na kadar birçok ünlü ismin ağırlanmış olduğu bu saray, Sultan II. Abdülhamid’in de 6 yıl boyunca hapis kaldığı ve 1918’de hayatını kaybettiği yer olması bakımından tarihi bir öneme sahiptir.

Beylerbeyi Sarayı İçi

Boğaziçi’nin Anadolu kıyısındaki eşsiz konumu ile dikkat çeken Beylerbeyi Sarayı’nı Osmanlı’nın son dönemlerinde yapılmış olan diğer saraylardan ayıran özelliklerinden biri de, yamaçlara doğru set halinde yükselen ve bu nedenle de ”Set Bahçeleri” olarak adlandırılan bahçeleri ve bu bahçelerdeki köşkler ve eski saraylardan bir havuz oluşturmaktır. Üst bahçedeki Sarı Köşk, saltanat atlarının barınması amacıyla kullanılmış olan Ahır Köşk ve eski bir saraydan kalan Selsebilli Mermer Köşk, günümüze kadar gelmeyi başaran Osmanlı saray mimarlığının en önemli yapıları arasındadır.

Beylerbeyi Sarayı İstanbul Üsküdar

Set bahçelerinin altından geçen tarihsel tünel ise, sarayın en dikkat çeken yeri. Bu tünelin içerisinde bulunan bir çeşmenin yazıtında Sultan II. Mahmud’un adı geçmekte ve bu yapının tarihlendirilmesinde en önemli ipucu oluşturmaktadır. II. Mahmud Döneminden kalmış olan bu tünel kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlamakta ve yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını kurmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Beylerbeyi Sarayı Kahvaltı

Beylerbeyi Sarayı Kahvaltı

Beylerberyi Sarayı’nın bahçesindeki kafeteryada, saray gezinize başlamadan önce boğaz manzaralı bir kahvaltı da yapabilirsiniz. Serpme kahvaltı veya servis kahvaltısı ile hizmet veren bu kafeteryada kahvaltı için 60 TL gibi bir ücret ödüyorsunuz. Kafeteryada kahvaltının dışında çay veya kahve servisi de yapılmaktadır. Çok yoğun bir talep olduğundan dolayı yer bulmak pek kolay olmasa da, önceden rezervasyon yaptırarak boğaza nazır eşsiz ve uygun fiyatlı bir kahvaltının keyfini çıkarabilirsiniz.

Mimarisi

Beylerbeyi Sarayı Mimarisi

Dış cephesi ile dönemin batı kaynaklı anlayışının etkilerini yansıtan Beylerbeyi Sarayı’nın ana bölümü bodrum ile birlikte üç katlı olarak inşa edilmiş. 24 odası ve 6 salonu olan sarayın iç mekanı Türk Evi planına uygun olacak bir şekilde düzenlenmiş, dış süslemedeki batılı motifler yerlerini iç mekandaki geleneksel motifler kullanılarak yapılmış süslemelere bırakmıştır.

Saray, Mabeyn (Selamlık) ve Haremlik olarak iki bölüme ayrılmış ve bu bölümlerin girişleri de birbirinden ayrı tutulmuştur. Serkis Balyan, Harem girişindeki merdivenlerde köşeli çizgileri tercih ederken, Mabeyn’in girişindeki merdivenlerde kavisli çizgiler kullanmış. Merdivenlerde tercih edilen bu farklılığın iç düzenlemedeki süslemelere de yansıdığı görülmektedir. Mabeyn süslemesinin Harem süslemesine göre daha zengin tutulduğu da açıkça görülebilmektedir.

Beylerbeyi Sarayı Mimarisi

Mimari süslemenin yanı sıra mobilya seçiminde de aynı özenin gösterildiği, Briston ve Parson tarafından Avrupa’dan eşya getirildiği de görülmektedir. Ana yapıdaki eşyaların ve mobilyaların dışında, Mermer Köşk, Sarı Köşk ve Deniz Köşkü için de Avrupa’nın çeşitli yerlerinden birçok farklı eşyanın getirildiği söylenmektedir. Mabeyn’den girilen salonun zemini Beylerbeyi Sarayı’nın genelindeki zeminler gibi hasır döşelidir. Bu hasırın üzerine de Hereke Halısı serilmiş. Bahemia avizesi ile görkemli bir duruşa sahip olan bu giriş salonuna, Yaver Odası olarak da bilinen, gelen konukların bir süre bekletildiği bir başka oda açılmaktadır. Yine aynı salona açılan diğer odalar ise sarayın hizmetlilerine ayrıldığı söylenmektedir.

İstanbul Beylerbeyi Sarayı

Mabeyn ve Harem bölümlerini havuzlu bir salon birbirinden ayırıyor. Bu salonun en belirleyici özelliği ise, mermer havuzuyla doğu sarayı anlayışını, yunus balığı biçimindeki fıskiyeleriyle de batının barok çeşme anlayışını yansıtıyor olmasıdır ve bu durum Osmanlı mimarisinin kendine has sentezinin ilginç bir örneğini teşkil etmektedir. Havuzlu salona Mabeyn bölümünden açılan en dikkat çeken yer ise, ”Kaptan Paşa Odası” olarak adlandırılmış odadır. Denizciliğe olan merakıyla tanınan Abdülaziz’in yaptırmış olduğu bir sarayda böylesine güzel bir odaya yer vermesi de tarihçiler tarafından da oldukça doğal karşılanır.

Beylerbeyi Sarayı içerisindeki odaların kime ait olduğu konusunda çok net bilgiler bulunmuyor olsa da, rehberler eşliğinde sarayın odalarını gezerken bu odaların ”Belgelere Göre” kime ait olduğu da söyleniyor/tahmin ediliyor.

Beylerbeyi Sarayı Tarihi

Beylerbeyi Sarayı Giriş Ücreti

Beylerbeyi Sahil Sarayı olarak da bilinen bu saray, Sultan Abdülaziz tarafından 1861-1865 yılları arasında eski ahşap bir sarayın yerine ünlü mimar Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in saltanat yıllarında yabancı devlet hükümdarları veya başkanlarının resmi ziyaretlerinde kendilerine tahsis edilmesiyle, bir devlet konukevi işlevini kazanmış Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan ilk yabancı konuk ise, Fransa İmparatoriçesi Eugenie‘dir.

Beylerbeyi Sarayı, Cumhuriyet Dönemi’nde de yabancı konukların ağırlandığı bir yer olarak kullanılmış. 1934 yılında Türkiye’ye gelen İran Şahı, M.Kemal Atatürk tarafından bu sarayda ağırlanmıştır. 1936 yılında düzenlenmiş olan Balkan Oyunları Festivali de bu sarayda düzenlenmiş. O geceyi M.Kemal Atatürk sarayın tarihi yatak odasında geçirmiştir. Müze ziyaretinizde Atatürk kullanmış olduğu bu tarihi yatak odasını da görebiliyorsunuz. Daha fazla tarihi bilgi için istanbul.ktb.gov.tr adresine göz atabilirsiniz.

Ek Yapılar ve Set Bahçeler

Beylerbeyi Sarayı Manzarası
Sarayın Bahçesinde Görülen Manzara

Deniz Köşkleri

Biri Mabeyn, diğeri Harem’e ait olmak üzere çift olarak yapılmış olan Deniz Köşkleri, bahçe kameriyesi görünümüyle dikkat çekmektedir. Köşklerin sekizgen olan örtüsü ise birçok hayvan figürlerinden oluşan resimlerle süslenmiştir.

Set Bahçeleri

Sahil saray kavramının seçkin örneklerinden biri olan Beylerbeyi Sarayı geniş bir bahçe içerisinde bulunuyor. Saray bahçesi daha gerideki set bahçeleri ve setlerin arkasında uzanan koruluğundan oluşmaktadır.

Mermer Köşk 

Sarayın 4. set bahçesi üzerinde yer alan Mermer Köşk, Sultan II. Mahmud döneminden günümüze ulaştığı bilinen yapılardandır. Serdab Köşkü olarak da bilinen Mermer Köşkü’nün bir diğer adının da Mahmud Köşkü olduğu kaynaklarda yer almaktadır. Cephelerinin mermer kaplı olmasından dolayı bu ismi almış.

Sarı Köşk

Dördüncü set bahçesi üzerinde yer alan bir diğer köşk ise, Sarı Köşk’tür. Bulunduğu alanla birlikte düşünüldüğünde bir dinlenme yeri olarak kullanıldığı düşünülmektedir.

Has Ahır Köşkü

Mermer Köşk’ün az biraz ilerisinde yer alan Saray bahçesinin son seddi üzerinde bulunan Has Ahır Köşkü’nün girişinde tavanlarda at ve diğer hayvanların figürleri bulunmaktadır. Ahır kısmı sağlı ve sollu olmak üzere 20 bölümden oluşuyor.

Beylerbeyi Sarayı Nerede ve Nasıl Gidilir ?

Beylerbeyi Sarayı

Saray, Anadolu Yakası’nda Üsküdar’a bağlı Beylerbeyi semtinde bulunmaktadır. Avrupa Yakası’ndan saraya ulaşmak için Eminönü, Kabataş ve Beşiktaş – Üsküdar arası çalışan tekneler ile Üsküdar iskelesine oradan da Beykoz istikametine giden otobüsler ile saraya ulaşım sağlayabilirsiniz.

Kadıköy yönünden 15, 15B, 15H, 15KÇ, 15E, 14M numaralı otobüsleri ya da Kadıköy-Beykoz sarı dolmuşlarını kullanarak Beylerbeyi durağında inebilirsiniz.

Daha Fazla bilgi için ; millisaraylar.gov.tr adresine göz atabilirsiniz.

Beylerbeyi Sarayı Giriş Ücreti 2020

 

Yabancı uyruklu vatandaşlar için 50 TL, Türk vatandaşları için tam bilet 25 TL. Öğrenci ve Öğretmen için 15 TL’dir. Saray içerisinde müzekart geçerli değildir ve saray pazartesi günleri dışında haftanın her günü 09:00-17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...
Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı

error: Content is protected !!