Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Aya İrini Kilisesi ve Müzesi - Ulaşım, Giriş Ücreti, Bilgiler

Aya İrini Kilisesi ve Müzesi – Ulaşım, Giriş Ücreti, Bilgiler

İstanbul'da ilk inşa edilen kilise olması bakımından tarihi bir öneme sahip Aya İrini Kilisesi, günümüzde Topkapı Sarayı içerisinde bir müze olarak hizmet veriyor. Adını asil bir Pers ailesine mensup, Hagia Eirene veya Azize İrene olarak anılan Penelope adındaki genç bir kızdan almış olan bu yapı, İstanbul'da görülmesi gereken en önemli tarihi mabetler arasında yer alıyor.

-

İstanbul‘un kalbinin attığı yer olan Tarihi Yarımada sınırları içerisinde bulunan Aya İrini Kilisesi/Müzesi, Osmanlı Dönemi’nin ilk müzesi olması bakımından önemli bir yere sahip. Ayasofya kadar eski olmasına rağmen, saray duvarlarının içerisinde yer alması ve daha küçük bir boyutta olması Aya İrini’yi çoğu zamanda ikinci planda bırakmış. İstanbul’un fethiyle birlikte şehirdeki kiliseler camiye çevrilirken, bu yapı hiçbir zaman camii olmamış, tabii kilise olarak da kalmamış.

Fetihten sonra Aya İrini, saray arazisinde bulunduğundan oldukça korunaklı, ilk avluda yer aldığından dolayı da ulaşımı oldukça kolaydı. Bu özelliği ile Aya İrini, savaş sonrası kazanılan ve İstanbul’a getirilen ganimetlerin, kutsal emanetlerin ve silahların korunduğu bir yer olarak kullanılmış. Günümüzde ziyarete açık olan yapı, muhteşem bir akustiğe sahip olduğundan dolayı 1983 yılından beri çeşitli sanatsal etkinlikler için kullanılıyor.

Aya İrini Kilisesi Tarihi

Aya İrini Kilisesi Tarihi

I.Konstantin Dönemi

Aya İrini’nin tarihi Büyük Konstantin olarak da bilinen Doğu Roma İmparatorluğu’nun kurucusu I. Konstantin dönemine kadar uzanıyor. 4. yüzyılın başlarında İmparator Konstantin tarafından İstanbul başkent yapılır ve kente Yeni Roma anlamına gelen ”Nova Roma” adı verilir.

Bir Pagan olan Konstantin, Roma’da Hristiyanlığı kabul eden ilk İmparator olmasından dolayı ”Büyük” unvanını almıştır. Hristiyanlığı benimsemekle kalmamış, bu dini desteklemiş ve yayılması için uzun yıllar boyunca çaba sarfetmiş. Ülke sınırları içerisindeki inanç sistemini Hristiyanlığa çevirmeye çalışmış, İmparatorluğu’ndaki Hristiyanlara din özgürlüğü tanımıştır. Sadece Doğu Roma İmparatorluğu’nun değil, bu İmparatorluk ile ilişkisi olan diğer imparatorluk, kavim ve farklı toplulukların da Hristiyanlık dini ile tanışmasına vesile olmuştur.

Hristiyanlığa gösterdiği yoğun ilgi ve önemden dolayı Ortodoks kiliseleri tarafından ”Azizlik” mertebesine yükseltilmiş ve kutsanmıştır. Roma’nın çok tanrılı inanç sistemine de saygı göstermiş olan Konstantin, İmparatorluğu içerisinde yaşayan halkın Hristiyanlığı benimsemesi için zor kullanmamış. I. Konstantin Hristiyanlığı benimsedikten sonra, Doğu Roma İmparatorluğu’nu kurarken bir de kilise yapılmasını istemiş.

Foto Kaynak ; commons.wikimedia.org/Dosseman

Roma döneminden kalma bir mabedin üzerine 4. yüzyılın başlarında inşa edilmiş olan Aya İrini Kilisesi, 532 yılında gerçekleşen ”Nika İsyanı”nda yanınca I. Jüstinyen tarafından Ayasofya ile birlikte yeniden inşa edilmiş. Aya İrini, İstanbul’daki en eski Bizans Kilisesi olmasının yanı sıra, Ayasofya’dan sonra en büyük Bizans kilisesi olma özelliğine sahip.

I. Justinyen‘in kiliseyi yeniden inşa ettirmesinden kısa bir süre sonra, 564 yılında yapı bir yangından dolayı zarar görür. Fakat bu kez çok fazla hasar almadığından dolayı, kısa bir süre içerisinde onarılarak yeniden ibadete açılır. Son olarak 740 yılında meydana gelen bir deprem sonucunda yıkım yaşayan kilise, V. Konstantin tarafından 753 yılında onarımı yapılıp eklemeler yapıldıktan sonra son halini alır. 

Foto Kaynak ; commons.wikimedia.org/Dosseman

Osmanlı Dönemi 

Bizanslıların Patrikhane Şapeli olarak adlandırdığı Aya İrini, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra şehirdeki birçok kilisenin aksine camiye çevrilmemiş. Camiye çevrilmediğinden dolayı mimari bakımdan da pek bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar sapasağlam ayakta kalabilmeyi başarmış.

Fetihten sonra saray avlusu içerisine alınan yapı, ”Cebahane” adı verilen silahların ve savaşlardan getirilen ganimetlerin toplandığı, saraydaki muhafızların silahlarının onarıldığı ve bakımının yapıldığı bir ek bina olarak hizmet vermiş. Bundan dolayı yapıda değişiklik yapılmadı. Sadece içerideki bazı dini mobilyalar sökülmüş ve zemin seviyesi yükseltilmiş. 

III. Ahmet (1703-1730) döneminde  Harbiye Nezaretinin silah ambarı olarak kullanılmış ve yapıya ”Harbiye Ambarı” adı verilmişti. 

Müzeye çevrilişi

Osmanlı’daki ilk müze Sultan Abdülmecid döneminde (1839-1861) Tophane Müşiri Fethi Ahmet Paşa tarafından, Yalova’dan getirilen eserler ve eski silahlarla beraber 1846 yılında burada açılmış. Kilise içerisindeki revakların araları camekanlar ile kapatılarak sergileme alanları oluşturulmuş. Zamanla genişleyen koleksiyon, Eski Silahlar Koleksiyonu ve Arkeolojik Eserler Koleksiyonu adı altında 2 farklı bölüme ayrılmış. Daha sonra Arkeolojik Eserler için yeteri kadar yer bulunmadığından ”Arkeolojik Eserler Bölümü” Çinili Köşk’e taşınmış ve böylece günümüzde dünyaca ünlü İstanbul Arkeoloji Müzeleri‘nin temeli oluşturulmuş.

Kilise içerisinde kalan Eski Silahlar Koleksiyonu ise 1940 yılına kadar Askeri Müze olarak kullanılmış. II. Dünya Savaşı’nın ardından bu müzede yer alan eski silahlar ilk olarak Maçka Silahhanesi’ne, sonra Harbiye Mektebi Jimnastikhanesi’ne ve en son Harbiye Askeri Müzesi’nin açılmasıyla birlikte eserler yeniden sergilenmeye başlamış.

Aya İrini Kilisesi, günümüzde bir müze olarak da biliniyor. Ancak eskiden burada bulunan silahlar bu kilise içerisinde sergilenmiyor. Günümüzde bu kilise akustik özellikleri sayesinde klasik sanat müzik konserleri başta olmak üzere birçok sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor.

Mimari Özellikleri

Aya İrini kilisesi
Foto Kaynak ; commons.wikimedia.org/Dosseman

Aya İrini mimari özellikleri hakkında kısaca bilgi verecek olursak, kilise 100 metreye 32 metre boyutlarıyla kurulduğu dönemdeki en büyük yapılardan biri. Erken Bizans Mimarisi özelliklerine sahip olan yapının zemini üç nefli tipik bir bazilika planına sahipken, üst katı kapalı haç planına sahiptir.

Kilisenin orta mekanının üzeri 15 metre çapında, 35 metre yüksekliğinde 4 büyük fil payenin taşıdığı kasnaklı bir kubbe ile örtülü. Kilisenin orta alanını çevreleyen koridorların üzerinde ise, kemerlerin bir araya getirilmesi ile oluşmuş tonozlu galeriler yer alıyor. Ana kubbenin hemen yanında narteksin üzerini örten bir kubbe daha bulunmaktadır. O dönemin tipik yapılarından biri olan ve girişteki kapalı bir mekan olan narteks, beş kapı ile avlu kısmına (Atriyum’a) açılıyor. Atriyum kısmı, Osmanlı döneminde bir kısım revak eklenmesi sonucunda daralmış, orijinal yapısını kaybetmiştir. Kiliseye giriş daha sonra kuzey yönünden açılmış bir kapıyla sağlanmıştır.

Kilisenin apsisi dışarıdan üç cepheli, içeriden yarım daire olacak şekilde tasarlanmış. Apsisin her cephesinde birer pencere bulunmakta ve apsisin kalın duvarları arasına yaklaşık 1 metre genişliğinde dehliz yerleştirilmiş. Avlu kısmında yer alan lahitin ise, I. Konstantin’e ait mezar olduğu söyleniyor.

Foto Kaynak ; commons.wikimedia.org/Dosseman

Kilisenin iç dekorasyonunu genel olarak narteks ve apsiste bulunan mozaiklerle, güney koridordaki fresk parçaları, zeminde bulunan kabartmalar ve sütun başlıkları oluşturuyor. Çok detaylı bir süslemeye sahip olduğu söylenemese de, görülmeye değer fresk ve mozaiklerden oluşuyor diyebiliriz.

Aya İrini Kilisesi Giriş Ücreti 2020

Müzeye giriş ücreti tam 60 TL, öğrenci ise 30 TL’dir. Aya İrini Müzesi’nde müzekart geçerli değildir. 

Ziyaret saatleri ise ; Kış aylarında 09:00-17:00 ve yaz aylarında ise 09:00-19:00 saatleri arasındadır.

Aya İrini Kilisesi Nasıl Gidilir ?

Foto Kaynak ; commons.wikimedia.org/Dosseman

İstanbul’un en hareketli semtlerinden biri olan Sultanahmet‘te bulunan kiliseye ulaşım için en kolay yol Kabataş-Bağcılar tramvay hattını kullanmaktadır. Sultanahmet tramvay durağında indikten sonra kısa bir yürüyüş sonrası kiliseye ulaşmak mümkün.

Avrupa Yakası’ndan kiliseye ulaşım için de, ilk olarak vapurlar ile Eminönü’ne geçebilir, buradan yürüyerek 20 dakika içerisinde veya tramvayları kullanarak kiliseye ulaşabilirsiniz.

Aya İrini Kilisesi Tarihi

Çevresinde Neler Var ? 

Sultanahmet’te bulunan birçok turistik noktaya yürüme mesafesinde bulunan Aya İrini, konum bakımından oldukça merkezi bir yerde bulunuyor. Bundan dolayı, Sultanahmet Camii ve Ayasofya Müzesi başta olmak üzere, Yerebatan Sarnıcı, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Halı Müzesi gibi İstanbul gezilecek yerler listesinin olmazsa olmaz cazibe merkezlerine kısa bir yürüyüş mesafesinde. Ayrıca Çemberlitaş ve Eminönü semtindeki turistik yerler de bu kiliseden yürüyerek gidilebilecek bir uzaklıkta yer alıyor. 

Kısaca Aya İrini Kimdir ?

Azize İrene veya Hagia Eirene olarak da bilinen Aya İrini’nin asıl adı Penelope’dir. Asil bir Pers ailesine mensup olan Penelope, Doğu Roma İmparatorluğu’nun kurulduğu dönemde yaşamış, I. Konstantin’in Hristiyanlığı benimsemesinin ardından, Hristiyanlık dinini yaymak için büyük bir çaba harcamıştır. Uzun bir süre boyunca Pagan dinine mensup olan Romalılar tarafından işkence görmüş ve öldürülmeye çalışılmış olan genç kız, bunca çabaya rağmen hayatta kalmayı başarmış ve halk nezdinde büyük dikkat toplamış. Birçok Pagan dinine mensup halkın Hristiyanlığı benimsemesinde önemli bir role sahip olan Penelope, I. Konstantin tarafından ”Azize” ilan edilmiş ve Saint Hagia Eirene (Azize İrene) adı verilmiştir. I. Konstantin üzerinde büyük bir etki bırakmış olan bu küçük kızın adı, Konstantin tarafından yaptırılmış kilisenin adını almış ve kilise, Azize İrene’ye adanmıştır.

Aya İrini Kilisesi, İstanbul’un önemli yapı taşlarından biri. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine tanıklık etmiş olan bu tarihi yapı, tarih ve sanat severler ile mimariye meraklı olanları bir araya getiriyor. Bulunduğu konumu ile İstanbul’un en önemli görülecek yerleri arasında, mutlaka uğrayın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...