Ana Sayfa İstanbul Gezi Rehberi Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

İstanbul'da bazı camiler vardır ki her gün önünden geçer, bakar göremezsin ama bir kere sırrına nail olduktan sonra gözlerini o camiden ayıramaz, her geçtiğinde tekrar tekrar görmek istersin. Ahi Çelebi Camii de, bu camilere en iyi örnektir. Rüstem Paşa Camii'nin tam karşısında konumlanmış bu yapı, yemiş iskelesinde bulunduğundan dolayı Yemiş Camii olarak da anılmaktadır.

-

Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü’nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme gelen İstanbul‘un tarihi camileri arasında yer alıyor. Mimar Sinan tarafından onarılmış camilerden biri olmasıyla da tanınan bu camii, hem tarihi ve mimarisi hem de hikayesiyle görülmeye değer camilerimizden.

1480-1500 yılları arasında yaptırıldığı tahmin edilen caminin banisi ise, Osmanlı’nın en parlak dönemlerinde yaşamış olan, Fatih, II. Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerini görmüş olan, dönemin ünlü doktorlarından ”Tabip Kemal Ahi Can Tebrizi”dir. 

Hikayesi

Hikayesi

Rüyasında kendisini Ahi Çelebi Camii’nde gören Evliya Çelebi, caminin nurlu bir cemaat ile dolu olduğunu görür ve cemaatin kimlerden oluştuğunu merak ederek yanındaki zata (Okçuların Piri Sa-d İbni Vakkasi) sorar. O zat da Evliya Çelebi’ye kalabalığın peygamber, evliya ve asfiye ruhlarından oluştuğunu anlatır. Hz. Ali’yi, Hz. Osman’ı, Hz. Ebubekir’i, Hz. Ömer’i Hz. Veysel’i, Hz. Bilal-i Habeşi, Hz. Hamza’yı, Hz. Veysel Karani’yi gösterir. Tam o sırada camiye Hz. Muhammed, solunda Hz. Hüseyin ve sağında Hz. Hasan ile birlikte girer. Hz. Muhammed’in kıldırdığı sabah namazından sonra Evliya Çelebi Kuran-ı Kerim okur. Daha sonra o meşhur sahne vuku bulur. Hz. Muhammed’in elini öper ve ”Şefaat Ya Resulullah” diyeceğine ”Seyahat Ya Resulullah” der. Hz. Muhammed tebessüm ederek, ”Allah’ım şefaati, seyahati ve ziyareti sağlık ve esinlikle kolaylaştır der”. Cemaat camiden çıkar, Evliya Çelebi uyanır ve böylece Çelebi’nin seyahat arzusu ateşlenmiştir.

GÖZ AT ; İstanbul’da Gezilecek Turistik Yerler 

Tarihçe – Afetler ve Bakım Onarım Çalışmaları

Tarihçe - Afetler ve Bakım Onarım Çalışmaları

1480-1500 yılları arasında dönemin ünlü doktorlarından ”Tabip Kemal Ahi Can Tebrizi” tarafından inşa ettirildiği tahmin edilen Ahi Çelebi Camii, 500 yılı aşkın süre içerisinde geçirdiği su baskınları ve yangınlara rağmen günümüze kadar hayatta kalmayı başarmıştır.

İlk hasar aldığı tarih, 1510 depremidir. Bu depremden sonra caminin ”Mimar Hayrettin” tarafından onarıldığı bilinmektedir. 1539’da çıkan ”Zindankapı Yangını” sonrası camii Mimar Sinan tarafından onarılmıştır. Bu yüzden de caminin Mimar Sinan’ın eseri olabileceği de söylenmektedir. 

Mimar Sinan’ın onarımının sonrasına tarihlenen 1585 yılındaki gravürde, caminin tek kubbeli ana mekandan ve 3 kubbeli arka cemaat alanından oluştuğu bilinmektedir. 2004 yılında Kutgün Eyüpgiller danışmanlığında hazırlanmış restitüsyon çalışmalarında, Ahi Çelebi Caminin ilk planının ahşap kırma çatılı, yığma duvarlardan, dikdörtgen planlı ana mekandan ve 3 bölümden oluşan kemerli toplama alanından oluştuğu ve batı duvarına bitişik bir minaresinin olduğu tahmin edilmektedir.

1653 ”Oduncu Kapısı Yangını”nda caminin tamamen yandığı söylenmektedir. Ancak bazı kaynaklara ve 17. yüzyıla ait olan izler bu görüşü doğrulamamaktadır. Yapının bu yangından etkilenildiği düşünülmekte, ancak yangından sonra plan şemasında büyük bir değişiklik veya ekleme yapılmamıştır. 

18. yüzyıla gelindiğinde caminin ana kubbesinin onarıldığı, doğu ve batı cephelerinin payandalar ile desteklendiği ve camiye ikinci bir arka cemaat yeri eklendiği tahmin edilmektedir.

19. yüzyılda, 1818 ve 1852 yangınlarında caminin zarar gördüğü, giriş kısmının batı tarafında yer alan, 1864 yılında yapılmış olan çeşmenin, bu iki yangından sonra yapılan tadilat sırasında camiye eklenmiş olabileceği ve camii minaresinin de bu süreç içerisinde yeniden inşa edildiği düşünülmektedir. 

Ahi Çelebi Camii en büyük hasarı, Haliç sahili tarafından zeminine su aldığı ve aynı zamanda yaşanan 1894 depreminden dolayı almıştır. Bu deprem sonrasında ise, caminin ana duvarları demir kenet ile desteklenmiş, ana mekanın doğu ve batı cephelerinde yeni oval pencereler açılmış ve kubbe kasnağı da demirler ile desteklenmiştir. 

Ahi Çelebi Cami İçi

1980’lerde camii, yeni Galata Köprüsü ve kazı çalışmalarından etkilenmiş. Haliç’te yapılan bu peyzaj çalışmalarından dolayı Ahi Çelebi Camii duvarlarında çatlaklar oluşmuş ve büyük bir su baskınından dolayı da ibadete kapatılmış. 

1990 yılında camii zemininde iyileştirme çalışmaları başlatılmış olsa da, bu çalışmalar tamamlanamamıştır. 1993 yılında ise, tespitler yapılarak 1995’te yapılacak zemin güçlendirme çalışmalarının projeleri ve teknik raporları hazırlanmış. 1995 yılında başlatılmış olan zemin güçlendirme çalışmaları 1997’de ilk aşamadan sonra durdurulmuş. 1999 yılındaki Marmara depreminden sonra ise, caminin acil olarak onarılması gündeme gelmiştir. Zemin güçlendirme çalışmalarına 2000 yılında devam edilmiş, tabandaki deniz suyu boşaltılmıştır. Caminin restorasyon çalışmaları ise, 2004’teki onaylanmış projeye göre 2006 yılında tamamlanmıştır.

Camii, son 10 yıldır sağanak yağış sonrası su baskınları ile gündeme gelmektedir. Caminin bulunduğu zemin, konumundan dolayı sık sık sular altında kalmaktadır. 2011 yılı itibariyle etrafı düzenlenmiş olan camii, çok daha güzel bir görünüme kavuşturulmuştur.

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi

Evliya Çelebi’nin ünlü ”Seyahat” rüyasını gördüğü camii olarak da bilinen Ahi Çelebi Camii, Hz. Peygamber’in maneviyatta sabah namazını kıldırdığı camii olarak bilinmektedir. Şadırvanı, çeşmesi, mahkemesi, türbeleri, kapalıçarşısı, deniz suru ve kapısı, iskelesi ve Haliç üzerindeki Çardak Kahvesi ile zamanla özel bir külliye oluşturmuştur. Camii, günümüzde zindankapı mahallesindeki zindankapı caddesi, balık pazarı değirmen sokağı ve yoğurtçu Hüseyin sokağı arasında kalan küçük bir adacık üzerinde bulunuyor.

Haliç yönünde genişleyen bir bahçe içerisinde bulunan camii, simetrik bir plana sahip. Caminin Kagir duvarlar üzerine oturmuş kurşun kaplı 11 metre çapında kubbesi bulunmakta. Yapının kare şeklindeki kubbe kasnağı demirle çevrilidir. Son cemaat yeri ise, 4 metre çapında olan 6 dairesel kubbe ile örtülmüştür. Yapının taşıyan duvarlarının kalınlıkları ise 100-150 metre arasında değişmektedir. Genel olarak caminin ana duvarlarında beyaz kireçtaşı – küfeki taşı, pencere ve kapılarda, alt ve üst kapaklarda, çerçevelerde ise ateş taşı kullanılmıştır. 

Ahi Çelebi Camii, iki yanda alçak ve uzun sahınlar ile genişletilmiş olan kubbeli bir iç mekanla, bunun önünde 6 kubbeli kapalı olan son cemaat yerinden oluşmaktadır. Caminin minaresi ise, yapının batı kısmında yer alıyor. Caminin kapalı son cemaat yeri, oldukça büyük iki ayakla 6 bölüme ayrılmış, ayaklar beden duvarlarına alçak ve kalın kemerler ile bağlanmış ve her bölümün üst kısmına pandatiflere binen bir kubbe oturtulmuştur. Bu mekanın pencereleri ise, kapının sağ ve sol tarafında iki, batıda iki ve doğuda bir olmak üzere tek katlı olarak düzenlenmiştir. Caminin taş minaresi ise, dört köşe bir kaide üzerinde yükselmektedir. Külahı sivri, şerefe altı düz ve gövdesi ise yuvarlak kesitlidir.

Günümüzde caminin beden duvarları sıvalı olsa da, üst yapının kuzey cephesinde yer yer dökülmüş sıvanın altında kalan hatıllı taş duvarla büyük kemerlerin tuğla örgüsünü görmek mümkündür. Ahi Çelebi Caminin iç duvarları döşemeden 1 mete yüksekliğe kadar beyaz mermerden levhalar ile kaplanmış. Camii içerisinde ana kubbenin nakışlı göbeği dışında süslemeler bulunmamaktadır. 

Ahi Çelebi Camii Nerede ve Nasıl Gidilir ?

Camii, Eminönü’nde sahil şeridinde, Eminönü otobüs durakları ile İstanbul Ticaret Üniversitesi arasında bulunmaktadır. Konum olarak Eminönü’ndeki turistik noktaların büyük bir bölümüne yakın bir konumda bulunan camiiye, Eminönü’ne giden otobüsler ile rahatlıkla ulaşılabilir.

Çevresinde neler var ? 

Caminin hemen karşısında bulunan Rüstem Paşa Camii’ne göz atılabilir. Bunun yanında Ahi Çelebi Camii, Eminönü Yeni Camii, Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı’na da yürüme mesafesinde bulunmaktadır. Eminönü iskelesine ve balıkçılarına da yürüyerek 15 dakikada bu camiden ulaşabilirsiniz.

DİĞER İSTANBUL CAMİLERİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Ahi Çelebi Camii

Ahi Çelebi Camii Hakkında Bilgi | (Ulaşım, Tarihi, Hikayesi)

0
Tarihi Yarımada sınırları içerisinde, Eminönü'nde Haliç sahil şeridinde yer alan, tarihi 1500 yıllara kadar uzanan Ahi Çelebi Camii, daha çok su baskınları ile gündeme...
Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı

error: Content is protected !!